Devşirme siyaset mühendisleri ve HDP

Suat BOZKUŞ yazdı —

23 Ekim 2020 Cuma - 21:27

  • AKP-MHP diktası içte ve dışta siyasi ve askeri olarak çıkmaza girdikçe iyice saldırganlaşıyor. Bu diktatörlüğün demokratik bir ortamda halkın onayını alması olanaksızdır.

Osmanlı sistemi devşirmeciliğe-devşirmelere dayanır. Bu durum en acıklı örnekleriyle birçok kitaba, filme konu olmuştur. Bir yeri işgal edip ahaliyi kılıçtan geçiren Osmanlı, geride kalmış olanlara ganimet olarak el koyup kadınları hareme almış, erkekleri de yeniçeri ocağına yazdırmıştır. Bunlardan bazıları Pargalı İbrahim gibi saraya damat olup sadrazamlığa kadar yükselmiştir. Hürrem Sultan gibileri ise padişahın eşi olarak sarayda etkili olmuştur.
Cumhuriyet ilan edildi diye usul değişmiş değildir. Ermeni ve Kürt soykırımlarından sonra da nice öksüz-yetim çocuk devşirme yöntemiyle devletin hizmetine koşulmuştur. Çoğu yaşadığı dramın farkına bile varmamıştır.
AKP-MHP diktası içte ve dışta siyasi ve askeri olarak çıkmaza girdikçe iyice saldırganlaşıyor. Bu diktatörlüğün demokratik bir ortamda halkın onayını alması olanaksızdır. Bu nedenle her türlü kural ve kanunu çiğneyerek kurduğu diktatörlüğü gene aynı zorbalıklarla sürdürmek istiyor. Sallanan AKP-MHP diktasını zorbalıkla ayakta tutmak mümkün olabilir mi?
Erdoğan gerçeği itiraf etmek zorunda kaldı. Bazen Allah mı söyletiyor derler ya yoksa Erdoğan ağzından mı kaçırıyor bilemem ama arada bir böyle sözlerle gerçeği açıklıyor. Daha önce bir toplantıda “Hepimiz İstanbul’a ihanet ettik” demişti. Sanki 25 sene kesintisiz olarak İstanbul’u idare edip yağmalayan AKP değilmiş gibi.
Şimdi de dert yanarken “Fikri iktidarımızı tesis edemedik” buyurmuş. 19 senedir Maliyesiyle, Milli Eğitimiyle, Diyanetiyle, Kuran kurslarıyla, vakıflarıyla, zorunlu din dersleriyle har vurup harman savurduktan sonra, yerli ve milli nesiller yetiştiriyoruz yavelerinden sonra “mağdur ve mahzun” olarak söylediği bu.
Akşam sabah fetva veren ve birkaç bakanlıktan daha çok para harcayıp, yetmiyor diyerek ek bütçe isteyen Diyanet İşleri Başkanlığı da “Gençler arasında dinin zayıfladığını, ateizm ve deizm gibi akımların güçlendiğini” söylemişti.
“18-29 yaş grubu arasında yapılan bir araştırmaya göre, gençlerin yüzde 76'sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak istiyor. Her iki gençten biri mutlu olmadığını ifade ederken, yüzde 77'si torpilin yetenekten daha etkili olduğuna inanıyor.”
Her türlü kirli ilişkiyi sürdüren, açlığı-yoksulluğu ve talanı egemen hale getiren, fuhuş-kadın ticareti ve cinayetlerini, zulmü olağanlaştıran bir iktidar fikren hakim olamaz. Bir başka gazete haberinde ise gövdesi iktidarda olan Erdoğan devrinde “fikri iktidarın” Ergenekoncular, Susurluk çeteleri ve mafyacıların elinde olduğunu gösteren bir buluşmanın resmi yayınlandı. İşte Bahçeli-Erdoğan diktasının fikrini temsil eden gerçek iktidarın resmi:
Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 3 Kasım 1996’da meydana gelen kazanın ardından ortaya serilen devlet-siyaset-mafya ilişkilerinin başrolünde yer alan eski MHP milletvekili ve emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Albay Korkut Eken, mafya adı altında devlete tetikçilik yapan Alaattin Çakıcı ve ‘faili meçhul’ cinayet davalarında sık sık ismi geçen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, 16 Ekim’de Bodrum Yalıkavak Marina’da bir araya gelerek bir fotoğraf paylaştı. Fotoğrafı paylaşan arkadaşları da eski bir işkenceci.
Fotoğrafta görünmeyen elinde kılıçla hutbe okuyan Diyanet başkanını da ekleyin: İşte fikri iktidar bu.
İşte halk ve gençlik bu çeteye itiraz ediyor, bu çeteye karşı direniyor.
Erdoğan ise siyaset mühendislerini, taşeronlarını devreye sokuyor. 2015’den beri HDP’ye ambargo uygulayan, bırakın bir milletvekilini, belediye eşbaşkanını, eş genelbaşkanlara bile TV-medya yasağı uygulayan medya generalleri, HDP’ye karşı seferberlik ruhuyla saldırıyor.
Bir yandan da polis operasyonlarıyla HDP felç edilmek isteniyor. Böylece olası bir erken seçime HDP’siz gitmek istiyorlar.
Erdoğan-Bahçeli diktası istediği kadar saldırsın halklarımıza boyun eğdiremez.
Gövdeleri iktidar olsa da fikren kaybetmişlerdir. Fikirsiz gövde de çürümüş kütük gibi devrilmeye mahkumdur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.