• Birleşik mücadele, kitleleri etkileyecek taleplerle kampanya ve eylemler geliştirmeye çalışmalı. Takvimsel günlere değil, güncel taleplerle mücadeleye ağırlık vermeli.

ZİYA ULUSOY

Tekil işçi, öğrenci, kadın eylemleri ile yaşam alanlarını sermayenin talanına karşı korumaya yönelik eylemler, sınırlı bir yaygınlıkla devam ediyor. Toplam kitlesel boyutu, zayıflığı henüz aşmış değil.

Sosyalist partiler ve demokratik güçlerin antifaşist eylemleri, ağırlıklı olarak takvimsel günleri kapsayarak sürüyor. Takvimsel olmayan eylemler ise tecrit zindanına karşı olanlardır fakat tümünün kitleselliği büyük boyutlara henüz ulaşmış değil.

Faşizmin CHP’ye saldırısına karşı 19 Mart eylemi ve sonrasındaki mitingler, kitleselliği büyük ve sürekliliği olan eylemlerdi. Erdoğan-Bahçeli faşizminin burjuva muhalefeti ezme saldırısını frenleyebildi fakat tümüyle püskürtemedi. Antifaşist kitlelerin Batı’daki bölüklerini CHP’nin eylemsel hegemonyası altına çekebildi. Batı’da antifaşist kitlelerde faşizmden seçim yoluyla kurtulma eğiliminin parlamenter seçim yoluyla gerçekleşeceği beklentisinin hâlâ baskın olduğu görülüyor. Antifaşist kitlelerin bu yanılgılı beklenti içinde olması, örgütsüzlüğün, devrimci ve sosyalist güçlerin örgütlü gücünü etkili bir odak düzeyine geliştirememelerinin sonucudur.

Kürt Özgürlük Hareketi, strateji değiştirme dönemecinden sonra eşitsiz koşullarda ve üçüncü taraftan yoksun müzakereyle uğraşırken, geniş kitlesinde beklemeye yolaçtı. KÖH’ün geniş kitlelerinin, barış ve demokratik çözümü, Erdoğan-Bahçeli faşizminin gerçekleştirmeyeceği eğilimi haklı olarak baskındır. Gerek 40 yıllık savaşta, faşist sömürgeci zulmün yarattığı yorgunluk, gerekse Erdoğan-Bahçeli iktidarının süreci oyalayarak en az hakla “terörsüz Türkiye” amacının baskınlığında sonuçlandırma manevrası ve gerekse de Türk ve bölge halklarının özgürlükler konusunda Kürt halkını yalnız bırakmış olmalarının yolaçtığı yorgunluk, Kürt halkının yeniden demokratik alanda kitlesel eylemliliğini şimdilik ve çok geçici olarak zayıf bırakıyor.

Durum, birleşik mücadele ve örgütlülüğün iradi olarak gerçekleştirilmesini zorunlu kılıyor. Güncelde birleşik platformlar olarak, Emek ve Özgürlük İttifakı (EÖİ) ile NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik (NESKB) var. NESKB alt bir platform. Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) ise gerek iktidarın faşist saldırıları, gerekse devrimci güçlerin örgütlülük ve kitle bağlarının zayıflığı nedeniyle etkisiz düzeye geriledi. Ayrıca elbette kadın mücadelesi ve diğer kesimsel alanlarda alt birlikler var.

Varlığını sürdüren ama eylemselliği zayıflamış EÖİ, pratiği daha çok seçim alanında ittifaka ağırlık verdiği için faşizme karşı kitle eylemleri geliştiremiyor, geliştirmiyor. EÖİ’nın güçleri, diğer antifaşist parti ve demokratik kitle örgütlerini, sendikaları ve meslek birlikleri ile yerel kitle örgütlerini, ezilen inanç ve ulusal topluluklardan halkların kitle örgütlerini kapsamayı hedeflemeli. Bütün sosyalist, demokratik ve antifaşist güçleri birleştiren yeni bir kuruluşa kendisini dönüştürmeli fakat asıl dönüşümü kitlelerin inisiyatif, örgütlenme ve mücadelesini geliştirmeye ağırlık veren radikal bir değişiklikle gerçekleştirmede göstermeli. Eski adla veya yeni bir adla ama programsal içeriğe, mücadelenin alanlarına, işçi sınıfı ve ezilen kesimlerle bağlarını ve örgütlenmelerini geliştirmeye önem ve ağırlık vermeli.

Programı, tabii ki faşizmi tasfiyeyi amaç edinmeli, işçi sınıfından Kürt ulusuna, ezilen inanç ve ulusla topluluklara, ezilen cinse ve gençliğe uzanan tüm toplumsal kesimlerin demokratik hak ve özgürlüklerini en başta hedeflemeli. İşçi ve yoksul kitlelerin sosyal haklarını da kapsamalı. Kitlelerin kolayca anlayabileceği sade formülasyonlarla, parti programlarından farklı olarak, mücadele programı olmalı.

Birleşik mücadele, kitleleri etkileyecek taleplerle kampanya ve eylemler geliştirmeye çalışmalı. Takvimsel günlere değil, güncel taleplerle mücadeleye ağırlık vermeli. Seferber edeceği kitleleri birleşik mücadelenin örgütlerinde toplamalı, bu örgütleri yeni kitlesel kesimleri kazanmaya seferber etmeli.

Sosyalist, devrimci güçlerin birleşik mücadelesi, faşist saldırıya karşı kendisini korumaya çalışan burjuva parlamenter CHP’nin eylemsel çabasıyla eylem birliği kurmayı da kapsamalı. Karşılıklı varolan “Kürtler iktidarla uzlaşıyor”, “ulusalcı güçler etkin” şartlanmalarını bir yana atarak faşizmi tasfiye etme amacı doğrultusunda eylem birliğini geliştirmeli. Unutmayalım, eylem alanlarında birlik, emekçi ve ezilen kitleleri yakınlaştırır, eğitir ve bilinç geliştirmeye elverişli kılar.

Erdoğan-Bahçeli faşizminin asıl korkusu, işçi sınıfı ile halkların eylem birliğinin kitlelerin devrimci gelişimini hızlandırmasıdır.