Kobanê, sadece Kobanê değildir
Suat BOZKUŞ yazdı —
- Kobanê, bütün Kürdistan ve bütün Kürtler demektir. Onların haklı istemlerini, mücadelelerini destekleyen tüm halklar ve ilerici insanlık demektir.
SUAT BOZKUŞ
Suriye ile QSD anlaşmasından sonra hızlı gelişmeler yaşanıyor. Rojava’nın Suriye ile bütünleşmesi-entegrasyonu süreci birçok tartışmayı da beraberinde getirdi ve getirecek. Şu açık ki; artık tamamen farklı bir süreç başlamıştır. Böyle süreçlerde, yani bir tarafın zaferi ya da bozgunu-teslimiyeti üzerine değil de uzlaşma ile çözülen süreçlerde tarafların her istediği hemen olmayabilir. İki tarafta da memnun olmayanlar, itiraz edenler olabilir ama bunlar artık tartışılarak aşılacak ve çözülecek ya da çözülmesi gereken sorunlardır. Rojava’daki anlaşma ve sorunların müzakere yoluyla çözüm aşamasına gelmesi, tıkanmış gibi görünen 'çözüm süreci'ne de yeni bir ivme kazandıracaktır.
Kağıt üzerinde anlaşma imzalanmasına rağmen pratikte birçok sorun hala çözüm bekliyor. En önemlisi de halkın en hayati ihtiyaç maddelerine konulan ambargo ve Kobanê üzerinde sürmekte olan kuşatmadır. Bölgeden gelen haberlere göre, Kobanê’de 600 bin insan, 14 gündür ağır kuşatma altında. İlaç ve gıda kalmadı; fırınlar, yakıt ve un yetersizliği nedeniyle durmak üzere. Kobanê halkı, bu kışta kıyamette açlığa ve soğuğa karşı dişiyle tırnağıyla direniyor. Bu direnişiyle sadece dört parçadaki halkı değil, tüm dünyadaki yurtsever Kürtleri ve dostlarını da birleştiriyor. Bütün dünyada günlerdir sokaklar ve meydanlar, Rojava’ya özgürlük isteyen milyonlarla dolup taşıyor. Yani açıkça görülüyor ki; Kobanê, sadece Kobanê değildir. Kobanê, bütün Kürdistan ve bütün Kürtler demektir. Onların haklı istemlerini, mücadelelerini destekleyen tüm halklar ve ilerici insanlık demektir. İşte 2014'ten beri direnen, boyun eğmeyen Kobanê halkından bunun intikamı alınmak ve boyun eğdirilmek isteniyor. Erdoğan ve Bahçeli ile bütün dünya görmeli ki; Kobanê’nin ezilmesi üzerine barış ya da çözüm olamaz. Bu nedenle Kobanê üzerindeki hukuk ve insanlık dışı kuşatma derhal kaldırılmalıdır. Gıda, ilaç, bebek maması gibi insani yardımları bile engelleyen ambargoya son verilmelidir.
Rojava’da anlaşma ve çözüm yoluna girilmesi Türkiye’deki çözüm sürecini de hızlandıracaktır. Tersi de doğrudur: Rojava’daki tıkanma ve çözümsüzlük, Türkiye’deki çözümsüzlüğü ve tıkanmayı da derinleştirecektir.
Özgürlük mücadelesinin birleştirici gücü bir daha ortaya çıktı. Kürtler arasında yıllardır tartışılan ulusal birlik sorunu Kobanê odaklı olarak birkaç hafta içinde çözüldü. “Kürt anasını görmesin” zihniyetindeki kemikleşmiş Kürt düşmanlarını bir kenara bırakırsak muhalefetin önemli bölümü de Rojava’daki direnişin ve özgürlük cephesinin yanındadır. Kürtlerin eşitlik ve özgürlük mücadelesine karşı çıkanlar ise istedikleri kadar modern-Kemalist geçinsinler, Kürtlere karşı Colani-Şara cephesindedir. Artık onların kazanma şansı kalmadı. Kobanê direnişi etrafında birleşmek, siyasetin ötesinde bir insanlık görevidir. Bu görev yerine getirilmeden bir adım ileri gidilemez. Meydanları zapteden kitleler bu görevin başarıyla yerine getirileceğini ilan ediyor.
