İşgale karşı Rojava’da birlik

Selim FERAT yazdı —

21 Eylül 2020 Pazartesi - 23:00

  • Rojava’daki birliğin, sadece Türk işgalinin sonunu getirecek değil, aynı zamanda Erdoğan’a "öldürmeyi iyi bilen" değil, suçlu sandalyesinde oturmaya mecbur edilen adam olduğunu öğretecek, bilge bir gelişme olacağından hiç kuşku duymuyorum.

Selimferat@web.de

Deneyimli Kürt siyasetçisi, yıllar önce Cizre Kantonu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığı yapan, son olarak Kürt Ulusal Birliği Partileri Temsilcilerinden olan Salih Gedo’yu yıllar önce dinleme fırsatı bulmuştum.

Ne söylediğini bilen adam, demiştim.

Bendeki profili şöyle oluşmuştu: Ağır top; fazla konuşmaz, konuştuğunda ne söylediğini bilir ve boşa alınacak kelime telaffuz etmez.

Birkaç gün önceki bir mülakatta Salih Gedo: "Kürt Birliği görüşmelerinde en zorlu ve en önemli eşik olan siyasi uzlaşı turu dün başarıyla sonuçlandı" dedi.

Kürt birliğini, gözlemleyen ülkeler:

ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere.

Bu şu anlama geliyor:

Amerika eksenini ABD ve İngiltere; AB’yi Almanya ve Fransa temsil ediyorlar.

Salih Gedo, ENKS’nin Rojava Özerk Yönetimi’nde yer alma talebinde bulunduğunu da açıklamıştı.

O’na göre Rojava, anlaşma sağlandıktan 1 yıl sonra, Özerk Yönetim alanlarında seçimler yapılacak ve ENKS yönetime ortak olacak.

Mülakatı okuduğumda, dikkati çeken iki garantör güç olduğunu algılıyorum:

ABD ve General Mazlum Abdî.

Bu birlik görüşmelerinin endişeleri bertaraf eden sonucu: ENKS’nin ortak yönetici olarak kabul edilmesi.

Bu görüşmelerin kararlı duruşu:

PYNK ve ENKS’nin bundan sonra Kürt Birliği’nin gerçekleşmesinin önüne asla engel kabul etmemelerini beyan etmeleri.

Birlik sağlanırsa, birliği 20 PYNK; 20 ENKS’li temsil edecek.

Salih Gedo, Türkiye’nin baştan beri görüşmelere ve Kürt Birliği’ne kesinlikle karşı olduğunu bildiklerini ve ABD’nin Türkiye’ye kesinlikle müdahale etmemesi gerektiği doğrultusunda uyarıda bulunduğunu da ekliyor.

Bu görüşmenin Rojava ve Kürdistan’ın diğer parçaları için umut uyandırıcı perspektifini Salih Gedo; "Ulusal Kongre" zemininin oluşması olarak formüle ediyor ve ekliyor: Kürt halkı öncü ve lider hareketleri ile bunu başarabilecek dirayet ve kudrete sahiptirler."

Rojava’da birlik için tur başarıya yakınken, önemli gelişmelerden biri, BM Bağımsız Uluslararası Suriye Soruşturma Komisyonu raporunu kamuoyuna açıkladı ve Türkiye’nin Efrîn, Serêkaniyê’de savaş suçları işlediğine dair deliller sundu.

Böylece, "Adam öldürmeyi iyi bilen", suçlu olmayı kabullenmeyen Türkiye’yi siyasi olarak temsil eden Erdoğan, askeri olarak temsil eden Akar hakkında suç duyurusu yolu açılmış oldu.

İkisinin de işlediği/azmettirdikleri savaş suçları:

"Talan, tecavüz, mülkiyet gaspı, adam kaçırma, işkence, esaret, cinayet, kültürel mirasın tahribi, merkezi hiyerarşi çerçevesinde demografik yapının değiştirilmesi…" olarak formüle edildi.

Komisyon Yüksek Komiseri Bachelet, Komisyon’un 45’inci oturumunun açılım konuşmasında: "Türkiye'yi soruşturmakta olduğumuz olaylarla ilgili olarak derhal tarafsız, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma başlatmaya çağırıyorum" dedikten sonra, Ankara’nın savaş suçları da dahil olmak üzere olası uluslararası hukuk ihlallerinden sorumlu olduğunu ve hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Bu gecikmiş ve uzun dönemdir beklenen gelişme, Türkiye değil, Erdoğan kartı ve aynı zamanda Efrîn başta olmak üzere diğer bölgelerin ve Güney Kürdistan’ı işgal kartını zayıflatan, tarihi bir gelişme olarak algılanmalıdır.

Sonuçta, Rojava’daki birlik, Kuzey ve Güney Kürdistan partileri arasında mutabakata yol açacak güç olarak rol oynayabilir.

Rojava’daki birliğin, sadece Türk işgalinin sonunu getirecek değil, aynı zamanda Erdoğan’a "öldürmeyi iyi bilen" değil, suçlu sandalyesinde oturmaya mecbur edilen adam olduğunu öğretecek, bilge bir gelişme olacağından hiç kuşku duymuyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.