12 Eylül: Enterge yüzsüzlük

Suat BOZKUŞ yazdı —

18 Eylül 2020 Cuma - 23:00

  • Erdoğan ve Bahçeli 12 Eylül faşist diktatörlüğünün doğrudan ürünü, suç ortağı ve devamıdır. Zaten 12 Eylül’ün anayasasına da, tüm kurumlarına da açıkça sahip çıkıp ayakta tutuyorlar.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin 40. yıldönümü nedeniyle birçok kınama ve anma eylemleri yapıldı. 12 Eylül faşist darbesinin katlettiği masum insanları, idam sehpalarında, işkencelerde, kahpe pusularda direnerek can veren devrimcileri, hala cenazesi bulunamayan kayıplarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz.

12 Eylül’de bir garip anma ise Yassıada’da yapıldı. Erdoğan ve kafadarları ‘Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu” düzenlediler. Programa TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski Başbakan Tansu Çiller ile BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve DP Genel Başkanı Gültekin Uysal da katıldı. Aslında tam bir kara mizah, utanmazlık ve yüzsüzlük örneği… Demokrasiyi, milli iradeyi katledenler, dillerine doladıkları demokrasi-milli irade kavramlarını iyice kirlettiler. Bununa da kalmadılar. Açık ve kaba yalanlarla tarihi alt üst etmeye kalkıştılar.

Türkeş o dönemde “Biz içerideyiz ama fikirlerimiz iktidarda” demişti. Aslında bu itiraf her şeyi özetliyor.

Şimdi bu sözün üstüne Erdoğan’ın “Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor.” demesinin anlamı nedir?

Bu sözü havada kapıp kendisine “PKK’ye karşı mücadele ettiği için tasfiye edilen sol” payesi çıkartan Tayyipçi-Perinçekçileri bir kenara koyarsak Erdoğan’ın bu sözü önemlidir. Çünkü hala sol ile PKK’yi ayrıştırıp çatıştırma amacına yönelik kirli bir kışkırtma senaryosudur. Neresinden bakarsak bakalım bu saçma ve uydurma senaryoyu AKP genel başkanı söyleyince ciddiye alanlar olabilir. En azından bunu deşifre etmek için tarihe not düşelim:

Bugün 12 Eylül’e karşı veryansın edenler kırk sene önce 12 Eylül diktasına karşı ne yaptılar?

Perinçek ve avanesi sıkıyönetim mahkemelerinde 12 Eylül darbesini destekliyor ve sola karşı kışkırtıyordu. MHP’liler ve Türkeş ile birlikte “Ordu dil ve istihbarat okulu”nda misafir edilen Perinçekler aslında hapishane yüzü görmedi. Bırakalım Diyarbakır zindanını, Mamak, Metris ve Kabakoz zindanlarından bile haberleri olmadı. Ama sonradan yazılan zindan anılarını bile okumamışlar. Okusalardı biraz gerçeklerden haberleri olurdu.

Sarayköy Cezaevinde saray konforu içinde iki ay kalan Erdoğan da kendisini demokrasi kahramanı zannediyor. Ama ya dünyadan haberi yok ya da bile bile yüzsüzlük yapıyor.

“Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor.” dediği dönemde bu nasıl yapılmış? Amed zindanlarındaki vahşetle mi? Oraya ziyaret giden anne babalar bile işkence görüyordu. O Amed zindanları ki Hitler’in toplama kamplarıyla yarışır ve onlarca kitaba, şiire, filme konu olmuştur. Erdoğan-Bahçeli ve tetikçilerini o zindanlara koysalardı bir saat bile dayanamazlar ve hepsi de Esat Oktay’ın köpeği Co’nun bakıcısı olurdu. Erdoğan bunların hiçbirini görmedi mi, duymadı mı? Devlet bütçesinden beslediği yüzlerce danışmanı ne işe yarıyor?

Evet, 12 Eylül birilerinin önünü açmak için solu tasfiye etti. Ama bu birileri Erdoğan-Bahçeli gibilerinden başkası değildi. Türkeş’in bile Bahçeli’ye güvenmediği, arkadaşlarını ona karşı uyardığı biliniyor. Erdoğan ve ekibinin ise Fethullahçılar başta olmak üzere her türlü tarikatla ve Genelkurmayla anlaşarak Erbakan’ı satıp iktidar olduğu herkesin malumudur. Şimdi bu iki şüpheli şahıs ve Çiller gibi kafadarları Yassıada’da buluşup bütün aleme demokrasi dersi veriyor. İşte bu yaptıkları, bu sahte kahramanlıkları “entegre yüzsüzlük”ten ve “Herkesi kör, alemi sersem” sanan kurnazlıktan başka bir şey değildir.

Erdoğan ve Bahçeli 12 Eylül faşist diktatörlüğünün doğrudan ürünü, suç ortağı ve devamıdır. Zaten 12 Eylül’ün anayasasına da, tüm kurumlarına da açıkça sahip çıkıp ayakta tutuyorlar. Ama kendileri de bu faşist sistemle birlikte yok olmaktan kurtulamayacaklardır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.