Zamandaş ve fiili grevler 

Ziya ULUSOY yazdı —

18 Şubat 2022 Cuma - 23:30

  • 20’yi aşkın işyerinde işçiler, birleşik fiili grevlerle yalnızca potansiyel gücü harekete geçirmekle kalmadılar. Politik islamcı ve milliyetçi hegemonyayı da kırmaya başlayan öncü bir rol oynuyorlar.

İşçi eylemlerinin iki özelliği dikkat çekiyor: eşzamanlı eylemler ve fiili grevler.

İşçiler birbirlerinden etkilenerek, çok sayıda işyerinde eyleme geçmenin gücünü değerlendirip eylemleri başlatıyorlar. Tekil işyerlerinin azalmış işçi sayısının yolaçtığı güç zayıflığını eş zamanlı işçi grev ve eylemleriyle gidermeye, sınıfın gücünü göstererek kazanmaya çalışıyorlar. 

Zamandaş işçi eylemlerinin birleşik gücü patronlar üzerinde baskı yapıyor. Yanı sıra faşizmin polis-jandama gücünün saldırganlığını da frenliyor. 

Şu ana kadarki güncel grev ve eylemler, Çimsataş hariç,  hemen tümü sendikasız işçilerin eylemleri. İşçiler fiili grev ve direniş başlatarak ücret artışı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi hakkını kazanmaya çalışırlarken sendikalaşma çabasına da giriyorlar. Erdoğan diktatörlüğünün “milli güvenlik” keyfi gerekçesiyle yasaklamasına takılmadan grev, işyeri terketmeme ve gösteriler gerçekleştiriyorlar. 

İlk ateşi yakan  Çimsataş işçilerinden en son Aliağa gemi söküm işçilerine tüm işçiler fiili grev ve eylemlerle haklarını elde etmeye çalışıyorlar. 

Fiili grev ve eylemler, işbirlikçi sendikacıların engellerine  karşı da işçi sınıfı bölüklerinin silahı oluyor. 

Daha dün Türk Metal yönetimi işçileri satarken, Birleşik Metal yalnız başına grev etkili olmaz bahanesiyle onu izledi. Çimsataş işçileri Birleşik Metal yönetiminin uzlaşıcılığını da aşarak fiili greve başvurmak zorunda kaldılar. 

İşçi eylemleri dalgası zamandaş ve fiili grevlerle sınıfın patronlara ve  diktatörlüğe geri adım attırabileceğini, işçi sınıfının birleşik eylemiyle potansiyel gücünü gösterebileceğini kanıtlıyor. 

Böylece, tekellerin ve burjuva iktidarların dünya çapında neoliberal kapitalist saldırganlıkla, esnek işçilikle tekil işyerlerinde yarattığı güçsüzlüğün, işçi sınıfının birleşik gücü ve zamandaş eylemleriyle giderebileceği, güncelde bir kez daha kanıtlanıyor. 

Türkiye’de işçi sınıfı bu eylem dalgasıyla, kendi deneyimiyle bu gerçeği bilince çıkarmaya başlıyor. 

Fiili ve zamandaş eylemler eski işçi merkezlerinden daha çok taşrada büyüyen işçi havzalarında gerçekleşiyor. Bu havzalar kapitalizmin ucuz ve örgütsüz işgücünü kullanarak azami kârı sağlama stratejisinin büyüttüğü işçi alanları. 

Bu havzalarda uzun yıllar işçiler mücadele edemeden, sendikal örgütlenme çabası yenilgiye uğratılarak ağır koşullarda sömürüldüler. Geçmiş işçi mücadelelerinin bilinç ve örgütlenme birikiminden yalıtılmış olarak kaldılar. 

Şimdi işçi hareketi eylemleriyle bilinç ve örgütlenme birikimsizliğine son vermeye başlıyor. Tipik örneklerden biri Antep. Antep işçi hareketinin geçmişteki eylem ve sendikal örgütlenme çabaları güçsüz kaldı ve bastırıldı. Ayrıca son 30 yıllık gericilik dönemi işçi kitlelerinde de gerici ideolojik hegemonya oluşturdu ve işçilerin mücadelesinin önünde büyük engel oluşturdu.  

20’yi aşkın işyerinde işçiler, birleşik fiili grevlerle yalnızca potansiyel gücü harekete geçirmekle kalmadılar. Politik islamcı ve milliyetçi hegemonyayı da kırmaya başlayan öncü bir rol oynuyorlar. 

İşçi eylemleri dalgası önümüzdeki süreçte daha muhafazkar ve milliyetçi işçi bölgelerinde de muhtemelen etkisini gösterecek. 

 Mücadele eğitir doğrusu bu deneyim için de fazlasıyla geçerli. İşçiler mücadele içinde bilinç edinme ve örgütlenme istek ve deneyimi geliştiriyor.  Nitekim eylemlere katılan işçiler verdiklari demeçlerde bilinçlerini  yansıtıyor. Ayrıca sendikalaşma çabasına girerek örgütlenme bilincini  gösteriyorlar. Aralarında örgütlenerek, sözcüler seçerek, komiteler kurarak sendikalalaşmadan farklı örgütlenme deneyimi de ediniyorlar. 

Şimdiki mücadele, olasılıkla önümüzdeki yaz aylarında yeni ve daha geniş işçi kesimlerini sendikalı-sendikasız işçileri  kapsayan yeni işçi hareketi dalgasının tutuşmasına yol açacak. 

Komünist ve devrimci öncüler, işçi hareketiyle bağlarını güçlendirir, şimdiki mücadelenin kazanımlarını mevziler elde etme ve yeni bağlar kurmanın aracı yapar, öne çıkan işçileri eğitmede değerlendirirlerse, kendilerini güçlendirir ve yeni işçi dalgasına hazırlanmış olurlar. Bu bakımdan da işçi eylemleri dalgası geliştirici rolünü oynayacak. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.