Bakiye çeteler düzeni

Suat BOZKUŞ yazdı —

14 Mayıs 2021 Cuma - 23:00

  • Çiller-Ağar-Çatlı çetesinin artıkları birleşip Erdoğan’ın arkasında toplanmıştır. Erdoğan “bakiye toprakları” değil “bakiye çeteleri” kurtarmaktadır. Yani çete artıkları birleşip iktidara yerleşiyor.

Türkiye mafyatik çetelerin cirit attığı bir alana dönüşmüştür. Biz sistemi eleştirince sistemin savunucuları hemen saldırıya geçiyor:

- Canım Amerika’da mafya yok mu?

- Almanya’da silahlı çeteler yok mu?

- İtalya’da siyasetçiler öldürülmüyor mu?

- Hollanda’da bile öldürülmedi mi?

Mafyatik sistemin muhafızlarına laf anlatmak olanaksız ama biz okurlarımız için bir hatırlatma yapalım:

Evet, hepsi de var ama aradaki fark bir nicelik farkı değil, nitelik farkı. Oralarda istisna olan Türkiye’de kural olmuştur.

Türkiye’nin siyasi liderleri kendilerine ulu önder, milli şef, Karaoğlan, baba, patron, başbuğ gibi sıfatlarla hitap edilmesini tercih etmişlerdir. İlk defa bir devlet başkanı kendisine mafya tabiriyle “reis” dedirtmektedir. Hatta bu devlet başkanı bakanlar kurulu toplantısında bakanlara kızınca “Herkes kendine göre racon kesmesin. Burada racon kesilecekse ben keserim” diye posta atmaktadır.

Sedat Peker gibi birisi devlet korumasında sahaya sürülmekte ve işlediği cinayetlerle yıllarca fiyaka yapmaktadır. Şimdi başladığı itiraflarıyla bütün basını işgal etmekte, İçişleri Bakanı bu kişiyle doğrudan muhatap olmaktadır. Halkın sorunlarına bir satır yer vermeyen, muhalefet partilerinin eleştirilerini yok sayan bir medyada, bu mafya şeflerinin söyledikleri her gün manşetlerdedir. Mafyatik çeteler ‘Cumhur İttifakı’nın en büyük ortağıdır.

Bu mafya şeflerinden bir diğeri Erdoğan ve Bahçeli’nin işbirliğiyle salıverilmiştir. Çıktıktan sonra da CHP liderine ağır hakaret ve tehditler savurmuş ama hiçbir savcı soruşturma açmaya cesaret edememiştir. Bu şahıs ve kafadarları bir marina şovda bir araya gelmiştir. 93 konsepti devrinin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar faili meçhul denilen binlerce cinayetin, kayıpların ve Susurluk çetelerinin baş sorumlusudur.

Susurluk’ta ortaya çıktıktan sonra bukalemun gibi kuyruğunun ucunu feda edip kurtulan Çiller-Ağar-Çatlı çetesinin artıkları birleşip Erdoğan’ın arkasında toplanmıştır. Erdoğan “bakiye toprakları” değil “bakiye çeteleri” kurtarmaktadır. Yani çete artıkları birleşip iktidara yerleşiyor.

Sedat Peker konuştukça bu çetelerin foyaları iyice ortaya çıkmaktadır. Gerçi bunlar bilinmeyen, tahmin edilmeyen işler değildi. Ama uzun bir aradan sonra içeriden birisi, bizzat bu işleri yürütenlerden birisi itiraflara başlamıştır. Bundan sonra artık sussa da, susturulsa da yolsuzlukların, katliamların üstünü örtemezler. Ortaya atılan her bir iddia bırakın bakanları hükümetleri bile silip süpürecek derecede vahimdir. Ama şimdilik medyadaki gürültüden başka resmi bir kıpırdama, savcılık soruşturması, mahkeme falan yoktur. Çünkü her zamanki gibi bunu yapanlar kendilerini “iç ve dış düşmanlara, teröre karşı” mücadelenin en öndeki fedaileri olarak lanse ettikleri için şimdiye kadar kimse kendilerine dokunamamıştır. Hepsi de büyük reisin kanatları altındadır. Büyük reis “Beka sorunu” var deyip bütün çeteleri sahaya sürmektedir. Çetelerin kendilerinin bir beka sorunu olduğu açıkça görülüyor.

İsrail Filistinlilere saldırırken Erdoğan-Bahçeli çetesi de Rojava ve Güney Kürdistan’a saldırmaktadır. Bütün faşist çeteler gibi kendi iktidarını sürdürebilmek için her yeri kana bulamaya hazırdırlar. Halk güçleri bu tehdide ve ağır saldırılara karşı koyabilirse çetelerin nefes boruları da tıkanmış olacaktır. Matruşka bebekleri gibi iç içe geçmiş olan çeteler sistemini kökten temizlemek için şartlar olgunlaşmaktadır. Halklara düşmanlık temelinde örgütlenip saldırıya geçen bu mafyatik çeteler sistemi varlığını içte ve dışta bir savaş ortamına borçludur. Çete şeflerinin demokrasi-ateşkes-barış ve çözüm sözlerinden öcü gibi korkması da bundandır. Erdoğan-Bahçeli çetesinin bu kadar sıkışmasından sonra savaşı iyice azdırmasına ya da yeni bir hayali altın-petrol yatakları bulmasına şaşmamalı. Ne yaparlarsa yapsınlar halk düşmanı çete faaliyetlerinin hesabını vermekten kurtulamayacaklar. Bohça iyice açılsın-dökülsün bakalım.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.