Rojava’da sancılı entegrasyon
Hüseyin GEDİK yazdı —
- Üstenci dayatmalarla Özerk Yönetim'in varlığını ortadan kaldıran yaklaşıma, entegrasyon denilemez. HTŞ, varmak istediği hedeflere çatışma yerine entegrasyonla ulaşma çabasında.
HÜSEYİN GEDİK
Radikal İslam hareketlerinden biri olan HTŞ örgütünü Suriye’nin başına getirenlerin Ortadoğu planı, statükoyu koruma stratejisine dayanıyor. Bu strateji, İran’da da devrededir. Rejim değişikliğinden ziyade statükonun korunmasından yana olan siyasi eğilimin varlığını esas alıyor.
Başını İngiltere’nin çektiği statükocu çizgi, ABD ve İsrail’in saldırgan siyasi çizgisiyle çelişiyor. İngilizlerin statükoyu koruma siyaseti, Suriye’de başarılı oldu. Suriye’nin ‘birliğini’, ‘üniter yapısını’ koruma adına 'terör örgütü' olarak tanınan HTŞ’yi hazırlayıp Suriye’nin başına bela bir iktidar yaptılar. HTŞ’ye Türkiye’nin yatırımları olsa da asıl olan İngiliz aklıdır. Bu akıl, I. Dünya Savaşı'nda sınırların çizilmesinde, halkların parçalanmasında başat rol oynadı. Etnik ve inanç temelli böl, parçala, yönet politikalarına uyumlu hale getirdiler.
100 yıllık çizgi, aşılmanın eşiğine gelmesine rağmen ABD-İsrail’in saldırgan ve değişim çizgisine karşı varlığını korumaya devam ediyor. Ortadoğu’yu sürekli sorunlu halde tutarak uzun vadeli çıkarlarını korumayı amaçlıyorlar. Suriye’de iş başına getirilen HTŞ’ye biçilen rol de sorunlu bir yönetimi temsil ediyor.
Tek taraflı dayatma
HTŞ, Suriye’de iş başına geldiğinden beri Rojava ile yapılan bütün anlaşmaların içeriğine uygun ve uyumlu bir yaklaşımı asla sergilemedi. İlk imzalanan 10 Mart 2025 mutabakatından tutalım sorunların yaşandığı dönemde Halep başta olmakla birlikte birçok alana ilişkin anlaşma yapıldı. Hiçbir anlaşmaya sadık kalınmadı. En son yapılan entegrasyon anlaşması da özü itibarıyla oldubittiye getirilen tek taraflı bir dayatmadan ibarettir. Hangi konularda nasıl bir entegrasyon yapılacağından ziyade tek taraflı dayatmalarla Kürtlerle çatışmalı bir ortamı hazırlamakla meşguldürler.
Ön koşul ve onay
Entegrasyon konularında verilen sözler, anlaşmaya konu olan başlıklarda ciddi sorunlar ve zorlamalar yaşanıyor;
* Ordu ve Asayiş güçlerin merkezi hükümete entegre edilmesi adına bütün atamaların onayı HTŞ’ye bağlanmış.
* Devlet kurumlarına, idari yapıda yapılacak bütün bürokratik atanmalarda HTŞ’nin onayı, ön koşul haline gelmiş.
* Rojava’da sınırlı bir HTŞ gücünün konumlanmasına da uyulmuyor. Birçok alana adım adım güç kaydırarak hakimiyetlerini güçlendirme eğilimindedirler.
* Rojava kurumlarını devlet içinde işlemez hale getirerek ortadan kaldırılmasına dönük bir yayılma ve kurumlaşma söz konusudur.
* Qamişlo ve Rimêlan havaalanlarına, Sêmalka Sınır Kapısı'na, şehir içlerine konuşlanmanın şartlarına uyulmuyor.
* Kobanê’ye bağlı Çelebiyê beldesine Halep Valiliği tarafından keyfi atamalar yapılması entegrasyonla hiçbir alakası yoktur. Emri vaki, keyfi ve usulsüz atamalar yapılıyor.
* Rojava’daki bütün kurumların çalışanları Özerk Yönetim'e ait olması gerekirken peyderpey ele geçirilmesine dönük bir konumlanma gerçekleştiriliyor.
Son derece tehlikeli
Entegrasyon adına irade kırmaya dönük HTŞ yönetiminin Rojava politikaları, son derece tehlikeli bir hal alıyor. Yaşanan sorunlar aşılmadığı takdirde gerginliğe ve gerilime; dayatıcı olunması halinde çatışmaya yol açacak potansiyele sahiptir.
Özerk Yönetim'in uzlaşma ve çözüm adına bazı konularda tavizkar davranması bile sorunların aşılmasına yeterli olmuyor. Zıtlaşarak, çatışmaya elverişli bir zemin yaratılmak isteniyor. Yapılan anlaşmaların, alınan kararların hiçbir bağlayıcı özelliği yoktur. HTŞ ile anlaşmaların formaliteden öteye geçmemesi, keyfi uygulamaların devam etmesi ve bu durumun normalleşmesi, halkta ciddi öfke birikimine yol açmış durumdadır.
Rojava ve HTŞ yönetimi arasında yapılan anlaşmaların özüne uygun yürümediğine ilişkin birçok sorun başlığının varlığı, ciddi güvenlik riski de oluşturuyor. Rojava’daki kurumlarının Özerk Yönetim'in denetiminden çıkması anlamına gelecek dayatmalara karşı tedbir geliştirilmesi ve daha duyarlı bir politika belirlenmesine ihtiyaç vardır. En önemlisi de halkın bilgilendirilerek daha duyarlı kılınması ve örgütlü hale getirilmesi gerekir.
Entegrasyonun istismarı
Entegrasyon adına kaptı-kaçtı usullerle, üstenci dayatmalarla Özerk Yönetim'in varlığını ortadan kaldıran, inisiyatifini kısıtlayan, hareket alanını daraltan bir yaklaşıma, entegrasyon denilemez. Kötü niyetle entegrasyon yapılamaz. HTŞ, çatışmayla varmak istediği hedeflere entegrasyonla varmak gibi bir amaç güdüyor.
Çatışmaların durduğu günden bugüne Rojava güçlerinin askeri konularda yaptığı bazı atanmalar onaylanmış gibi görünse de kadın gücünün orduya entegresi de dahil henüz her şey başlangıç aşamasındadır. Entegrenin siyasi ayağı ise henüz gündeme dahi gelmemiş, takvime bağlanmış bir yol haritası belirlenmemiş. Hatta zaman zaman tehdit dili kullanan HTŞ yetkililerinin söylemleri, entegrasyona ilişkin güveni alabildiğince zayıflatıyor.
HTŞ ve Rojava Yönetimi arasında yaşanan sorunların giderilmesine çalışılsa da istenen düzeyde yol almış değildir. Sorunların varlığı geçiştirilerek, çözümü zorlaştırmamak adına yüksek sesle dile getirilmese de mevcut durum sancılı ve risk barındırıyor.
Yaşanan sancılı entegrasyona dikkat çekmek adına, Rojava’daki risklere karşı duyarlı olmak, gündemde tutmak ve çözüm üretmek için komplike bir bakışa ihtiyaç vardır. Rojava’da sıkışan bir çözümden çıkıp Suriye’yi Rojava haline getirme perspektifiyle hareket edilmelidir. Yönetimiyle, idari sistemiyle, kitlesel tabanıyla, kapsayıcı bir yenilenmeyle geleceğe hazırlanmalıdır.
