HDP’yi kıskaca alma startını kim verdi?

Selim FERAT yazdı —

19 Ekim 2020 Pazartesi - 23:00

  • Bu tabloda Tan’ın, Erdoğan’ın politbürosu Aydınlık tarafından siyasi karantinaya alınması gibi, lanetli bir tablonun ortaya çıkması, Türkiye şartlarında şaşırtıcı gelmeyebilir.

Selimferat@web.de

Tersinden başlıyorum:

“Silahla demokrasi yan yana olmaz. HDP, ya PKK'nin sürdürdüğü siyaseti sürdürecek ya da yeter diyecek. Bugün demokratik ülkelerde silahla, şiddetle, varılacak bir yer yok.”

Erdoğan dışında böyle bir cümle kuran var mı?

Demokratik ülkelerde derken?

Türkiye’den bahsedilir ve yukarıdaki alıntı, Erdoğan’a değil. Altan Tan’a ait.

Akşam Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, Selahattin Demirtaş’ın HDP içinde izole edildiğini açıkladıktan sonra, Tan hiç de başarılı bir performans sergilemedi.

HDP’nin kuruluşunun 8. yıldönümünde eski Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın mesajlarının okunması ve onların bedel ödeyenler olarak addedilmeleri ve selamlanmalarını bu iddiaya paralel bir cevap olarak not etmek istiyorum.

Tan’ın en azından son günlerde, kendi silahıyla meydana çıkmamasının, siyasi şeceresine kara bir gölge gibi düşeceğini bilmediğinden yola çıkmıyorum.

Silahla varılacak bir yerin olmadığı mantığının tersi, Erdoğan rejiminin silahla hükmettiği topraklarda konuşan Altan Tan, silahla demokrasiye ulaşacağını bilen bir Cumhurbaşkanı’nın verdiği “start” ile kıskaca alınmak istenen HDP’yi hedef seçiyor.

Bunun tesadüf olmadığının altını çizmek istiyorum.

Altan Tan planı yapanlar arasında olmayabilir ancak plana uyanlar arasında olduğu yüksek bir ihtimal.

Çünkü, Akşam Gazetesi’nde, HDP’nin marjinal sola selam vermesinden rahatsız olduğunu belirten Tan’ın frekansını, yerin kulağı, marjinaldan daha düşük, Genelkurmay güdümlü Aydınlık Gazetesi yükseltmeyi başarıyor.

“Gazeteci” Füsun İkikardeş, Altan Tan‘a soru sormuyor!

Soruyla cevap ısmarlıyor.

Altan Tan forsunu korumaktan yoksun bir kapana kapılıyor.

İkikardeş diliyor, Altan Tan, silahlara endekslenen kozmik odalardan birinde kapana sıkıştırılmış, ruhu gasp edilmiş bir adam gibi duruyor orada ve her cevabı, daha da derin bir hendeğe düşmek dışında şahsı olmayan, başka bir ifşaatı beraberinde getiriyor.

Soruyor: “HDP’nin PKK ile ilişkisi, dahası Kandil’den yönetildiği biliniyor.”

Cevap pek örtülü değil ve muhtemelen Kriminal Daire verilerine dayanan bilgiler de içeriyor:

“Herkesin telefonu dinleniyor, takip ediliyor vs….Partiyle PKK ilişkisi gizli saklı bir mevzu değil.”

Aydınlık’tan Füsun İkikardeş’in iştahının açık olduğunu daha sonraki sorusundan anlıyoruz:

“HDP’nin Türkiye Cumhuriyeti devletini bırakın güçlendirmeyi, yıkmak stratejisi var. Buna katılır mısınız?”

Tan: “TC devletini güçlendirmek demek, bütün katmanlarına inmek demek! HDP bunu yapamamıştır.”

Cevabı okuduktan sonra, Tan’ın Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü olduğunu iddia edeceklere itirazım olduğunun bilinmesini istiyorum. Bu işler örtülü ödeneklerden ırak halledililir. Hükümranlıkların Ubot’u olmak için herhangi bir makama gerek var mı?

Aydınlık Gazetesi son soruda, ultra  stratejik ivmeyi tutturmayı başarıyor.

“HDP’nin ABD ile ilişkisi hangi boyutta? Beşinci kol denemez mi?”

Ismarlama cevap beni artık hiç mi hiç  şaşırtmıyor:

“Sağlıklı bir duruşu yok. Emperyalist görüyorsanız tavırlı durun. Emperyalist görmüyorsanız açıklayın.”

Çünkü, Trump’ın ABD’nin emperyal bir güç olmasıyla övündüğü bir Yerküre’sinde, ilkokul çocuklarına sorulmasından bile feragat edilen bir soruyla, Altan Tan’a silahlar gölgesinde, böylesi bir infaz kurşununun sıkılmasına gerçekten çok üzüldüğümün altını çizmek istiyorum.

Bu tabloda Tan’ın, Erdoğan’ın politbürosu Aydınlık tarafından siyasi karantinaya alınması gibi, lanetli bir tablonun ortaya çıkması, Türkiye şartlarında şaşırtıcı gelmeyebilir.

Yine de yazık, hem de çok yazık!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.