KDP bu soruları cevaplamadıkça...

Selim FERAT yazdı —

9 Kasım 2020 Pazartesi - 23:00

  • Çatışma değil, birlik! Şimdilerdeki baş slogan bu olmasına rağmen, satırarası, "Güney’de tetikte olanlar", haber değeri taşımyor. Tetikte olanlar kimler? Kim kimin yaşamına kastetmek istiyor? Bu sorulara Güney’de birlikte cevap arayalım...

Birakujî isteyen Kürt var mı?

"Kürt kanı" (?) taşıyanlardan  bahsetmiyorum.

Erdoğan patentli olanlar da Kürt olduklarını söylüyorlar.

Erdoğan güdümlü  bir "birakujî" gerçekleşirse, bu Kürtler, "makul" gerekçelerle, böylesi bir felaketi, hayati ve gerekçeli olarak kabul edebilirler.

Binden fazla akademisyen, yazar, sanatçı, yani "Kürt Aydını" Kürt partileri arasında olabilecek bir çatışmaya "dur" diyecek bir çağrıya imza attılar.

Çatışma değil, birlik!

Şimdilerdeki baş slogan bu olmasına rağmen, satırarası, "Güney’de tetikte olanlar", haber değeri taşımyor.

Tetikte olanlar kimler?

Kim kimin yaşamına kastetmek istiyor?

Bu sorulara Güney’de birlikte cevap arayalım:

İngiliz Gazeteci Steve Sweney, "KDP ile Türk Devleti’nin Kandil bölgesinde bir istihbarat merkezi kurma çalışması" içinde olduklarını iddia etti;

Yakından tanıdığım bir eski KDP’li ve günümüzde de yetkilerle donanımlı köklü bir KDP’li aydın, Neçirvan Barzani’nin, Erdoğan’ın desteği olmadan bir varil petrol satamayacağını iddia etmişti;

Resim kareleri ve Ankara-Hewlêr ekseninden ziyaretler bu varsayımı doğrular nitelikte.

5 Kasım günü Yeni Özgür Politika'nın manşetine yansıyan ve Diyarbekir menşeli olduğunu tahmin ettiğim bir Erdoğan/Mesut Barzani fotoğrafı var.

Biraz daha yaklaşsalar, Brejnev/Honecker’in meşhur öpüşme tablosuna yakın bir poz ortaya çıkardı.

Bu fotoğrafın siyasi gizi hala diri duruyor.

Başûrê Kurdistan, sadece bir partinin değil, özgür yaşamak isteyen tüm Kürtler’in vatanı olmalıydı?

Böyle olmadığının anlaşılmasını buyuran KDP Genel Başkanı Mesut Barzanî oldu.

İddia ise, "Statü".

Statü derken, Başûr kültürüne ait bir yapılanmadan bahsediliyor.

Çünkü Başûr’da KDP ve YNK Bölgeleri var!

Her bölgenin hakimiyeti, o bölgedeki partiye ait.

Bir parti başka bir partinin hükümranlık alanında siyasi faaliyet yürütürse, statüyü bozma fiili icra ettiğinden dolayı "suçlu" mu sayılıyor, bilmiyorum?

Ancak son aylarda, Soran ve Barzan sahalarıyla ilgili çatışmalı siyaset, kamuoyunu ve Kürdistan’ın özgür düşünen insanlarını, muhtemelen Hewlêr ve Süleymaniye menzilli siyasete kanıksatılmak istenenleri de rahatsız etti.

Ve son dönemde buna bir de Şengal bölgesi  eklendi.

Şengal, DAİŞ’ten kurtarıldıktan sonra, politik bir nüfus olarak örgütlendi ve büyük bir ihtimalle "Heval"lerin eğitiminden geçen, siyasi adresi belli bir topluluk olarak örgütlendi.

Tıpkı Mahmur kampı gibi.

Mesut Barzanî bunu: "istikrar ve huzuru bozarak suistimal etme" fiili olarak yorumladı. Ve tetiktekilerin meşru savunma hakkının olabileceğine işaret etti.

Ancak özellikle KDP şu soruları cevaplamadıkça, tetikte olanların parmaklarını oradan çekmeleri, ve Kürdistan halkının siyasi tansiyonunun hiper düzeyden aşağı düşmesi mümkün olmayacaktır:

♦ 1- Hewlêr’de, Şengal’da birlikte DAİŞ’e karşı mücadele eden Peşmerge ve Gerilla güçlerinin, güç birliklerini bozan, itici güç kim?

♦ 2- Özellikle Efrîn’in işgali döneminde, KDP’yi hangi güç atıl olmaya mahkum etti?

♦ 3- KDP ve Türk MİT’i arasındaki ilişkiyi hangi güç, nasıl sağlandı?

♦ 4- Şengel’in Êzîdîler tarafından yönetilen özerk bir bölge olmasını hangi güç engelledi ve KDP neden buna karşı çıkmadı?

♦ 5- Kürdistan’daki Kurtuluş Mücadelesi’nin savaşan iki gücü Peşmerge ve Gerilla güçlerinin barış ve ittifak içinde yaşamaları için KDP’nin planı ne?

♦ 6- KDP Rojava’daki kazanımları savunmak için neden ortak bir Peşmerge/Gerilla tugayı oluşturmak için maddi olanaklarını kullanmıyor ve uluslararası etkisini harekete geçirmiyor?

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.