- Bugün de “devlet aklı” Kılıçdaroğlu eliyle CHP’yi yönetmek ve sıfırlamak istiyor. Başarılı olurlarsa bir kez daha muhalefet etkisiz hale getirilecek ve Cumhur diktası saltanatını sürdürecek demektir.
SUAT BOZKUŞ
ABD Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilcisi Tom Barrack, 17-19 Nisan'da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda konuştu. Konuşması büyük tepki çeken sayın büyükelçi kendisini savunurken "Bunlardan bahsederken ideolojiden değil on yıllara dayanan ve zor kazanılmış gözlemler üzerinden konuşuyordum" dedi.
Ne demişti büyükelçi?
“Ortadoğu'da tutunabilen yegâne hükümetlerin monarşik yapılı "güçlü liderlik rejimleri" olduğunu” savunmuştu.
O günden sonra olup bitenlere bakıldığında, maalesef Bay Barrack bir daha haklı çıktı.
Barrack daha önce de Erdoğan diktasına meşruiyet verdiklerini söylemişti. Erdoğan’ın en önemli ve acil ihtiyacı da buydu. Erdoğan bu desteği aldıktan sonra, Özgür Özel’i tasfiye edip Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına bir kayyum, genel müdür olarak oturtabildi. Barrack’ın demokratik cumhuriyet yerine monarşiyi tavsiye etmesi, Erdoğan’a meşruiyet vermesi ülkenin bağımsızlıkçı, milliyetçi ve demokrat geçinen siyasetçilerini hiç de rahatsız etmemişti.
Cumhuriyetin birinci yüzyılına CHP’nin tek parti diktası damgasını vurmuştu. İkinci yüzyılına da AKP’nin tek parti diktası damgasını vurmuş görünüyor.
Tek partinin vesayet rejimine vura vura iktidara gelen Erdoğan, şimdi CHP diktasını aratacak bir AKP diktasını kurmuş bulunuyor. İlk günden beri Erdoğan’ın arkasında sıralanan diğer partiler bu diktatörlüğün yolunu döşediler. Baykal ve sonrası Kılıçdaroğlu devrinde CHP muhalefeti, tam da majestelerinin muhalefeti oldu. Hele 15 Temmuz malum darbe teşebbüsünden sonra Yenikapı ruhuyla Erdoğan etrafında kenetlenen bütün partiler hukuk dışı bir işbirliği ve suç ortaklığı içinde anayasayı istedikleri gibi değiştirip uyguladılar. Yargı kararlarını yok saydılar. Keyfi bir dikta yönetimi kurdular.
HDP yöneticilerini ve belediye başkanlarını kurban vererek kayyımlar sistemini kurdular. O günlerde arkadan el ovuşturan sahte demokratlar sıranın kendilerine de geleceğini hiç düşünmediler.
Özel’in CHP’si ise bu gidişatın tekerine çomak sokmaya çalıştı. Siyaset ve toplum mühendisleri zora düştü. Son yerel seçimlerde birinci parti olduktan sonra, CHP oyları hep yükselmeye başladı. Toplumda bir değişim umudu güçlendi.
Bu yükselişi durdurmak mümkün olmayınca akıl almaz hukuk oyunlarıyla CHP’ye müdahale edildi. CHP hukuk adı altında maskeli oyunlarla paralize edildi. Artık parti kimin eline geçerse geçsin eski formuna kavuşması, Erdoğan diktasına son vermesi çok zor görünüyor.
Şimdiye kadar sol partiler ve HEP, DEP, DEHAP gibi partiler kapatılıp susturuluyordu. Ama sonuçta onlara karşı da çaresiz kaldılar. 2015 seçimlerinde HDP barajı silip süpürünce Erdoğan’ın bütün oyunları bozuldu. İmdadına yetişen Bahçeli sayesinde tek adam, diktasını yıkılmaktan kurtardı. Üstüne bir de Cumhur İttifakı kurarak kalıcılaştılar.
Bugün de “devlet aklı” Kılıçdaroğlu eliyle CHP’yi yönetmek ve sıfırlamak istiyor. Başarılı olurlarsa bir kez daha muhalefet etkisiz hale getirilecek ve Cumhur diktası saltanatını sürdürecek demektir.
Devletin aklı başında mı yoksa başından bir karış yukarıda mı göreceğiz.