• Devleti karşıya almaktan ziyade içinde yer alarak, yasal zeminde mücadele öngörülüyor. Silahtan arındırılmış bir mücadeleyle yeni bir çıkış yapılmaya çalışılıyor.

HÜSEYİN GEDİK

I. Dünya Savaşı'nda Ortadoğu’da yeni sınırlar çizilirken ve  halkların kaderi belirlenirken, Kürtlerin payına bölünme ve parçalanma düşmüştü. Kürtler, sömürgecilik koşullarında inkâr ve imha politikalarıyla karşı karşıya bırakılmıştı. Parçalanan Kürt coğrafyasında savaş hali neredeyse hiç dinmedi. İsyanlar, ayaklanmalar birbirini izledi.

Kürtlerin günümüzdeki durumu, I. Dünya Savaşı'nın sonuçlarıyla birebir örtüşmese de benzerlikler arz ediyor. İç çatışmalar ve dış müdahalelerle Ortadoğu’nun kaderi yeniden belirlenirken Kürtlerin durumu dört parça Kürdistan’da bir kez daha belirsizliğe doğru gidiyor. Kürtler, mücadeleyle elde ettikleri haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.

Devlet dışı yapılara karşı

Irak'a 1990-2003'te yapılan saldırılar, Suriye iç savaşı ve İran’a müdahaleyle devam eden, Yemen, Gazze ve Lübnan’ı da kapsayan savaşlarla ulus devletlere, devlet dışı yapılanmalara son verilmek isteniyor. Bunun yerine küresel kapitalist sisteme entegre olmuş, İsrail’in çıkarları ve güvenliği ile yeni enerji hatları güvenceye alınmış bir Ortadoğu tahayyül edilmektedir. Kurulacak yeni Ortadoğu’da Kürtler de eski konumlarında kalmaya razı edilmeye çalışılıyor.

Rojava'nın statüsüne son

Diplomasi masalarında Suriye’nin geleceği planlanırken Rojava Devrimi'nin kazanılmış statüsüne ve Özerk Yönetim sistemine son verildi. HTŞ’yi iş başına getiren güçler, çıkarlarına hizmet edecek merkezi bir Suriye inşa ederken, entegrasyon adına Rojava’nın geleceğini belirsizliğe sürüklediler. Suların nerede durulacağı pek kestirilemeyen Suriye’de Kürtler gibi diğer etnik ve dini azınlıklar da belirsizlik riskleri altında kalmıştır.

Federe Kürdistan tehlikede

Suriye’de inşa edilmeye başlanan model, katı ulus devletlerin yerine kapitalist sisteme entegre edilmiş bir Ortadoğu’da Kürtler için öngörülen toplumsal modeldir. Bakur, Başûr ve Rojhilatê Kurdistan için de aynı durum söz konusudur.

Irak’a yapılan dış müdahalelerle devrilen Saddam sonrası dönemde Güney Kürdistan görece bir federasyon elde etmesine rağmen iç cepheyi tahkim edemedi. Kendi içinde ulusal birliği sağlama yerine Soran ve Behdînan’da ayrı yönetimler kurularak iki parçaya bölündü. YNK ve PDK arasında yıllarca süren iç savaş, iktidar kavgaları, particilik oyunları neticesinde Federe Kürdistan'ın geleceği de tehlike altına girmiştir.

Yeni Ortadoğu’nun dizaynında Rojava için uygulanan sözde entegrasyon, Güney Kürdistan için de düşünülüyor. QSD’yi Suriye ordusuna dahil etme gibi Pêşmerge güçlerini de Irak ordusunun bir bileşeni haline getirerek, merkezi otoritenin hakimiyetine alma girişimi Başûr'un statüsünü ortadan kaldırmaya kadar gidecek bir yol ayrımına gelmiştir. Daha şimdiden enerji hatlarının yeni güzergahları çizilirken Başûr baypas edilmektedir. Petrol akışının yönü Suriye’ye çevrilmiştir. Başûr'da oluşan risk, Rojava’nın durumundan daha da büyüktür.

Rojhilat'ın geleceği de öyle

İsrail ve ABD saldırılarının hedefi haline gelen İran’da belirsizlik durumu daha karmaşık hale gelmiştir. Sağlanan anlaşma kalıcı olmaktan ziyade 'mola arası' bir duruma benziyor. İran’ın durumunda değişiklik olsa da olmasa da tıpkı Başûr ve Rojava için öngörülen uluslararası politikalar, Rojhilat’ın geleceği de geçerli olacaktır. Kürdistan üzerinde merkezi yönetimlerin sömürgecilik emelleri bir nevi korunacaktır.

Bakur'da süren 50 yıllık ulusal mücadele nihayete ererken ilk kez hukuki yasalarla bir hal çaresi aranıyor. Kaygılar ve belirsizlikler barındıran çözüm sürecinin 'çerçeve yasa' taslağının önümüzdeki günlerde Meclis'e gelmesi bekleniyor. PKK’nin tüzel kimliğine son verecek düzenlemelerle Kürt sorunu olarak bilinen temel haklara dair köklü çözümlerin çıkmayacağı biliniyor.

Devletin içinde yer alarak

Kürdistan’ın geneli için geleceğine dair emsal teşkil edecek çıkış Kuzey Kürdistan’da aranıyor. Gelenekçi mücadele çizgisi aşılıyor. Yeni paradigma ve yeni stratejiyle Kürt sorununa çözüm bulunuyor. Devleti karşıya almaktan ziyade içinde yer alarak, yasal zeminde mücadele öngörülüyor. Silahtan arındırılmış bir mücadeleyle yeni bir çıkış yapılmaya çalışılıyor. Silahlı mücadeleden çok daha uzun soluklu siyasal bir mücadelenin dönemine giriliyor.

Masada meze gibi sunuluyor

Kürt halkına dışardan dayatılan sorumsuz politikalar, Kürtlerin kendi iç çelişkileri, bölgesel sorunlar ve statükocu egemen devletlerin yaklaşımları dikkate alındığında yeni Ortadoğu denkleminde Kürtlerin geleceği masada meze gibi sunuluyor. Bu büyük oyunun farkına varmak, geçmiş yüzyıllık deneyimden ders çıkarmak gerekiyor. 

Kuzey’deki Kürt çözümü, esas aldığı demokratik değerlere bağlı, daha çok kapsayıcı, yeni bir yapılanma ve örgütsel çıkışla geleceğe bakıyor. Bu nedenle ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çözümü, Kürdistan’ın diğer parçaları için etkileyici ve hatta belirleyici bir konuma sahiptir.

Geçmişten günümüze Kürtler adına ortaya çıkan legal veya illegal oluşumların tümü, yeni Ortadoğu düzeninde var olmak istiyorlarsa bünyedeki iç hasarları gidermek, yeni döneme uygun bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek, ulusal birlik oluşturmak zorundadırlar.