- Trump ile Erdoğan’ın kaderini tek resim karesi dışında tutmak, politik barometreye uymuyor. Erdoğan’ı, son Ankara ziyaretinden sonra seruma bağlayanın Trump olduğu biliniyor.
SELİM FERAT
Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Muhalif Öğrenci Listesi karşısında seçimleri kaybetmesini, yerkürede politik arenada meydana gelen sosyal depremlerden biri olarak görmek gerekiyor.
Öncesinde, Nisan'da Orban’ın seçimleri kaybetmesinden sonra seçimlerin galibi Maygar’ın, "Orbán sistemini birlikte oylarla devirdik, Macaristan'ı birlikte özgürleştirdik" açıklaması, bölgesel değişimin sinyalini vermişti.
Lula’nın oyların yüzde 51,8’ini alarak Bolsonaro dönemine son vermesi, "demokrasiyi güvenceye almak" olarak tanımlandı. Bu gelişmeler, Orbán‘ın devrilmesiyle başlayan Trend’in kıtalararası etkiye sahip olduğuna işaret etmişti.
Sonrasında Almanya’nın başkenti Berlin’de Sol Parti’nin seçimleri kazanması, radikal siyasi bir viraj olarak kayda geçti.
Anketler, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Analistler, hayat pahalılığının Trump/Cumhuriyetçileri kritik bir dönemin eşiğine getirdiği görüşündeler.
Kunuyla ilgili başvurmak istediğim önemli bir Trump gözlemcisi var:
"Frankfurter Allgemeine" gazetesinin son Pazar günkü manşet yazısını kaleme alan Majid Sattar, 2021’deki Kongre baskınına bizzat tanıklık etmiş. "Trump Sonrası Döneme Hoşgeldiniz" başlığını taşıyan yazının yazarı, Washington D.C.‘den kaleme aldığı yazılarda, Trump döneminin sona ermesiyle, Cumhuriyetçi Parti’nin ve muhafazakar seçmen tabanının yaşadığı ideolojik yeniden yapılanmanın sona ermeyeceği görüşünde.
Sattar, Trump'ın seçimle görevden uzaklaştırılmasının, Trump öncesi dönemin siyasi normalliğine otomatik bir dönüş anlamına gelmediğinin altını çiziyor, devamla, ABD'nin dış politika, ticaret ve göç politikalarındaki önceliklerin kalıcı bir biçimde değiştiğini aktarıyor.
"Trumpizm" dönemi sona ererse "Erdoğanizm" dönemi de sona erer mi?
Trump giderse, Erdoğan ve ABD’li yakın komşusu, Türkiye yararına "perde arkasında anlaşmalar ve gizli mutabakatlar yürüten" biraz mafyavari, az hilebaz Tom Barrack’ın da sonunun gelmesi ihtimali büyük.
Trump’ın yeniden seçilme ihtimali çok düşük:
Şubat 2025'te ikinci dönemine başladığında, Trump'ın Pew Araştırma Merkezi anketlerindeki destek oranı yüzde 47 seviyesindeydi; yaklaşık iki yıl sonra, Ekim 2026'da ise bu oran yüzde 30'a geriledi.
Trump’un kaderiyle Erdoğan’ın kaderini tek resim karesi dışında tutmak politik barometreye uymuyor; Erdoğan’ı, son Ankara ziyaretinden sonra seruma bağlayanın Trump olduğu biliniyor.
Erdoğan örneğine dönersek:
Ekonomik durum daha da kötüye gidiyor ve hayat pahalılığı bir üst seviyeden daha üst bir seviyeye tırmanıyor.
Erken seçim için Erdoğan ve Bahçeli’nin 360 oyu yok.
Olacaksa 2028 seçimleri öncesinde Türkiye'deki güncel gelişmeler çelişkili:
Sürecin tıkandığını iddia eden İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan. "Süreci sabote etmeye çalışanlara geçit vermeyeceğiz" diyen ise Türk Adalet Bakanı.
Farklı siyasi ve ideolojik eğilimlere rağmen Erdoğan’ın icazetini almayan güçlü başka bir adayın çıkma ihtimalinin olmadığı Türkiye’de, seçimleri ne başka biri ne de Erdoğan kazanabilir.
Erdoğan’ın ve geleceğin nasıl yapılanacağına karar verecek olan Kürtlere büyük bir sorumluluk düşüyor.