HDP’siz Türkiye!

Suat BOZKUŞ yazdı —

25 Haziran 2021 Cuma - 23:00

  • Erdoğan-Bahçeli çetesi HDP var oldukça rahat uyku yüzü göremeyecektir. Bu nedenle HDP’siz bir Türkiye hayaliyle kan dökmeye devam ediyorlar. 

19 yıldır iktidarda olan Erdoğan hala yeni kurulmuş bir parti lideri gibi mağdur edebiyatı ve muhalefete muhalefet yapıyor. Muhalefet partileri ise HDP’ye muhalefet yapıyor. Hepsi de birbirine HDP’nin sırtından ateş ediyor. Çünkü HDP, bütün farklılıkların eşit ve özgür olarak birlikte, barış içinde yaşayabileceği yeni bir demokratik toplum kurmak istiyor.

7 Haziran 2015 seçimlerinden önce HDP’nin barajı aşması kesinleşince, halka karşı kanlı saldırılar başladı. Ondan sonra da bu saldırılar bir yandan tutuklamalarla bir yandan da katliamlarla artarak devam etti ve bugünlerde hala sürüyor.

Yeniden erken seçim ihtimali ağır basarken, HDP üzerindeki baskıların, hem kapatma davası hem de binalarının basılıp üyelerinin katledilmesi ile azgınlaştığı görülüyor.

Daha önce HDP’lilerin itlaf edilmesi gereken haşerat olduğunu söyleyen, insanlık düşmanı-ırkçı MHP sözcüsünden sonra, şimdi de bizzat Bahçeli katliam çağrıları yapıyor. Öldürülen HDP’li masum Deniz Poyraz’ı değil, her zamanki gibi tetikçi katili-katilleri savunuyor.

Türkiye, eskiden komünizme karşı NATO’nun ileri karakoluydu. Şimdi de mülteci akınına karşı Avrupa Birliği ülkelerinin ileri karakolu ve toplama kampı oluyor. Bunun karşılığında para ve siyasi destek alıyor.

Rusya ve ABD, Afganistan’dan kaçarken, Erdoğan onların yerine güvenlik görevine talip oluyor. Çünkü zamanında Amerikalı generallerinin söylediği gibi, hala en ucuz asker Türk askeri ve en ucuz kan Türk kanı! “Yerli-milli-dindar-sahtekar”lara bu kanı pazarlamak çok karlı geliyor. Çünkü sıfır sermaye ile sadece kara ortaklar.

Ekonomiyi batıran, memleketi mafyaların talan ve çökme sahasına çeviren Erdoğan-Bahçeli çetesi her türlü mafyayı devreye sokarak ayakta kalmaya çalışıyor. Ülkeyi Reza Zerrab, SBK gibi nice uluslararası mafya örgütünün iş sahası haline getirdiler.

Libya’dan Ermenistan’a ve Afganistan’a, Güney Kürdistan’dan Ukrayna’ya, Venezüela’ya kadar her yerde işgalci-talancı politikayı sürdürebilmek için, öncelikle içeride demokrasi ve adalet diyenleri susturmak gerekiyor. İçeridekileri susturabilmek için ise her şeyden önce HDP’nin susturulması gerekiyor.

Çünkü kurulduğu günden beri Erdoğan diktasına karşı direnişin başını HDP çekiyor.

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra bütün katliamlara, tutuklamalara ve saldırılara karşın HDP diz çökmedi. Bütün engelleri aşa aşa bugünlere geldi. Bugün de ırkçı-faşist diktaya karşı direnişin en önündeki güçtür. İşte bu nedenle ilk hedefleri de HDP oluyor.

Bir taraftan tutuklamalar, yargı diye yapılan göstermelik gestapo tiyatroları, Kobanê ve HDP’yi kapatma davaları, bir yandan da tetikçilerine vur emri verip HDP binalarına göndermeleri…

Soygun ve katliam düzenini ayakta tutabilmek zorlaştıkça diktatörlüğün kanlı saldırıları daha da artacaktır.

Sedat Peker’in ifşaat ve itiraflarıyla ortaya çıkan rezaletler buzdağının sadece görünen kısmıdır. Tamamını ortaya çıkarmak ve temizlemek demokrasi güçlerinin işidir.

Erdoğan-Bahçeli çetesi HDP var oldukça rahat uyku yüzü göremeyecektir. Bu nedenle HDP’siz bir Türkiye hayaliyle kan dökmeye devam ediyorlar.

Demokrasi isteyen tüm güçler HDP ile birlikte yürümelidir. Hiçbir bahaneye sığınmadan HDP ile birlikte-yan yana olmalıdırlar. Sokakta da sandıkta da bu geniş ve ortak mücadeleye ihtiyaç vardır. Ortak mücadeleden kaçınanlar diktatörlüğün destekçisi durumunda olduğunu görmelidir. Yoksa kimse boşuna başkasını suçlamasın. 

Şenyaşarların ve Deniz Poyraz’ın katilleri başta olmak üzere bütün katillerin, soyguncuların, dolandırıcıların parmak izleri sarayda çıkıyor.

Saray diktatörlüğünü yıkmak tüm demokrasi güçlerinin acil görevidir. Gene atı alan Üsküdar’ı geçmesin, geçemesin. Boğaz’da boğulup gitsin.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.