Erken seçim, HDP ve PKK

Suat BOZKUŞ yazdı —

16 Ekim 2020 Cuma - 22:22

  • “HDP Türkiye partisi olmalı” diyenler boşuna karalama ve şantaj yapmasınlar. HDP ezilen bütün farklı kesimlerin hep birlikte, eşit ve özgür yaşamı için mücadele ediyor, onları temsil ediyor.

Erdoğan’ın “Erken seçim yok. Bu kabile devletlerinde olur” demesine bakmayın. Çok geri gitmeye gerek yok. En son yapılan 2018 seçimleri de bir erken seçimdi. O zaman da Erdoğan ve Bahçeli “asla erken seçim yok” diye bağırıp duruyorlardı. Sonuçta ikisi elbirliği yapıp erken seçimi de çok erkene aldılar ve 24 Haziran 2018 baskın seçimleri yapıldı.
Erdoğan-Bahçeli için seçimler halkın iradesinin ortaya çıkması için değil, tam tersine ortaya çıkan iradenin gasp edilmesi için yapılıyor. Bu nedenle Erdoğan her seçimden önce ince ince hesaplar yapıp kendisini mutlaka iktidarda tutacak bir takvim ve sistemle seçime gidiyor.
Erdoğan, 7 Haziran 2015’ten beri bütün seçimleri kaybetmiştir. Bu seçimlerde Erdoğan’ın tek adam-tek parti diktası hukuken bitmiştir. Ama Erdoğan-Bahçeli çetesi bir sivil darbe ile iktidara el koymuştur. O günden beri ne Kenan Evren devrinde ne de Abdülhamit devrinde görülen bir keyfi dikta rejimi hüküm sürmektedir. Hapisteki siyasetçi, Belediye başkanı, gazeteci ve aydın sayısı 12 Eylül 1980 dönemini geride bırakmıştır.
Darbeci çete, iktidarını koruyabilmek için her türlü melaneti yapmıştır ve yapacaktır.
Önemli olan seçimlerin erken ya da geç ama demokratik olarak yapılmasıdır. Ama şu anda seçimlerin yapılacağı bile şüphelidir. Erdoğan demokratik bir seçimi kazanamayacağını bildiği için içeride ve dışarıda gerilimi tırmandırıyor. Olası bir seçim durumunda ise kazanmasının önündeki en büyük engel olan HDP’yi seçime giremez hale getirip tasfiye etmeye çalışıyor. Bu hem son beş yılın intikamını almak için hem de HDP’yi devre dışı bırakarak seçimi kazanmış görünmek için ilk şarttır. Son dönemde HDP’ye yönelik yapılan sistemli ve “entegre” saldırıların nedeni budur.
AKP şefinin ve ona destek çıkan Altan Tan gibi içimizdeki AKP’lilerin en büyük suçlaması HDP’nin PKK ile ilişkili olduğu ve bu ilişkiyi kesmesi gerektiğidir.
Özal’dan beri Sayın Öcalan ve PKK ile ilişkisi olmayan siyasetçi var mı? Olabilir mi?
En son diyalog-çözüm sürecinde de Erdoğan en güvenilir temsilcilerini ve bürokratlarını Öcalan ve PKK ile ilişki kurmak için görevlendirmedi mi? HDP’lilere bu amaçla her türlü kolaylık gösterilmedi mi?
PKK ile ilişki kurmayan bir siyasetçi ülkenin hangi sorununu çözebilir?
Daha da önemlisi HEP’ten beri legal Kürt siyasetinin temel rolü sorunu askeri zeminde değil, siyasi zeminde, barışçı yollarla çözmek tercihi ve iradesidir. Bu yıllarca ve defalarca kanıtlanmıştır. Devletin ya da devlet adına hareket edenlerin legal siyaseti bastırması savaşı şiddetlendirmek ve yaygınlaştırmaktan başka sonuç vermez. Bu da diyalog ve çözüm ihtimalini ortadan kaldırıp karanlık bir tünele girilmesi demektir. Unutulmamalı ki PKK’yi HDP yaratmadı. HDP’den önce de PKK vardı. HDP’yi parçalayıp bölerek Kuzey’in KDP’sine çevirmek isteyenler kırk yıldır defalarca kafalarını duvara çarptılar. Ama hala ibret almıyorlarsa, daha çok kan dökecekler demektir.
“Dağda dolaşacağınıza gelin düz ovada siyaset yapın” diyorlardı.
Şimdi Erdoğan “Onların yeri ya dağdır ya sokaktır” diyerek niyetini ortaya koyuyor. Ezilen halklar her ikisine de, siyaset meydanına da hazır olduklarını yeterince ispatladılar.
“HDP Türkiye partisi olmalı” diyenler boşuna karalama ve şantaj yapmasınlar. HDP ezilen bütün farklı kesimlerin hep birlikte, eşit ve özgür yaşamı için mücadele ediyor, onları temsil ediyor. Bu anlamda ilk ve tek gerçek Türkiye partisi HDP’dir. Irkçı-dinci-mezhepçi-cinsiyetçi olan ve böyle olmakla övünen sistem partileri bütün Türkiye’nin partisi olabilirler mi?
Komşu halklara karşı saldırgan, işgalci bir politika izleyenler bölgeyi ateşe atarak hangi halka faydalı olacaklar?
Bırakalım komşu halkları Türkiye halklarına ne faydası olabilir?
HDP bugüne kadar halkların özgürlük ideallerine sadık kaldı.
HDP’nin 8.yılı kutlu olsun.
HDP’yi HDP yapan canı pahasına sokaklarda direnen ve oy veren halktır.
Hani partileri halk kurar halk kapatır diyordunuz?
İsterseniz HDP’yi kapatın. Bu halk gerek duyarsa on tane daha HDP kurar.
Özgürlük ve devrim ateşinin söndüremezsiniz. Çünkü o ateş milyonlarca insanın yüreğinde yanıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.