• CHP artık bölünme, parçalanma istikametine sokulmuştur. Bundan sonra birleşse de, bu şartlarda toparlanması ve seçim kazanması çok zordur.

SUAT BOZKUŞ

CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı siyasi ortamı altüst etti. Tam da çözüm süreci ite kaka da olsa ilerlerken, Bahçeli ikide bir “çözüm sürecine devam” sinyali verirken bu butlan kararı saatli bomba gibi Ankara’nın göbeğine niçin atıldı, kim attı ya da attırdı?

Aslında TC devletinin ruhunu bilenler için çok da şaşılacak bir durum değil.

Zamanında “Siz kim oluyorsunuz oğlum, bu memlekete komünizm lazım olursa onu da biz getiririz” diyen tek parti diktasının Ankara valisi gibi, bugünün tek parti diktasının savcı-hakim ve adalet bakanı Akın Gürlek adaletiyle siyasete ayar verilmiş bulunuyor. Mutlak butlan sadece CHP’ye değil, esas olarak bütün halka verilmiştir.

7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin barajı aşmasıyla Erdoğan ve AKP’nin tek adam tek parti diktasına hukuken son verildi. Ama hukuk tanımaz Erdoğan, hemen Bahçeli ile anlaşıp seçimleri iptal ettirdi. HDP’ye yönelik başlatılan saldırı ve katliamlar içinde seçimler yenilendi. AKP yeniden çoğunluğu kazandı ya da doğru deyişle kaptı.

15 Temmuz darbe teşebbüsü ve ardından ilan edilen OHAL ile Erdoğan diktası kurumsallaştı. Bu süreçlerde Kılıçdaroğlu CHP’si “Aman haa, HDP’lillerle birlikte görünmeyin” diyerek CHP’yi HDP’den uzak tuttu. Bu da yetmedi. Yenikapı ruhuyla Erdoğan ile bütünleşip onun istediği her şeye evet dedi. “Anayasaya aykırı ama EVET” diyerek verdiği destek ile dokunulmazlıkları toptan kaldırıp tek parti diktasına son veren HDP’yi cezalandırdı. Demirtaş ve Yüksekdağ başta olmak üzere birçok HDP yöneticisi ve belediye eşbaşkanları bu nedenle hâlâ zindanlarda.

Bu gelişmelerden sonra tabanda gelişen ittifak eğilimi sonucu 2019 yerel seçimlerinde bütün büyükşehir belediyelerini CHP adayları kazandı. Oy oranı olarak CHP birinci parti oldu.

AKP oylarındaki düşüş ve CHP oylarındaki artış sürdü. 2023 seçimlerinde Erdoğan kıl payı farkla kazansa da 2024 yerel seçimlerinde Büyükşehir Belediyelerinin çoğunu CHP kazandı. AKP+MHP Cumhur İttifakı bozguna uğradı. O günden beri yapılan anketlerde Cumhur İttifakı sürekli olarak oy ve itibar kaybederken CHP’nin oyları artıyor.

Görünen köy kılavuz istemez. Cumhurcular ise kendisini riske sokmaz. Bu nedenle saldırıya geçtiler ve bu “mutlak butlan” belasını CHP’nin başına sardılar.

CHP’li belediyelerde yolsuzluk-hırsızlık varsa elbette cezalandırılmalı. Ama herkes biliyor ki mesele bu değil. Mesele bu olsa başta Akın Gürlek olmak üzere dışarıda AKP’li kimse kalmaz.

Bu vakitten sonra uslu uslu seçim gününü beklemek boşuna olur. Seçimler belki de ertelenir, belki de hiç yapılmaz. Bu durumda Özgür Özel’in telaffuz ettiği hayatı durdurmak, genel direniş ve diğer mücadele yolları açılmalıdır.

Muhalefet odaklarının “barış hemen şimdi ve herkese demokrasi” şiarıyla harekete geçmesi gerek.

Şunu herkes bilmeli ki, Amed’de faşizm ve İstanbul’da demokrasi ya da tersi olmaz.

Demokrasi ve barış ya herkese ya da hiç kimseye...

Erdoğan, Şara ile anlaşıp Rojava’ya çökmeye hazırlanırken, Trump desteğiyle muhalefeti susturup Putin tipi tek parti diktasını sağlama almaya çalışıyor. Eskiden, darbeler iktidara karşı yapılırdı. İktidardaki Erdoğan ise güçlenen ve iktidara gelmesi kaçınılmaz olan muhalefete karşı bir darbe yapıyor. Bu Bizans usülü, Osmanlı usulü açık bir saray darbesidir.

CHP, artık bölünme, parçalanma istikametine sokulmuştur. Bundan sonra birleşse de, bu şartlarda toparlanması ve seçim kazanması çok zordur. Özgür Özel çevresi, DEM Parti başta olmak üzere tüm muhalefet partileri ve demokrasi güçleri ile birleşmenin ve demokrasi için ortak mücadelenin yolunu bulmalıdır.