Oyalayan da oyalanan da belli

Cihan DENİZ yazdı —

  • Devlet Bahçeli'nin son konuşmasının muhatabı Kürt tarafı değil, bizzat iktidar bloku içinde süreci sürüncemede bırakmaya çalışan kesimlerdir. Oyalayan da oyalanan da bunlardır.

MHP Genel Başkanı’nın, son grup toplantısındaki konuşmasında sürece ayırdığı bölümler, kritik mesajlar taşıyordu.

Bahçeli, yaklaşık bir yıl önce, 17 Mayıs 2025'teki konuşmasına atfen “Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Bir kanat Öcalan’ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi. İkinci kanadı, millet olarak hep birlikte gövdeye getirmeliyiz” dedi.

Bahçeli, bunların ardından ise “Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zaafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalama ve oyalanmaya gerek yoktur. Biz diyoruz ki, barış; teslimiyet değildir. Barış; taviz değildir” diyerek konuşmasını sürdürdü.

Bahçeli’nin konuşmasında üç nokta öne çıkmaktadır.

* Birincisi ve belki de en kritik olanı; Bahçeli çok önemli bir gerçeğin altını bir kez daha çizmektedir; yani Kürt sorununun barışla çözümüne tek taraflı atılacak adımlarla, daha açıkçası sadece PKK’nin kendini feshetmesi ve buna bağlı atacağı tek taraflı adımlar ile ulaşılamayacağı gerçeğinin. Bu, aslında iktidar kanadının önemli bir kesiminin pozisyonudur. Kürt sorununun tarihsel, sosyolojik, sınıfsal boyutlarını göz ardı edip sorunu sadece şiddet bağlamında ele alan ve PKK ile özdeşleştiren bu kesimler için, PKK’nin kendini feshetmesi ve silahlı mücadeleye son vermesi ile sorunun kendisi de otomatik olarak çözülmüş olacaktır; bunun ötesinde köklü adımlar atmanın ne anlamı ne de gereği vardır. Bahçeli’nin bu anlayışa karşı barışa ancak iki tarafın atacağı karşılıklı ve birbirini tamamlayan adımlar ile ulaşılabileceğini söylemesi dikkat çekici olduğu kadar önemlidir de. Buna bağlı olarak da Bahçeli, bizzat bu sürecin başlatıcısı olan bir aktör olarak atılması gereken adımlar noktasında süreci yakından takip ettiğini belirtmektedir.

* Öne çıkan ikinci husus; Bahçeli'nin barışın teslimiyet ve taviz olmadığını belirtmesidir. Bunca yaşanan acının sonunda Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olan partinin Genel Başkanı’nın Kürt siyasetinin tüm özneleriyle onlarca yıldır haykırdığı bir gerçeği dillendirmesi üstünden atlanmaması gereken önemde bir noktadır.

* Üçüncü husus; Bahçeli, “oyalama ve oyalanmaya gerek yok” diyerek atılması gereken adımların zaman geçirmeden atılması gerektiğini belirtmektedir. Bu ,aynı zamanda bir oyalanma ve oyalamanın söz konusu olduğunu göstermektedir.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde Bahçeli’nin konuşmasının satır aralarından sürecin ilerleyiş hızına ve temposuna ilişkin bir eleştirisi olduğunu okuyabiliriz. Anlaşılan işler, çok önemli ve kritik adımlar atılmış olsa da Devlet Bahçeli’ye göre olması gerek hız ve tempoda gitmemektedir ve Bahçeli bu noktalarda uyarılarda bulunmaktadır.

Asıl sormamız gereken “bu konuşanın muhatabı kimdir” sorusu olmalıdır. Diğer bir ifadeyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu konuşmasında sürece ilişkin uyarı ve mesajlarıyla Kürt siyasetine mi hitap etmektedir? Yoksa beraber iktidar olduğu kimi kesimlere mi?

Yukarıda konuşmasından aldığımız kısımlardan da açıkça görüleceği gibi, Bahçeli’ye göre Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonucu PKK’nin kendini feshetmesi ile Kürtler üzerlerine düşeni yerine getirmiştir. Dolayısıyla bu konuşmada sürece ilişkin yapılan vurguların muhatabı ne Abdullah Öcalan’dır ne de Kürt siyasetidir. Muhatap bizzat iktidar bloku içinde süreci sürüncemede bırakmaya çalışan kesimlerdir. Dolayısıyla da oyalayan da oyalanan da Kürtler değil, bu kesimlerdir.

Nitekim barışa ve barışa giden yolda Kürtler adına muhatap olan Abdullah Öcalan’a bağlılıklarını gösterdikleri coşkulu Newroz kutlamalarının ardından bizzat Abdullah Öcalan için açılan resimler ve pankartlar ile Öcalan için atılan sloganlar bahane edilerek Türkiye ve Kürdistan genelinde yüzlerce kişinin gözaltına alınması, bunlardan onlarcasının tutuklanması bile başlı başına kimin kimi oyalamaya çalıştığını çok net ortaya koymaktadır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.