• Amedspor, bütünleştirici bir birlik sembolü olarak yol alıyor. Gizli olmayan bir elçi gibi duruyor ve değerleri sergiliyor.

SELİM FERAT

Devlet ağzıyla konuşanlar, Kürt kelimesinden sakınıyorlar. Devlet adına konuşan dil, Kürtleri dilsiz kılmaya devam ediyor. Mutlak reddin kırıldığına dair emare yok.

"Yeni anayasa hayata geçtiğinde Türkiye'deki geleneksel ve yaşayan bütün dil ve lehçelerin kavuştuğu özgürlüklere anayasal dayanak sağlanabilir" cümleleri, Türkçe diline "Erdoğan devrimi" terimini kazandıran tüm zamanların keskin döneği, Türkiye’nin aktüel Hukuk Politikaları Başkanvekili Uçum’a ait.

Devletin düşüşe geçtiği bir dönemde, Kürtlerin umut bağlayacağı adres olarak, 2026 yılı tamamlanmadan önce yapılacak MGK kararının ilanı gösterildi.

Uçum ile Duran Kalkan arasındaki mesafe, kutuplar arasındakinden daha da uzak.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şube Eşbaşkanı Zeynep Karayılan‘ın "Barış süreci tek taraflı yürütülmez" sözleri, Türkiye’de pozitif bir tarihi kırılmanın yaşanmadığının altını çiziyor.

Bu düşüşün devam ettiği;

Neler olacağının hâlâ muğlak olduğu;

Adil, eşitlikçi ve irade bileşkelerinin Kürtler için geçerli olmadığı;

Resmi açıklamaların ay tutulmasına yol açtığı;

Güneş tutulmadan önce Kürtlerin yeni bir yol arayışında oldukları bir dönemden geçiyoruz.

İşte böylesi bir dönemde:

Süper Lig’in 9. haftasında Amedspor, zorlu deplasmanda Samsunspor'u 2-1 yenerek liderliğe yükseldi.

Politize olmuş yaşam sahalarının baş köşelerinden biri spora, özellikle de futbola ait.

Türkiye, futbola yüksek gerilimli politika yükledikten sonra, 'milli takım' kısa devre yaptı ve böylece Erdoğan’ın yüksek rol biçme çabası infilak etti.

Devlet düşüşe geçti. Kürt tarafı şifre yüklü beyanatlarla, "süreci sabote etmekten" feragat etme çabasındayken Amedspor yükselişe geçti.

Bu denklemsiz görünen resim karesinde, kriz döneminin yüklü olduğu bir denklemlilik var.

"Kürt Halk Orkestrası" dönüşümlü olarak, görev değişiminde.

Gerilladan Amedspor’a uzun bir mesafe gibi görünüyor, ancak tarihi kavşaklara bakarsanız, sert zeminden estetik zemine uzanan bir yol güzergahında, uzun değil, en kısa mesafelerden birine şahit olursunuz.

Gerilla ile gülen yüzün, Amedspor ile gülmeye devam etmesi, birbirine akraba aynılaşan iki resim gibi duruyor.

Tük devletinin dayanacağı bir spor dalı kalmadı.

Naziler gibi: Naziler, 1936 Olimpiyat Oyunları üzerinden dünyaya barışçıl mesaj vermek istediler.

Misafirperver ve modern pozlu Almanya, resmini çeken gönüllülerden yoksun kaldı.

Ünlü boksör Max Schmeling 1936 Olimpiyat oyunlarına katılmamasına rağmen Nazi propogandası Schmeling’in ününü propoganda yüzü olarak kullandılar.

Schmeling, Olimpiyat Oyunları'nın başlamasından birkaç hafta önce, 19 Haziran 1936'da New York'ta gerçekleşen karşılaşmada Amerikalı Joe Louis'i nakavt ederek mağlup etmişti.

İdol Schmeling, 36 Olimpiyatları’na katılmadı.

Türkiye’deki gibi "toplam savaş" anlayışı spor hayatını Almanya’da 1943’ten sonra, Türkiye’de ise bu 2026'da büyük ölçüde durma noktasına getirdi.

Devlet düşüşe geçtiğinde, 'Türk milli takımı'nı da batırdı.

Kürt Hareketi'nin silah bırakıldıktan sonra yükselişe geçtiğini bilenler, Amedspor’un bu yükselişin paralel bir görüntüsü olduğunu biliyorlar.

Amedspor bütünleştirici bir birlik sembolü olarak yol alıyor.

Gizli olmayan bir elçi gibi duruyor.

Değerleri sergiliyor ve uluslararası düzeye siyasal bir mesaj taşıması için duygusal denge unsuru olma yolunda, kimlik oluşturucu destek istiyor.