Putin’in savaşı dünyayı değiştirmeyecek ama…

Selim FERAT yazdı —

28 Şubat 2022 Pazartesi - 23:30

  • Bu hafta Almanya’daki okurlar, ağırlıklı olarak: "Putin’in Savaşı- Dünyayı değiştiren saldırı" konusunu işleyen "Der Spiegel" dergisini okuma fırsatı bulacaklar.
 

Her savaşın dünyayı değiştirdiğini bilen editörler, Ukranya’da başlatılan bu savaşın bir yerde Irak ve Suriye savaşının da devamı olduğunu biliyor olmalarına rağmen, derginin ana temasını böyle tayin etmelerinin nedenlerini merak ettim

Dergide eski SPD Başkanı/Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile bir söyleşi yer alıyor. Gabriel, Putin’in bir "Çarlık" Rusyası yapılandırmak peşinde olduğunu ve bu büyük güç ile "Avrupa'nın kaderini belirlemek" amacında olduğunu vurguluyor.

Talebi: "Alman askerleri de dahil olmak üzere NATO'nun derhal seferber edilmesi."

Derginin çıktığı Şubat’ın 26’sında sosyal demokratların öncülüğünü yaptığı üçlü Alman Hükümeti, Ukranya’ya silah verme kararı aldı.
Bir gün sonra ise, Almanya Parlamentosu, 'tarihi özel oturum’la Pazar günü toplandı ve Hristiyan Demokrat Parti’nin desteğiyle, 2022 bütçesinden askeri harcamalar için 100 milyar euroluk özel bir fonun ayrılması kararını aldı.

Putin’in savaşının şimdilik dünyayı değil, Almanya’yı değiştirdiğinin ilk belirtileri bunlar.

Birinci Dünya Savaşı öncesi, 4 Ağustos 1917 Alman Sosyal Demokratları’nın (USPD) tarihinde bir dönüm noktasıydı. Bu oturumda, savaş kredilerinin onaylanmasına öncülük yapan sosyal demokratlar hükümetten taraf olmuş ve muhalefete fiili olarak yüz çevirmişti. USPD’nin öncülerinden Karl Kautski, sonradan Lenin tarafından "dönek" olarak adlandırılmıştı.

Alman ordusunun 1989’dan bu yana küçüldüğüne yer veren Der Spiegel, askerlerin sayısının 310.000 oranında azalıp 180.000’e gerilediğini, savaş tanklarının sayısında 4700 gerilemenin olduğunu ve aktüel durumda Almanya’nın sadece 300 savaş tankına sahip olduğunu, savaş uçaklarının sayısında 390 adet azalmanın bulunduğunu ve Ordunun sadece 230 savaş uçağına sahip olduğunu belirtiyor.

İkinci kez Alman sosyal demokratları savaş ekonomisine kredi ayırmaya öncülük ediyorlar.
Bu Almanya’nın yakın tarihinde, son otuz yılda alınan devasa bir değişim kararı olarak görülmelidir.

Dergi, bir kaç yıl önce NATO’nun "beyin ölümü" geçirdiğinin iddia edildiğini ve NATO’nun aktüel durumda ise "aniden eski savaşta olduğu kadar önem" kazandığının da altını çiziyor.

Dergi yazarlarından Gebauaer ve Neukirch, iki buçuk yıl sonra ABD’de yeniden başkanlık seçimleri yapılacağını, Trump’un aday olmasının oldukça mümkün olacağını; Trump’ın zaferinin aynı zamanda Putin’in de zaferi olacağını belirtiyorlar.

Alman Federal Ordu Üniversitesi'nden Carlo Masala, Putin‘in çok mantıklı bir aktör ve intihar bombacısı olmadığının altını çizerken, başka bir yerde: "Büyük güçler adına açık, acımasız bir güç ve çıkar siyaseti dönemine girdiğimize inanıyorum" tespitinde bulunuyor.

Putin’in başlattığı savaş, dünyayı değiştirecek değil; kartların daha da açık oynandığı ve arka planında Çin-ABD gigantlarının da büyük çapta rol oynadığı bir senaryonun devamı oldu.

Savaşın Avrupa’ya ve giderek dünyaya yayılacağını iddia edenler için önemli bir belirleme ise dergiyle söyleşi gerçekleştiren Masala’dan: "Ordudan gelen daha fazla tehditle, bazen orduyu kullanmaktan daha fazlasını başarabilirsiniz. Bunu Putin yapıyor."

Bu savaşın Rusya ile Çin’i daha da yakınlaştırabileceğine dair bir görüş ise, Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Gabriel Felnbemayr’dan. Der Spiegel’de kendisiyle yapılan söyleşide: "Rusya ve Çin daha da yakınlaşırsa, elimizdeki kartlar kötü olacak" belirlemesiyle bu savaşın sadece Ukranya’da hasara yol açmayacağını, Avrupa düzeyindeki ekonomik maliyetinin yüksek olacağının da altını çizmektedir.

Silahlı bir savaş var.
Asıl silahın ekonomi olduğunu düşünürsek, bu savaşın Dünya Bankası, Amerikan Merkez Bankası, Çin, Avrupa ve özellikle de Alman ekonomik çıkarları eksenindeki ekonomik çatışmaların toplamının bir sonucu olduğundan hareket edebiliriz.

Her şeye rağmen, dünya insanlığının yüzde 80’ini oluşturan zengin olmayanların ve ezilenlerin her zaman olduğu gibi bir talebini geçen Pazar günü Berlin’de yüzbinler haykırdı: savaşa son!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.