Rojhilat güçleri hazırlıklı olmalı
Hüseyin GEDİK yazdı —
- Rojhilat güçleri, temkinliliği elden bırakmadan kendi savunmalarını daha fazla güçlendirerek, gelişmeler karşısında hazırlıklı olmalıdır.
HÜSEYİN GEDİK
İran savaşı, hızını kısmen kaybetmesine rağmen devam ediyor; genişleyerek yayılma ihtimali de söz konusudur.
ABD ve İsrail’in İran savaşından beklentileri, asıl ulaşmak istedikleri hedefler de birebir örtüşmüyor. İsrail, İran ve bağlantılı güçlerden duyduğu güvenlik kaygılarını bertaraf etmeyi öncelerken, ABD ise zenginlik kaynaklarına çökmeyi hedefliyor. İran’ın nükleer silah kapasitesini imha etmek ise ortak amaç olup savaşın gerekçesi haline getirildi.
Bu savaşın bölgesel ve küresel etkileri, her geçen gün biraz daha kendisini hissettiriyor. Ülke ekonomilerini derinden etkiliyor. Savaşın uzaması halinde başta petrol akışı olmak üzere daha birçok kalemde uluslararası tedarik zincirini olumsuz etkileyeceği görülmeye başlandı. Yaşanan can kayıplarında bilançolar ağırlaşırken, her geçen gün maddi ve manevi yıkım daha fazla artıyor. Uluslararası sistem çöktü; hukuku, diplomasiyi, siyasi ilişkileri tanınmaz hale getirdi. Hiçbir kural tanımayan, güce dayanan tahakkümün devreye girdiği, otoriterliğin meşrulaştığı bir savaş yaşanıyor. Uluslararası sistem işlemeyince, sınırsız güç kullanmanın önünde hiçbir önleyici mekanizma kalmadı. Halkların geleceğini belirsizliğe sürükleyen siyasi ve askeri hedeflerin değişkenlik arz ettiği, şiddettin sürekli kendisini güncellediği bir atmosferde güç dengeleri çok daha kırılganlaştı.
Belirsizlikler ve değişen söylemler
ABD-İsrail ile İran savaşının bölgesel boyutları, çok daha çetrefillidir. Kürtler açısından da benzer bir durum söz konusudur. İran savaşının bir parçası durumuna getirilmek ya da gelmek istemi, en çok tartışılan gündem başlıklarından biridir. Kürtlerin durumu, çok daha nazik ve kırılgandır. Afaki yaklaşarak, hesap hataları yapılması halinde beklenmedik ve telafi edilemeyecek risklerle karşı karşıya kalabilirler. Savaşın karakterinden kaynaklanan belirsizlikler ve dengesizlikler, amaç ve hedeflerde günübirlik değişen söylemlere kanarak politika belirlemek son derece sakıncalıdır.
Rojhilat güçlerinın, İran savaşında tutum belirlemesi, elbette doğaldır ve gereklidir. Savaşın olası sonuçlarından etkilenecek olan Kürtlerin, bu sürecin dışında kalmaları veya hesapsız dalmalarının getiri-götürüleri üzerine daha fazla kafa yormaları gerekiyor. Kürtlerin bölgesel konumu, diğer devletleri de ilgilendirdiği için sadece parça düzeyinde ele alınması yetersiz olabilir. Mevcut güç dengelerini dikkate alarak kendi iradeleriyle adım atmaları daha yerinde; İran savaşının ihtimal dahilindeki sonuçlarına göre pozisyon almaları daha gerçekçidir. Dış güçlerin dayatmalarına, ihtiyaç ve taleplerine göre pozisyon belirlemeleri yerine kendi demokratik talepleri üzerinde konsensüs sağlayarak birlikte hareket etmeleri önemlidir.
Rojhilat savunması güçlendirilmeli
Bölge devletlerinin savaşa dahil olup olmama konusunda tereddütleri ortadayken Kürtler acele etmemeli. Başkalarının ipiyle kuyuya inmek yerine, kendi öz gücüne dayanarak adım atmak daha yerinde bir yaklaşımdır. Savaşan tarafların mevcut taktik ve stratejilerine bakılırsa kısa sürede bir sonuca gitmesi pek mümkün görünmüyor. İran’da hemen bir rejim değişikliği yapılamadığına göre bir yıpratma savaşına dönüşmesi kaçınılmazdır. İran'ın, savaşı uzatarak ve yayarak rakiplerine ekonomik maliyetleri arttırma taktiğine başvurduğu görülüyor. İsrail ve ABD ise bu savaştan ne bekledikleri ve nasıl sonuçlandıracağı konusunda kafalarda kuşku bırakan açıklamalarla belirsiz bir alan yaratıyor. Bu nedenle Rojhilat’taki siyasi aktörler, temkinliliği elden bırakmadan kendi savunmalarını daha fazla güçlendirerek gelişmeler karşısında hazırlıklı olmalıdır.
Çok denklemli bir savaşın belirsizlikleri de hayli fazladır. Bu nedenle ileriye dönük yapılacak tahlillerde yanılma payı da oldukça fazladır. Savaşın mevcut seyrine bakılarak geleceği kestirmek zordur. Her şeye rağmen eski dünyadan eser kalmayacağını söylemek mümkündür. Hegemonik güçlerin sistemsel krizi ağırlaşarak daha da derinleşecektir. Kürtlerin, yaşanan bu kaotik sürecin bir aktörü olarak doğacak fırsatları değerlendirecek güce ulaşmaları son derece hayatidir. Umutlu olmak için çok neden var.
