Dersim’in kadim değerleri yitip gitmeden…

Demir ÇELİK yazdı —

20 Mayıs 2022 Cuma - 08:40

  • Türk ulus devleti, Ocax - Pîr - Talip ilişkisine dayalı otantik inancı tarihsel ve toplumsal bağlamından koparak, başkalaştırmaya, kültürel ve inançsal hafızayı silmeye, yeni bellek oluşturmaya bakıyor.

Dersim’ de Tunceli Müftülüğüne bağlı, “Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi, Hz. Fatma Gençlik Merkezi ile Ehl-i Beyt Kuran Kursu” adı altında asimilasyon yuvalarının açıldığı haberleri geçen hafta haber portallarına düşmüştü.

Munzur Üniversitesi başta olmak üzere, üniversiteler, bilimsel eğitim merkezleri olmaktan çok asimilasyon, inkâr ve kültürel soykırımın yürütüldüğü kurum olma işlevini görüyor.

Tunceli Müftülüğü’nün denetimi ve kontrolündeki cemevi zaten asimilasyon ve inkâr mekanı gibi çalışıyor. Şimdi de AKP iktidarı camii, Kuran kursu ve Diyanet Gençlik Merkezi üzerinden Dersim’in kadim inancına ve inanç değerlerine kültürel soykırımı dayatıyor.

1924’te hilafetin kaldırıldığı söylemi ile başta Aleviler olmak üzere farklı inançtan topluluklarda rıza üreten Türkçü ulus devlet, gecikmeden hemen Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurar. Yetinmez Raya (Rêya) Heq inancının Pîr Ocaxlarını kapatır. Pîrlerin talıb topluluklarına erişimini engeller, Yol’a ikrar verenleri katliam ve soykırımdan geçirir. Aradan geçen bunca zamana rağmen Türkçü - Sünni İslam zihniyeti, Kürt Alevilerine dönük tamamlanmamış görev olarak gördüğü soykırımı yeniden yaşatmak istiyor.

Farklı olanlara dönük bu ‘suç pratiğini’ icra edenler, bu nedenle cezasızlıkla onurlandırılmış, faili meçhul denilerek ya üzeri kapatılmış, ya komplo ve kumpaslar oluşturulmuş. Ya da zaman aşımı ile failler aklanmış, maktul ve mağdurlar cezalandırılmışlardır.

Bu anlayışla hareket eden Türkçü siyasi İslam zihniyeti, son yıllarda tüm enerjisini Dersim’e yönlendirmiş bulunuyor. Dersim’e yönelmelerinin asıl nedeni; Dersim’ de yaşayan Kürt-Alevi inancının devlet ve iktidar dışı toplumsallığıdır. Kutsal mekanlarında, Pîr Ocaxları sayesinde yaşattıkları ve bugünlere taşırdıkları inançsal, dilsel, sosyal ve kültürel değerlerini kendi gelecekleri için ortadan kaldırılması gereken gördükleri için Dersim’i kuşatma altına almışlardır. Şark Islahat Planı ile uygulamaya aldıkları bu kuşatmanın asıl amacını Kemalist kadrolar; “Vazifemiz Türk vatanında Türk olmayanları ortadan kaldırmak... Türklüğe ve Türkçülüğe muhalif olanları kesip atmaktır…” diyerek yüz yıl boyunca vahşi uygulamalar içinde olurlar. Dersim’ de Kîrmancki ve Kurmancî lehçelerini konuşan Raa (Rêya) Heqî inanç sahibi Kürtler, inancın ahlaki ve politik değerlerini kendi Kurdî lehçelerinde anlamlandırarak, sosyal ve kültürel bu değerleri toplumsallaştırarak, devlet ve iktidar dışı insan komünalitesini yaşamaktadırlar. Hiyerarşi dışı, dikey olmayan yatay Ocaxlar sistemi ile tarih boyunca, hem devletçi-iktidarcı sisteme karşı tarihi direnişçi çizgiyi yaşatıyorlar. Hem de anacıl toplumun ahlaki ve politik değerlerini insan toplumsallığında, özgün ve özerkçe yaşıyorlar. Bu nedenle; inanç sahipleri tarih boyunca kapitalist modernitenin hep saldırısı altındaydılar. Milliyetçi, dinci ve cinsiyetçi ulus devlet; Raa Heqî inancının hem bu toplumsallığını, hem de inancı ve inancın sosyal-kültürel değerlerini “çıban başı” görmüş, topyekun ortadan kaldırmayı kendisine misyon edinmiştir.

