Müflis tüccar, sanat ve muhalefet

İlham BAKIR yazdı —

20 Ocak 2022 Perşembe - 23:30

  • Muhalefet bloğunun ne ekonomiyle, ne ülkenin temel sorunlarıyla, ne Kürt sorunu ve savaşla ilgili ne de ülkenin hızla yozlaşan ve yoksullaşan kültür ve sanat alanı ile ilgili temel bir politikası, bütünlüklü bir yaklaşımı yok. 

Müflis tüccar sıkıştıkça eski defterleri karıştırır, eski alacakların peşine düşermiş. Yalanı, dolanı, talanı, yağmayı, ihaleyi, fesadı, yandaş kayırmayı, aile saltanatını, ekonomi yönetimi diye pazarlayan ve  hazine tam takır hale gelince de tıpkı müflis Osmanlı padişahları gibi yeni zamlar vergiler, salmalarla halkın sofrasından, ekmeğinden çalan iktidar, iktidarının sonunun gelmesini engellemek, hiç değilse bu sonun gelişini  geciktirmek için her türlü çareye başvuruyor. Sürekli eski defterleri karıştırıyor. Bir milletvekilinin barış döneminde, devletin resmi olarak PKK ile görüşmeler yürüttüğü dönemde çekilmiş bir fotoğrafını üç dört yıldır elinde tutmakta iken birden bire piyasaya sunuyor. Oysa çekilmiş fotoğraflar üzerinden gidilecekse iktidar kanadında geçmişteki dostları bugünkü en büyük düşmanları, en büyük vatan haini, en büyük terör örgütü ele başı Fetullah gülen ile fotoğraf çektirmeyen bir Allahın kulu yok neredeyse. Sadece fotoğraf mı binlerce bilgi, belge ve tanıklık var. Ama dert değil, bunları ortaya dökecek, peşine düşecek, ısrarlı takibini yapacak bir muhalefet yok ortada. Ana muhalefet partisi derhal atılıp fotoğrafı piyasaya sürülen millet vekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına evet diyeceklerini açıklıyor. İktidar milletvekillerinin gazetelerde sayfa sayfa çıkmış terör örgütü ile ilgi ve iltisakını açık açık gösteren fotoğrafları dillendirmeyi dahi düşünmeden. 

Tabi iktidarın yaptığı hiçbir manipülasyon, hiçbir gündem değiştirme hamlesi ağzındaki lokması çalınan halkın gündemini değiştirmekte bir işe yaramıyor. Şimdi de sezen Aksu’nun beş yıl önce sözlerini yazdığı ve seslendirdiği bir şarkıda Adem ve Havva ile ilgili ironik sözleri, sanki bugün ilk defa duyulmuşçasına gündem haline getiriyor. İktidar defter açıyor, defterden bulduklarını medyasına servis ediyor, medyası da bunların etrafında kıyameti koparıyor. Derhal bindirilmiş kıtalar Sezen Aksu’nun evinin etrafında tehditleri ve nümayişleri ile zuhur ediyor. Arkasından da iktidar ve iktidar ortağının kerli ferli ağır topları daha önce barış sürecine destek verdiği için öve öve bitiremedikleri sanatçıyı hedef alıp, halkın milli ve manevi değerlerine söz ettirmeyeceklerini, bu sanatçının da zaten dış güç şer odaklarınca desteklenen ve halkın değerlerine söven muhalefet ittifakı içinde olduğunu ilan ediyorlar. Muhalefet de tüm bunlara karşı halkın gerçek gündemini programatik, sistematik ve ilkeli bir duruşla dile getirmek, örgütlemek yerine bu müflis tüccarın hamlelerine karşı savunma yapmayı, açıklama yapmayı temel meşgalesi haline getiriyor. Sezen Aksu’yu savunurken de bir zamanlar Sezen Aksu’nun iktidara destek vermiş olduğunu da hatırlatmayı ihmal etmiyor. İktidara destek dediği şey ise, Sezen Aksu’nun müzakereler döneminde barışa dair yaptığı açıklamalar. Sanatçının ne dediğine değil, bağımsız duruşuna değil, söylediği sözün kimin işine yaradığına bakarak sanatçıyı savunuyor. Bugün iktidar ve yandaşlarının saldırısına maruz kalan Sezen Aksu o gün de barışa dair söyledikleri nedeniyle muhalefetin ağır saldırısı altındaydı.

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, iktidar politikalarını, yaptıkları dalavereleri “tiyatro yapmasınlar” diye eleştiriyor. Bu söze tepki gösteren oyuncu Fırat Tanış, "Ahlaksızlığı tiyatro sanatıyla tarif eden bir yerel yöneticinin bağlı olduğu siyasi iradeden, kültür sanat politikası üretmesini bekliyoruz. Daha çok bekleriz. Muhalefeti böyle, iktidarını siz düşünün" şeklinde tepki gösteriyor. Gerçekten de muhalefeti böyle olan bir iktidarın gemi bu kadar azıya almakta elinin neden bu kadar rahat olduğu ortaya çıkıyor. Muhalefet bloğunun ne ekonomiyle, ne ülkenin temel sorunlarıyla, ne Kürt sorunu ve savaşla ilgili ne de ülkenin hızla yozlaşan ve yoksullaşan kültür ve sanat alanı ile ilgili temel bir politikası, bütünlüklü bir yaklaşımı yok. Bütün muhalefet pratiği, eski defterleri karıştırıp borç çıkaran müflis iktidara karşı borcu olmadığını ispatlamaya çalışmaktan ibaret. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.