Seçim beklentisi mi mücadele mi? 

Ziya ULUSOY yazdı —

10 Eylül 2021 Cuma - 23:00

  • Seçimle faşizmi gönderme beklentisi emekçi sol hareketin pek çok bileşenine de bulaşmış. Boş beklentiye son verip imkanlarını devrimci kitle mücadelesinin ve anti faşist mücadele cephesini büyütmenin hizmetine koşmaları gerekir.

Burjuva muhalefet, resmi adıyla Millet İttifakı, “güçlendirilmiş parlamenter rejim” programıyla halkı da etrafında toplamaya çalışıyor. 

İki yönteme özen gösteriyor. 

Birincisi, Erdoğan faşizmiyle olabildiğince uzlaşmaya, burjuvazinin ve rejimin siyasal krizinin derinleşmemesine çalışıyor. Bu amaçla en kritik dönemeçlerde ve işlerde Erdoğan’a destek veriyor. HDP’li vekillerin tutuklanmaları ve yargılanmaları, kirli savaş ve Rojava işgallerindeki işbirliği bunun çarpıcı örnekleridir. 

İkincisi, Millet İttifakı’nın öndeki iki partisi de, kağıt üzerinde birçok kez basın ve örgütlenme özgürlüğüne dair vaadde bulunmuş olsalar da, Erdoğan faşizminin bu alanlardaki saldırılarına karşı pratikte ses bile çıkarmayarak, halkın “kışkırtılması”nı önlemeye çalışıyorlar. 

Erdoğan-Bahçeli çetesi, bu uzlaşma-işbirliğini kullanarak, Kürt özgürlük hareketine, sosyalistlere, demokratik kitle örgütlerine, ezilen ve sömürülen sınıflara saldırılarını alabildiğine artırıyor. Yetinmiyor burjuva muhalefeti aşağılıyor ve linçle, vekillerini tutuklamakla tehdit edebiliyor. 

Daha önemlisi ise halk kitlelerini pasif bir beklentiye, “Erdoğan-Bahçeli çetesi nasıl olsa bir iki yıl sonraki seçimde gidecek” kolaycılığına ve politik uyuşukluğa itiyor. Erdoğan faşizminin saldırılarını kolayca yürütebilmesine yarıyor. 

Anti faşist halk direnişinin felcinin ön plandaki nedeni buradan geliyor. 

Millet İttifakı böylece gerici ve faşist devlet mekanizmalarını koruyan bir parlamenter restorasyonu “umut” olarak halklarımıza satabiliyor. “Size gelişkin demokrasi vaadediyoruz” demagojisine bile ihtiyaç duymuyor. Öyle ki, MHP’nin sivri yanları törpülenmiş versiyonu Akşener-İYİP’i kitleler nezdinde gelişmenin yönü haline getiriyor. 

Oysa faşizm yalnızca direnişle ve başta işçi sınıfı olmak üzere halkların mücadeleye seferber edilmeleriyle yenilgiye uğratılabilir. Kitlelerin uyanması ve bilinç değişimi de ancak bu mücadele ırmağında akıp yıkanmalarıyla mümkün. 

Faşizm terörle halkın pasifikasyonunu yaratırken, aynı pasifikasyonu seçim beklentisi tahkim ediyorsa yapılması gereken açık. 

İşçi sınıf ve ezilenlerin değişik bölüklerini harekete geçirecek mücadeleleri örmek. Boğaziçi öğrencilerinin direnişi gibi.

Çok sayıda işyerinde işçilerin sendikalaşma için, daha iyi çalışma koşulları ve ücret için direnişleri gibi.

Kadın hareketinin İstanbul Sözleşmesi tasfiyesine karşı ülke çapında ördüğü direniş gibi.

Adıyaman tütün üreticisi köylülerinin direnişi gibi.

Yaşam alanlarının sermayenin ekolojik yokediciliğine peşkeş çekilmesine karşı direnişler gibi.

Erdoğan-Bahçeli çetesinin katillerini saldırtarak HDP’lilere ölüm kusmasına karşı meydanlara akan direniş gibi. 

Bu direnişleri daha çok örmek ve anti faşist cepheyi büyütmek tutulması gereken yoldur. 

Sosyalist ve demokratik partiler, kitle örgütleri, bireyler, anti faşist cephede birleşerek, faşizme karşı özgürlükleri ve halkçı bir iktidarı program yapmalı. Faşizme karşı halk eylemlerini yükseltmeyi amaç ve hedefle birleştirmeli.

Bu yolla faşizme karşı mücadele büyüdükçe, felç edici “seçim beklentisi” hegemonyası gerileyecek, faşizme ve burjuvazinin emek gücü talanına karşı mücadelenin hegemonyası gelişecek. Erdoğan-Bahçeli çetesinin kitle desteğinin erimesi, devrimci kitle mücadeleleriyle heyelana dönüştürme imkanı doğacak. 

Faşizmin savaşı ve terörüne karşı silahlı direniş ile yükseltilecek devrimci kitle mücadelesi, birlikte halkların faşizmi yenecek genel ayaklanmasını örecek. 

Seçimle faşizmi gönderme beklentisi emekçi sol hareketin pek çok bileşenine de bulaşmış.

Boş beklentiye son verip imkanlarını devrimci kitle mücadelesinin ve anti faşist mücadele cephesini büyütmenin hizmetine koşmaları gerekir.
Seçim beklentisiyle siyasi felç mi, devrimci kitle mücadelesini büyütüp faşizmi yenecek yolu açmak mı? 

Onurlu tek alternatif halklarımızın genel ayaklanmasını örecek mücadele yoludur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.