Devrimin izolasyonu, sanat ve akademi 

İlham BAKIR yazdı —

21 Nisan 2022 Perşembe - 23:20

  • Sanatsal üretimlerin, bu yeni yaşam önerisini ve heyecanını halklara taşımada oynayacağı muazzam rolün ne kadar uzağında olduğunu mutlaka belirtmeye ihtiyaç var. 

Aşırı kar hırsı, doymak bilmeyen kapitalist sömürü çarkı, bütün yaşamın devletlerin ve bu devletleri yöneten egemen sınıfların çıkarına göre düzenlediği uluslar arası sistem, bu sitemin yıkıma uğrattığı ahlaki ve vicdani toplumsallığın çöküşü, dünyayı ağır bir çürümüşlüğün eşiğine getirmiş bulunmaktadır. Ne yazık ki bu çürümüşlüğü ve bu çöküşü görebilen, bunun derin bir analizini yapabilen, tespit ve analizleri evrensel düzeyde güçlü bir entelektüel itiraza ve öncülüğe çevirebilen bir dinamiğin de var olmadığı yakıcı bir şekilde kendini hissettiriyor.

Yerel ölçeklerde buna dair geliştirilen analiz ve değerlendirmelerin, yapılan önerilerin, geliştirilen örgütlülüklerin de farklı coğrafyalardaki dinamiklerle buluşarak büyümemesi, dayanışamaması uluslar arası sitemin bu yerel dinamikleri tek tek boğmasına, yahut güçten düşürmesine imkan veriyor.

Uluslararası kapitalist sömürü çarkına ve bu sistemin yerel işbirlikçisi ulus-devlet düzenine karşı Rojava’da ortaya çıkan ortakçı yaşam paradigması ve pratiği bu anlamda bütün dünyada halklar nezdinde bir heyecan yaratırken, önemli bir dayanışma dinamiği ortaya çıkarırken uluslararası sistemin ve bölge ulus devletlerinin de şiddetli saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu saldırıların püskürtülmesi, etkisizleştirilmesi ancak bu dayanışma ağlarının güçlü örülmesi ile mümkündür. Entelektüel düzeyde, akademi yoluyla sanat yoluyla bu ortak düzen paradigmasının ve pratiklerinin dünya halklarına anlatılması ve uluslar arası bir örgütlenme ve dayanışmanın yaratılması hayati önemdedir. 

Ne yazık ki bu konuda ciddi yetersizlikler, ciddi yaklaşım yanlışlıkları yaşanmaktadır. Bu, Kürtlerin diğer parçalarda verdikleri özgürlük mücadelesi ve önerdikleri ortak yaşam paradigması için de geçerlidir. Mesele, Kürtlerin ağır baskılar, kıyım ve katliamlara maruz kaldığı ve buna karşı Kürtlerin bir özgürlük mücadelesi, bir ulusal kurtuluş mücadelesi verdiği dar çerçevesinin ötesinde bir perspektifle dünya gündemine sokulamıyor. Evet, ahlaki ve vicdani değerlerini korumakta olan dünya halklarının bir kısmının nezdinde elbette bu durum bir ağrıya yol açacak, bir destek ve dayanışmanın gelişmesini sağlayacaktır.

Fakat şurası bir gerçek ki bütün halklar, savaşlardan, yıkımlardan da bunlara karşı verilen bilindik, kendini tekrar eden klasik mücadelelerden de bıkmış durumdadır.

Ki zalimlere karşı verilen mücadelede bir başarı yakalandığında, iktidarın el değiştirmesi imkanı doğduğunda mazlumların nasıl eski zalimleri aratmayan bir zulmün sahibi olabildiklerinin de sayısız örneği var. Bu yüzden de uluslararası sistemle de yereldeki ulus devletlerle de mücadele ederken bütün dünya halklarına umut veren bir yeni yaşam paradigmasının da örülmesi ve bunun güçlü bir şekilde anlatılabilmesi gerekiyor. Tekrar etmek gerekirse Rojava örneğinde dünya halklarının bu yeni yaşam önerisine ve yeni bir yaşam kurma pratiğine ciddi bir teveccühünün olduğu; bu yeni yaşam önerisinin öcülük ettiği direniş ve mücadelenin büyük bir heyecan ve umut yarattığı ortaya çıktı. Ancak ne yazık ki ne akademi düzeyinde entelektüel olarak ne de sanat alanında bu paradigmayı geliştirecek, büyütecek, bunu dünya halkları ile buluşturacak ciddi bir emeğin ortaya çıkmadığı, bu anlamda akademik ve sanatsal üretimlerin çok cılız kaldığı ortadadır. Hele de sanatsal üretimlerin, bu yeni yaşam önerisini ve heyecanını halklara taşımada oynayacağı muazzam rolün ne kadar uzağında olduğunu mutlaka belirtmeye ihtiyaç var. Ortaya çıkan sanatsal üretimlerin verilen muazzam mücadelenin kaba bir propagandasını yapmaktan öteye gitmeyen, yeni yaşam önerisini ise neredeyse tamamen anlamaktan uzak, bunun heyecanını yaşamayan ve sanatsal üretimlerine yansıtmayan yaklaşımı, yaşanan izolasyonun en önemli nedenlerinden biridir. Kürt özgürlük mücadelesine ve onun yeni yaşam paradigmasına bölge gerici ulus-devletlerinin işbirliği ve uluslar arası sistemin desteği ile geliştirilen yeni saldırı dalgasını kırmak ve yaratılan izolasyonu yırtmak için sanat ve akademiye çok büyük görev düşüyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.