• Darbeler silahlı güçler tarafından sivil iktidara karşı yapılırdı. Şimdi sivil iktidarlar tarafından yargı eliyle yapılıyor. Bu darbe sonrasında muhalefet çift görünmeye başladı. Artık iki tane CHP ve her organının çift olduğu bir CHP var.

SUAT BOZKUŞ

Üçüncü Paylaşım Savaşı sıçramalı olarak ve taksit taksit sürüyor. Dünya büyük bir mayın tarlası gibi. Nerede patlayacağı belli değil.

Daha önceki paylaşım savaşları 3-4 yıl içinde bir tarafın (ittifakın) kesin zaferi, karşı tarafın da yenilgisi ve teslimiyetiyle sonuçlanmıştı. Savaşın sonucunda yapılan anlaşmalarla yeni dünya şekillenmişti. Arada çatışmalar olsa da dünyanın genel sınırları geçici de olsa istikrara kavuşmuştu. Son paylaşım savaşı ise her yönden karmaşık ve kaotik bir biçimde sürüyor. Kim, savaşın neresinde belli olmuyor. Saflar her an değişip alt üst olabiliyor.

Savaşa hazırlık olarak herkes hem iç cepheyi, hem de dış cepheyi güçlendirme derdinde.

İkinci Dünya Savaşı öncesi, bütün Avrupa tek adam diktaları altına alınmıştı. Faşizm, nazizm, Frankizm ve benzeri diktalar egemendi.

Komünizme karşı Hitlerizm ile işbirliği yapan tek parti diktaları her yeri kaplamıştı. Hitlerizm ve suç ortaklarının savaşı kaybetmesiyle dünyada demokratikleşme egemen oldu. BM ve uluslararası kurumlarda esen demokratik hava her yerde ezilenlere biraz nefes aldırdı. Türkiye’de CHP’nin tek parti diktasından, çok partili hayata geçiş bu şartlarda gerçekleşti. “Milli şef” dönemi kapandı ama demokrasi ve özgürlük gelmedi.

Türkiye yeni paylaşım savaşına hazırlanırken “Önce iç cepheyi tahkim etmek gerek” dedi. Bu nedenle içeride sorun olan muhalefeti tasfiye etmek öncelik kazandı. 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle bütün muhalefet Erdoğan arkasında birleştirildi. Buna karşı duran HDP muhalefeti ağır cezalarla ve hukukdışı baskılarla susturuldu. Şimdi de sıra Baykal ve Kılıçdaroğlu’nun aksine Erdoğan diktasına karşı çıkan CHP’yi susturmaya geldi. Şimdiye kadar birkaç hukukçu dışında kimsenin duymadığı, bilmediği bir “Mutlak butlan” kararı böyle gündeme getirildi. Böylece bütün milletin hukuk bilgisi de artmış oldu. Ama memlekette hukuk kalmadı.

ABD lideri Trump, geleneksel diplomatik kuralları, kurumları alt üst ederek kafasına eseni yapıyor. Trump, yeni bir dünya savaşını başlatırken eskinin kurum ve kurallarına uyamaz. Bu nedenle her gün yeni bir adet çıkarıp yeni bir hamle yapıyor. Trump’ın Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise tam bir sömürge valisi gibi davranıyor. Bütün diplomatik kuralları altüst ederek Ortadoğu’nun her ülkesine kafasına göre don biçiyor. BOP’dan sonra TOP(Trump –Tom Orta Doğu projesi) uygulanıyor.

Türkiye’de uzun süredir muhalefete muhalefet modası var. Şimdi de ana muhalefete darbe modası çıktı. “Mutlak butlan” darbesi budur. Darbe artık iktidara karşı değil ama tam tersine iktidarını korumak isteyen bir iktidar tarafından muhalefete karşı yapılıyor.

Darbeler silahlı güçler tarafından sivil iktidara karşı yapılırdı. Şimdi sivil iktidarlar tarafından yargı eliyle yapılıyor. Bu darbe sonrasında muhalefet çift görünmeye başladı. Artık iki tane CHP ve her organının çift olduğu bir CHP var. Bakalım bu garabet ne kadar sürecek ve nasıl çözülecek?

Daha önce HEP, DEP, HADEP, HDP’ye yapılan darbeler sonucunda tutuklanan Sayın Yüksekdağ, Sayın Demirtaş ve birçok siyasetçi hala zindanlarda. Askeri darbeler işleri çıkmaza sokunca işi yeniden siyasetçilere bırakırlardı. “Siyaset Mühendisleri” ne yapacaklarını kendileri de bilmiyorlar.

Ama onların amacı zaten siyasetin önünü değil, CHP’yi bloke edip siyaset dışı bırakmak. Türkiye askeri darbelerle baş etmekte tecrübeli ama bakalım siyaset mühendislerinin sivil darbesiyle baş edebilecek mi?

Siyaset mühendislerinin yukarıdan dayattıkları tüm kararlar için mutlak butlan kararı verilmeli ve siyaset kendi mecrasına bırakılmalıdır. Bunun için tüm darbe karşıtlarının birleşmesi şarttır. Yoksa “mutlak butlan” tüm siyaset alanını bloke edecektir.