Raa(Rêya) Heqî inancı, kendi kutsal mekanlarında insanlığın vicdani olarak moderniteye karşı en temel dinamik olduğundan bu dinamiği düşürmek istiyorlar. Demokratik ve ekolojik yaşam değerler sahibi Dersim; hem Kürt, hem devlet dışı toplumsallığı yaşattığından, hem de Semavi Dinler dışı doğa inancının kutsal mekanı olduğu için kültürel soykırımla karşı karşıyadır. Ulus devletin cinsiyetçi zihniyeti ile hareket eden Türkçü ve iktidar İslam çizgisi dili, kültürü ve inancı yaşayan, yaşatan ve gelecek nesillere taşıyanın kadın olduğundan hareketle kadını düşürdüğünde, toplumu düşüreceğini bildiğinden kadına ve onun anacıl değerlerine saldırıyor. Bu değerleri başkalaştırıyor, kaçınılması gereken çağdışı, ilkel, gerici diye yaftalayarak itibarsızlaştırıyor. Bu sayede inanç sahiplerini kendi hakikatinden kaçılması gerektiğine iknâ etmekle kalmıyor, doğan boşluğu asimilasyon kurumları aracılığıyla doldurmaya çalışıyor. Bu nedenle bir yandan fiziki ortadan kaldırmaya çalışırken, diğer yandan da sosyal, kültürel, siyasal, ekolojik ve kadın kırımını da kapsayan soykırımın vahşi ve barbar uygulamalarını Dersim’ de eksik etmiyor. Soykırımcı Kemalist sistem, bir yanda Dersim’ in direnişçi belleğini ortadan kaldırmaya çalışırken, diğer yandan da ideolojik aygıtları ile yeni bir kimlik ve yeni bir kişilik ve yeni bir bellek oluşturmaya çalışıyor. Kürtleri ölüm sessizliğine mahkûm ederek, kimliklerine ve hakikatlerine yabancılaşmalarına, Kürt - Raa (Rêya) Heqî insanında öz güven yitimine, egemen kimliğe ve kültürüne öykünmeyi dayatıyor.

Fiziki, siyasi, kültürel, inançsal ve doğa kırımı ile devam eden soykırımın en ağır travmalarını kadın ve çocuklar yaşarıyor. Alevi çocuklarına zorunlu din dersi dayatmaları, zorla İmam Hatip Okulları’na göndermeleri, köylere cami yapmaları, cemaat ve tarikat evleri ve okulları ile kültürel soykırım yürütülüyor.

Nakşibendi tarikatı gibi onlarca tarikata ideolojik ve teolojik perspektif sunan Munzur Üniversitesi, inancı başkalaştırma faaliyetinin karargahı konumundadır. Başta Kirmanckî lehçesi olmak üzere dil kırımındaki geriye dönülmez yıkımı, inanç kırımında da yaşatmak istiyorlar.

Ocax - Pîr - Talip ilişkisine dayalı otantik inancı tarihsel ve toplumsal bağlamından koparak, başkalaştırmaya, kültürel ve inançsal hafızayı silmeye, yeni bellek oluşturmaya bakıyor Türk ulus devleti.

Bizler kadim Dersim inancına, kimliğine, kültürüne ve diline sırtımızı dönüp yabancılaştık. Egemenin soykırımını kolaylaştıran parçalı, kendine göreci anlayışı aşmamız gerekiyor. Alevi inancının tarihi, katliam ve soykırımların ağır travmaları ile yazılıdır. Bu nehak zihniyete karşı Ya Xizir! Ya Jiyar û Diyar! Ya Pîr! diyerek dilimize, kimliğimize, kültürümüze ve inancımıza sahip çıkmayı başardığımızda kültürel soykırımın önüne de geçmiş oluruz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.