Kasımpaşa kriterleri

Suat BOZKUŞ yazdı —

20 Kasım 2020 Cuma - 23:00

  • Erdoğan vatandaşa “Ananı da al git ulan” diyerek perdeyi açmıştı. Şimdi “Senin ananı ...” aşamasına gelmiş bulunuyoruz. AB’ye uyum şansımız kalmadı ama Kopenhag kriterlerinden Kasımpaşa kriterlerine tam bir dönüş ve uyum sağlandı.

Erdoğan ve ekibi işe başlarken Kopenhag kriterleri, AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer, ileri demokrasi, Alevi açılımı, Kürt açılımı vb. diyor ve her gün yeni bir reform paketi açıyordu. İçi boş çıkan açılım paketlerinin sayısını kendileri de unutup gitti. Bu nedenle umutları da, paketleri de hatta yalanları da tükettiler. Vaat edecekleri yeni bir şey de yeni bir yalan da kalmadı. İşte bu nedenle çıplak yalan ve kışkırtmalardan medet umuyorlar.

Eskiden Erdoğan’ın fedaisi Sedat Peker vardı. Tek kahramanlığı zavallı bir barmeni öldürtmekti. Devletin himayesinde kabadayılık taslıyordu. Binlerce silahlı tetikçisiyle açık miting yapıyor ve devlet seyrediyordu. Şimdilerde fare deliğine girmiş bulunuyor. Çünkü abisi Çakıcı hapisten çıkarıldı ve piyasaya sürüldü. Daha önceleri Erdoğan’a ve Bahçeli’ye posta atan mafya bozuntusu Çakıcı, şimdi de CHP liderine küfürler, tehditler savuruyor. İleri demokrasi demişlerdi, gerçekten çok ileri gittiler. AKP ve MHP liderleri bıyık altından gülerek manzarayı seyrediyor.

Erdoğan vatandaşa “Ananı da al git ulan” diyerek perdeyi açmıştı. Şimdi “Senin ananı ……” aşamasına gelmiş bulunuyoruz. AB’ye uyum şansımız kalmadı ama Kopenhag kriterlerinden Kasımpaşa kriterlerine tam bir dönüş ve uyum sağlandı.

Daha önce HDP’lileri açıkça ölümle tehdit eden çeteler hakkında “düşünce ve eleştiri özgürlüğü” diyerek soruşturma bile açmayan savcılar acaba şimdi ne yapacak?

Bahçeli’nin “Şehit çocuğu”-dava arkadaşım dediği Çakıcı’yı da devlet madalyasıyla taltif ederlerse hiç şaşırmam.

Aslında, Çakıcı ve Bahçeli’ye teşekkür etmek lazım. Tam da müflis Erdoğan yeniden hak-hukuk derken bunların hepsinin tatlı yalanlar olduğunu ortaya koyup acı ve kaba gerçeklerin üstündeki örtüyü kaldırdılar.

Bahçeli dediğiniz Yazıcıoğlu-Çatlı-Kırcı vb. katillerin silah kuryesidir. Bahçeli’nin arabasıyla bu çetelere taşınan silahlar yakalanmıştır.

Çakıcı ise eşini çocuklarının gözü önünde öldürten adi bir katildir. Ayrıca eski arkadaşı Tevfik Ağansoy’u öldürtmek, yeğeni Adem Çakıcı’yı tasarlayarak öldürmeye azmettirmeye teşebbüs suçundan da mahkumiyeti vardır.

Erdoğan da onların hamisidir çünkü onlara muhtaçtır. Cumhur ittifakı dedikleri mafya ittifakıdır. Erdoğan da kendi damadını mafyatik yöntemlerle tasfiye etmiştir. Damat hala ölü ya da diri ortalıkta yok. Damadın emrindeki gazetelerde bile bir satır haberi çıkmadı.

Tek parti-tek adam iktidarında Türkiye uçacaktı. Türkiye tarihinin en düşük, en kirli koalisyonunu kurdular. O kadar ki mafya çeteleri bile fiilen koalisyona ortak oldular. Koalisyon sözcülüğü onlara kaldı.

Neredeeen nereyeee!

“Ananı da al git laan”dan “ulan dürzü”ye…

“Bütün milliyetçilikleri ayağımın altına aldım”dan bütün milliyetçilerin paspası olmaya…

Erdoğan diktası battıkça içeride ve dışarıda saldırganlaşıyor. Çete iktidarını koruyabilmek için her türlü saldırıya hazır duruma geçiyor.

Şu anda Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar, Libya’dan Kürdistan’a kadar her yerde işgalci konumunda. Erdoğan’ın iktidarda kalma hırsıyla devletin Turancı+ırkçı+dinci genleri tam anlamıyla birleşmiş durumda.

Türkiye bu mafyatik çetenin iktidarından kurtulmak zorunda. Yoksa artık mafya çetelerinin ağzıyla düelloya hazır olmalıdır:

“Erkeksen çık karşıma, bakla kazığı, fasülye çubuğu……”

“Al ananı da git ulan!”

Damat bile giderayak itiraf ve ilan etti: “At izi it izine karıştı”

Oysa sadece izleri değil at, it, kurt da, pislikleri de birbirine karıştı.

Ancak güçlü bir demokrasi cephesi bu rezilliklere son verebilir, bütün pislikleri temizleyebilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.