Dünya’nın sefaleti ve Êzîdîler

Selim FERAT yazdı —

26 Ekim 2020 Pazartesi - 23:01

  • IŞİD’in 2014’te Êzîdî katletmeye başladığı tarihten sonra, Şengal’de yaşayan Êzîdîlerin öz savunma güçlerinin anlaşmaya dahil edilmemesi, Êzîdîlerin kaderini tayinine “hayır” demek gibi bir “utanç duvarı” örüyor.

Selimferat@web.de

“Acıma, gülme, tiksinme ama anla” sözleri Fransız sosyoloğu ve sosyal felsefecisi Pierre Bourdieu’ya ait.

Bourdieu “şaheser yapıt” olarak tanımlanan, yayımcılığını yaptığı eser, “La Misère du monde” (Dünyanın sefaleti) 2002 yılında Yer Küreden göçüp gitmeden 9 yıl önce, 1993 yılında Paris‘te yayınlandı.

Kitapta, Bourdieu dışında, tanınmış sosyologlardan Patrick Champagne vb birçok sosyoloğun makaleleri var.

Dünyanın sefaleti ismine  kitaplar arasında takılınca gözüm, son günlerin baş haberlerine konu olan Şengal’i ve Êzîdîleri hatırladım.

Yapıtın 1997’deki Almanca çevirisinin birçok makalesini gözden geçirdim. Ortak bileşkeleri aktarıyorum:

Dünyanın Sefaleti derken bahsedilenler:

Alışılmadık, duyulmasına izin verilmeyen hayatlar;

Söz hakkı olmayanlar;

Adresi belli, yerlerinden edilenler;

Acılarından, çektikleri sefaletten korkanlar;

Hayal kırıklığına uğratılanlar;

Kamuoyularının olmasından korkulanlar;

Umutlarından yararlanmalarına yasak konulanlar;

Formatı ve düzeni olmayan yaşama mecbur kılınanlar;

Temsilden yoksun bırakılanlar;

Yoksulluk, adaletsizlik ve katle uğramayı kanıksamak dışında bir yaşam biçimleri olmayacaklarına kanıksatılmak istenenler oluyorlar…

Bu kitabı ikinci kez okumaya başlamadan önce, Kürt basınında Şengal ile ilgili haberler çıkmıştı.

Yeryüzünün lanetlilerinden daha da lanetlileştirilmek istenen Êzidîlerle ilgili bir anlaşma yapıldığı haberi veriliyordu.

Adı “Şengal Anlaşması.”

Anlaşma, egemenlerle (Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Federe Kürdistan Yönetimi, Irak Merkezi Hükümeti), 73’üncü fermanın kurbanı olduklarına inanan Êzîdîlerin temsilcileri arasında imzalanmış.

Hayra alamet değil demiştim.

Yalnız kalmadım, çünkü hemen akabinde, Şengal’deki bu anlaşmaya karşı, Almanya’nın Löhne kentinde 511 imzalı ortak bir deklerasyon basına sunuldu.

Hewlêr ve Bağdat arasında, Êzîdîlerin iradeleri hiçe sayılarak yapılan anlaşmaya  itiraz, “Şengal’in statüsü garantiye alınması” olarak deklere edilmişti.

IŞİD’in 2014’te Êzîdî katletmeye başladığı tarihten sonra, Şengal’de yaşayan Êzîdîlerin öz savunma güçlerinin anlaşmaya dahil edilmemesi, Êzîdîlerin kaderini tayinine “hayır” demek gibi bir “utanç duvarı” örüyor.

Ve deklerasyonla itiraz, Êzîdîler için VETO hakkı, anayasal statü, Şengal’i özgürleştirenlerin devamla savunma güçlerine dahil edilmeleri, Şengal’li tecrübe sahibi yerlilerin belde hizmetleri için görevlendirilmeleri, Şengal’in; Nivova’ya bağlı olmadan, kendisini yöneten bir Vilayet olması, halkın Şengel’e geri dönmesini teşvik için bir uzman yapının oluşturulmasının sağlanması vb. içeriyor.

Bu haberleri izledikten ve Dünya’nın Sefaleti yapıtının, sefaletle ilgili makalelerini okuduktan sonra, “Acıma, gülme, tiksinme ama anla!” sözlerini yeniden hatırlatmak ve bu sözleri Êzîdîlere karşı vicdanları bir türlü kirden kurtulmayan Güneydeki Kürt egemenlerine de atfetmek istedim.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.