Yalanın sonu yok

Aykan SEVER yazdı —

15 Mart 2022 Salı - 23:58

  • Savaşın yalanları bitmez. Fakat şaşırmamak lazım. Güya dünün istenmeyen diktatörü Erdoğan, Batı nezdinde günün en muteber "lider"ine dönüşmüşse siz Batı'nın egemen politikacılarının pislik aklama kapasitesini hesap edin. Yalanın sonu yok, dahası da gelecektir.

Ukrayna savaşıyla birlikte post-modern karakterli yeniden paylaşım savaşında yeni bir evreye girildi. İlk elden görünenler kısaca şöyle: ABD-İngiltere ikilisinin hazırladığı tuzağa Rusya Ukrayna'ya saldırarak düştü. Daha doğrusu Rus yönetimi daha önce yaptığı değerlendirmelerde Ukrayna'nın bir yem olarak kendisine sunulduğunu görmesine rağmen bu riski göze aldı. Burada muhtemelen kendi gücünü abartmasının yanı sıra Çin'in koşulsuz kendi yanında duracağı türden yanlış hesaplar da rol oynadı. Tabii asıl belirleyen olarak Rus otokrasisini ve oligarklarını sarıp sarmalayan milliyetçilik ve fetih arzusunun yarattığı körleşmenin de işgal harekatında önemli bir rolü olmalı.

Bırakın önüne geçmeyi savaşı tek çıkış yolu olarak gören Ukrayna yönetimi, vatandaşlarının yaşamı pahasına nihayet Batı'nın inayetine mazhar oldu. Silah ve mali desteğin yanı sıra en azından AB'ye ve NATO'ya bir ara üye olabileceği vadini daha güçlü bir biçimde kopardı. Böylelikle savaşın "başarılı" aktörleri arasında ilk başta yerini aldı

ABD-İngiltere ikilisi de bu süreçte "başarılı" oldu. Avrupa'da hakimiyetlerini pekiştirdiler, silah satışları ve militarizmi tırmandırmak için bu zemini kullandılar. Artık NATO, doğudaki üyelerinde daimi savaşçı birlikleri rahatlıkla konumlandırılabilir. Putin iktidarının geleceğini tartışılır hale getirdiler. Aynı zamanda Biden'ın iddiası demokrasiler ve otoriter yönetimler arası ayrışma illüzyonunu en azından dünyanın batısına hakim kıldılar. Savaş, Amerikan yönetimi açısından yeni bir ahlaki-ideolojik zemin tarifi enstrümanı olarak elverişli hale geldi. Gerçi bazı "küçük" sorunları var. Önce ABD'de demokrasi diye sunulanı istemeyen büyük bir topluluğun varlığı (Son seçimlerde 74.5 milyoncuktu belki şimdi daha da artmıştır.) sonra NATO üyesi Polonya, Macaristan ve Türkiye'deki "şahane" yönetimler dahası müttefik diye sıralanan Hindistan, Suudi Arabistan, İsrail, BAE,  Katar ve daha niceleri,  bunların büyük yalanın bir parçası olarak Biden'ın terazisinde demokrasi kampında yer aldığını biliyoruz. Ama BM üzerinden kaynaklar kesilerek Yemen halkını açlığa mahkum edenlerin, her gün bomba yağdıranların hangi kampta yer aldığı Biden'ın defterinde yazmıyor. Zira iş kendi günahlarını kaydetmeye gelince kalem tutan eller titriyor.

Savaşın yalanları bitmez. Fakat şaşırmamak lazım. Güya dünün istenmeyen diktatörü Erdoğan, Batı nezdinde günün en muteber "lider"ine dönüşmüşse siz Batı'nın egemen politikacılarının pislik aklama kapasitesini hesap edin. Yalanın sonu yok, dahası da gelecektir.

Yazıyı bitirmeden bir iki şaşkınlık abidesi duruma da değineyim. Birincisi Ukrayna savaşını 3. Dünya Savaşı'nın bir halkası olarak görmeyip kendi özeliyle sınırlamaya çalışan ve buradan çıkarılan sınırlı sonuçlarla şu ya da bu tarafın amigosuna dönüşen yaklaşımlar. Herhangi bir tarafın iliştirilmiş bordrolu karakterlerine diyecek elbette bir şeyimiz olamaz. Onlar işlerini yapıyorlar, her zaman yaptılar. Bugünkü NATO-ABD aşığı "Ortadoğu uzmanı" gazetecilerin atalarının halkı nice katliamlara teşvik ettiği, 6. Filo karşısında namaza çağırdığı henüz unutulmadı.

Savaşa güya soldan bakanların bir kısmı ise öncelikle "somut durumun somut tahlili" gibi temel prensipleri terk edip geçmişte gündeme gelmiş teorileri amentü belleyip saçmalaştırıyorlar. Örneğin Rusya emperyalist mi değil mi sorusuna ıkına sıkına verilen Putinsever yanıtlarda bu kendini apaçık gösteriyor. Afrika'da 13 ülkede asker bulunduran Rusya'nın oraya çiçek toplamak amacıyla gittiğini de artık iddia ederlerse şaşırmayız. Bu yaklaşımın en temel zaafı politik iddialar eşliğinde sarf edilse de gerçekte apolitik oluşu. Değiştirme kudreti ve arayışından uzak, salt söze dayalı havada salınan bir yaklaşım. Onun da tıpkı yalan gibi sonu yok.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.