• Rojava temsilcilerinin yükü, sorumlulukları kadar ağır. Devrim kazanımlarının temsilcisi olmak, tarih önünde bükülmeyi kabul etmeyecek direniş sorumluluğunun adresi oluyor.

SELİM FERAT

Rojava'da silahlı mücadele sona erdi mi?

Bu sorunun cevabını vermek zor.

YPJ Genel Komutanlık Üyesi Rohilat Efrîn açıklamalarında, "YPJ güçlerinin yeni Suriye'de bağımsız bir askeri güç olarak" tanınmasında ısrar ediyor. Suriye Geçici Hükümeti ile yürütülen diyaloglarda, YPJ'nin iç güvenliğe entegre edilmesi önerisine karşı çıkan Komutan Efrîn, kadın savunma güçlerinin kimliğini koruyacağının altını çiziyor.

Açıklamayı okuduktan sonra kadınların etkili katılımı olmadan, toplumsal gelişmenin mümkün olmayacağı mesajını aldım. Sorun burada bitmiyor:

Halep Valisi'nin son günlerde Kobanê kentine yaptığı ziyaretin ana teması, "Entegrasyon kapsamında bölgesel durum ve kurumların çalışmaları"ydı.

Ana bir başlıkla Rojava'da silahların sustuğu bir dönemden geçildiği doğru. ABD'nin kurumlaştırdığı Ahmed Şara'lı Geçici Hükümet ile PYD/Mazlum Ebdî öncülüğünde devam eden diyaloglar, tam bir "soğuk savaş" dönemine işaret ediyor. Baskıcı bir rejim inşa etmek isteyen Şara yönetimi ve ona tamamen ters, halka dayalı var edilen Rojava kazanımlarını koruyarak, Suriye'nin de demokratikleşmesi için toplumsal direniş sergileyen Rojava, silahsız bir çatışma yürütüyorlar.

"Barış içinde bir arada yaşama" doktrinine yakın bir duraktayız.

Suriye Hükümeti'nin sahip olduğu ve dayandığı bir güç var.

Rojava'nın halka dayalı ve güç aldığı Kürdistan var.

Böylesi bir denklem, "barış içinde bir arada yaşamayı" aşan, baskı mekanizmalarına rağmen "üst yoğunlukta diplomatik bir çatışmaya" işaret ediyor.

Çözüm bekleyen birçok başlıkla birlikte özetle:

Entegrasyon;

YPJ güçlerinin bağımsız bir güç olarak varlığını sürdürmesi;

Rojava'daki kazanımların ve tarihi tecrübenin devamı;

Rojava Devrimi'nin, diyaloğa rağmen kesintiye uğramaması;

Rojavalıların haklarının korunması, özelikle kadınların kazanımlarını korumaları ve savunmaları;

Kürtçenin korunması, eğitim dili olarak varlığını devam ettirmesi, Rojava'da korumsallaştırılan ilk okuldan üniversiteye dek tüm kurumların varlık ilkesine dokunulmazlığı;

Rojava'nın tanınması kabul edilmediği müddetçe, bir barışın mümkün olmayacağı tablosu, diyalogları sürdüren taraflarca biliniyor.

Rojava temsilcilerinin yükü, sorumlulukları kadar ağır.

Devrimin kazanımlarının temsilcisi olmak, tarih önünde bükülmeyi kabul etmeyecek bir direniş sorumluluğunun adresi oluyor.

Efrîn'deki işgalin sona ermesini sağlamayan bir Suriye rejiminin, Kürtler'i "vatandaş" olarak tanımlaması, silik bir ironi.

Türkiye ile Rojava arasında yumuşamayı sağlama kudretinden yoksun olan bir Ahmed Şara'nın, Türk Reis Erdoğan'ın boyunduruğundan kurtulması zor.

Anayasasında Rojava'yı tanımayan bir Suriye, Rojava'ya komşu olmayı haketmez.

Birçok boyutu varken, "tek boyutlu bir uydu"ya dönüşen Kürdistan sorununun tarihi düğümünün şimdiki adı Rojava'dır.

Rojava'dan Kürdistan çıkar!

Kaderi Rojava'ya bağlı olanlar, Kürdistan sosyal medyasının müdavimi olan parti sorumluları ve özellikle de Güney Kürdistan'ın temsilcileri.

Çalkantılı bir süreç ve derin bir krizden sonra Rojava halkını temsilen Mazlum Ebdî görünse bile konuşan dil, Kürdistan'da yaşamak ve varolmak için mücadele edenlerin sesidir. Bu da bir halkın hikayesi olarak tarihe geçecek: Şimdiki süreçte Kürdistan'ın kaderini belirlemekte direnenlerin yürüyüşü var.