Feminizm herkes için
Hatice ERGÜN Haberleri —
- Feminist politika, gündelik hayatın akışında örgütlü ve örgütsüz ama hep birlikte ördüğümüz bir özgürleşme pratiğini anlatıyor.
HATİCE ERGÜN
24. Feminist Gece Yürüyüşü'nde yerellerde yine hep birlikteydik. Kadınlar ve lubunyalar olarak feminist isyanımızla sokaklardaydık…
Patriyarkaya, eril şiddete, cinsiyetçiliğe, cinsiyet-temelli eşitsizliğe ve ayrımcılığa, bağlantılı şiddet pratiklerine karşı çıkışın, eril tahakküme karşı reddimizi her renkten sesimizle haykırdığımız günlerden 8 Mart’ta yine sokaklardaydık. Özellikle gecenin sokaklarında, sokakların gece zamanlarında.
Türkiye’nin dört bir yanında feministler şarkılarıyla, sloganlarıyla yürümek için biraraya gelirken erkek devletin kolluk kuvvetleri, üniformalısıyla, siviliyle yine civarda gövde gösterisindeydi. Ortak karşı çıkışları birkaç yıldır olduğu gibi gökkuşağıydı: Dêrsim’de gökkuşağı bayrak açıldığında polis müdahale etti; Mersin’de aynı şekilde, Çanakkale’de de… Ezberleri belli: 8 Mart kadınlar gününde, kadınlar gibi yürünür. O renkler olmaz. Gökkuşağı renklerinde şemsiyeler açılmayacak, bayraklar sallanmayacak, dövizler indirilecek.
Yine erkek(ler) kadınlar gibi olmanın tarifine çıkıyor. Bu tarifte gökkuşağına yer yok. Renklerin neşeli birlikteliği yasak. Yine eril akıl sınırlı algısında özgürlüğün envai çeşit imkânından korkuyor; korktuğunu görmek istemiyor; korktuğu yok olsun istiyor; yok olmayacağını farkettiğinde yasaklıyor.
Tam da bu ve benzer biçimlerde, eril aklın tahammülsüzlüğü her yıl hedeflerine yenisini ekliyor. Oysa, feminizm herkes, hepimiz için. Eril aklın köşelerinde kıvranan erkekler için ve erkek olmasa da eril akla teslim diğer özneler için de - bell hooks’un (2000: 95) apaçık tanımında olduğu haliyle ‘erkeklerce kimliklendiren kadınlar’ için de… Özgür, tüm renklerimizle birarada devam edebildiğimiz bir dünya için; olageldiğimiz, olmaya devam edebildiğimiz hallerimizle şiddetsizliğin mümkün olduğu bir yaşam için; cinsiyetimiz, cinsiyet kimliğimizden dolayı dövülmediğimiz, dışarılanmadığımız, balkonlardan düşürülmediğimiz, katledilmediğimiz günleri bulmak için gereken adalet arayışımızda feminizm herkes, hepimiz için…
Feminizm, salt örgütlülüğe dayanan, yüksek siyasete özgü erk ilişkilerini gerektiren, parti politikasını hedefleyen, makro toplumsal hedeflere yönelik aktivizmi anlatmıyor. Feminist politika, gündelik hayatın akışında örgütlü ve örgütsüz ama hep birlikte ördüğümüz bir özgürleşme pratiğini anlatıyor. Feminist hareket, hangi yaştan olursa olsun bir erkek ya da kadın cinsiyetçiliğe son vermeye çalıştığında beliriyor. Bu tür bir çaba örgütlerde yer almamızı gerektirmiyor; bulunduğumuz yerden/konumdan da feminist mücadele geliştirebiliriz. Evde, yaşadığımız yerde, kendimizi ve sevdiklerimizi bilgilendirerek de feminist çalışma yürütebiliriz (bell hooks, 2000: 116). Feminist politikanın hedefi, kim isek öyle olmamızı sağlayacak şekilde özgürleşmemiz için tahakküme son vermektir - adalete bağlı olduğumuz, barış içinde yaşayabilmemiz için. Feminizm herkes içindir (bell hooks, 2000: 118).
İçinden geçtiğimiz, savaş çığırtkanı diktatörlükler döneminde barıştan, çatışmasızlıktan, şiddetsizlikten yana, birarada yaşamanın kansız yollarını arayan özne hallerinin, olası politik hat imkânlarının kıyasıya bastırıldığına tanıklık ediyoruz. İnsanlık tarihine bir kez - ve kimbilir kaçıncı kez - aklın yitirildiği istisnai dönemlerden biri olarak geçmesi pek muhtemel bu dönemde, belki de yitirildiği varsayılan aklın pek de matah olmadığını, akıl olarak tanımlananın arzulanabilir bir dayanak oluşturmadığını, evrensel ölçütlerde tanımlanan ve modernlikte alkışladığımız aynı akıldan uzak durmamız gerektiğini farkedeceğiz. Belki adalet, eşitlik, özgürlükten yana feminist politik hafızamıza sahip çıkıp, başka akıl formlarının salt ihtimalini değil, varlığını belgeleyeceğiz; eril şiddetin tam da bu formlardan korkan 'erk’in nafile aracı olduğunu hatırlayacağız.
Korkusuz değiliz; korkuyla ne yapacağımızı bilenlerdeniz. Feminist politik hattın bize en değerli hediyelerinden cesaretimizle…
8 Mart Dünya Kadınlar Günü hep birlikte daha güzel, eşitlikçi, özgür bir hayatın vesilesi olsun!







