Pis hava

Aykan SEVER yazdı —

29 Mart 2022 Salı - 23:59

  • Mevcut paylaşım savaşına son verecek bir yol bulamadığımız sürece bahar gelse de maalesef bu barut kokan pis havayı solumaya devam edeceğiz...

Ukrayna'da olanlar, post-modern karakterli yeniden paylaşım savaşının farklı cephelerini de çeşitli düzeylerde fazlasıyla hareketlendirdi. Paylaşımdan şu ya da bu biçimde pay almak isteyen devletler bu yönde askeri-diplomatik çabalarını artırıyor.

Önce kısaca Ukrayna Savaşı. Geçen hafta Rusya savaşla ilgili güncelleme yaparak asıl hedefin Donbass'ta kontrolü sağlamak olduğunu açıkladı. Bunun nedenlerini şimdilik bir kenara bırakalım fakat sonrası atılan adımların bu hedefle büyük oranda uyumlu olduğu söylenebilir. Kiev ve Çernobil'in etrafından çekilmek, savaşı Donbass'ta yoğunlaştırmak buna karşın çeşitli kentlerdeki "stratejik noktalar"ı füzelerle vurmak bu politika ile uyumlu gözüküyor. Ayrıca Mariupol'de kontrolün sağlanması da muhtemelen bu politikanın parçası. Ancak pekala alınan Kherson gibi kentlerle burası da pazarlık için bir unsur olarak kullanılabilir. Zira Kherson'da hala binalarda Ukrayna bayrakları dalgalanıyor, Ruslar hiç kalıcı gibi değiller.

Rusya'nın hedef daraltması Ukrayna ile yürütülen müzakerelerde ilerleme olanağı sağlayabilir. Fakat elbette bu süreçte birden fazla aktör var. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky süreci yönlendirebilecek tutarlılıkta bir görünüm sergilemiyor. Putin'in niyeti de açık değil. İstanbul'da gerçekleşecek müzakereler kısmen de olsa bazı şeyleri açıklığa kavuşturmakta belirleyici olabilir.  

ABD-İngiltere-NATO'nun çizgisinin ise savaşın karşısında olduğuna dair bir işaret yok. Zira çok şey kazanıyorlar. Trump'ın dört yılda yapmaya çalıştıklarını Biden şimdiden başardı. Mesela Avrupa'ya yapılmak istenen silah satışı meselesi başta F-35'ler olmak üzere anında çözüldü. Herkes ABD'den silah almak için sıraya girdi. Trump döneminde mızmızlanılan NATO harcamalarının payının artırılmasını ise Biden'ın söylemesine bile gerek kalmadı. Birazcık zorlamadan sonra ABD, Avrupa ile uzun vadeli kaya gazı satışı alımı anlaşmasını da  yaptı. Bununla AB iklim hedeflerine ihanet ediyormuş, dünyanın batışını hızlandırıyormuş ne gam. AB gaz alımı anlaşmasıyla iklim ile ilgili açıkladığı  hedeflerini iki  biçimde boşa düşürüyor. İlki kaya gazı gibi çıkarılması esnasında doğrudan doğaya zarar veren bir kaynağı tercih ederek; ikincisi de yine gaz tercihiyle kendi önündeki fosil yakıt kullanımına son verme hedefini bir kenara itmiş oluyor. Bir de bunu azaltılsa da Rusya'dan doğalgaz alımını sürdürerek yapıyorsanız, bütün bunların anlamı ne ola ki, malum kowboya haracını ödemekten öte?

Bir de bunlara Damat Kushner'in bile hayal etmediği Demir Kubbe savunma sisteminin İsrail tarafından Almanya ve Macaristan'a satışı düşünülünce daha ne olsun diyebilirsiniz. Fakat bütün bunlar paylaşım savaşında devede kulak, asıl mesele coğrafyanın nasıl paylaşıldığında. Maalesef önümüzdeki süreçte Balkanlar ve başta Irak olmak üzere Ortadoğu'nun genelinin zemini yeni gerilim ve çatışmalara müsait. 

Ortadoğu'da İran'ın nüfuz alanlarını koruma/genişletme siyasetine karşı ve İsrail-ABD-BAE-Fas-Mısır ve Bahreyn ekseninde geliştirilen politikaların doğuracağı çatışma ve uzlaşmalar belirleyici olacak gözüküyor. Irak-Güney Kürdistan çatışmanın ön plana çıkacağı yerler arasında ilk sırada. TC'nin de rol alacağı bu süreç alabildiğine karmaşık ilişki ve çelişkilerle yüklü.

Mevcut paylaşım savaşına son verecek bir yol bulamadığımız sürece bahar gelse de maalesef bu barut kokan pis havayı solumaya devam edeceğiz...

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.