Kültür merkezi mi? ibadethane statüsü mü?

Demir ÇELİK yazdı —

4 Kasım 2021 Perşembe - 23:30

  • Cemevlerinin ihtiyacı kum ve çakıl değildir. Alevilerin ihtiyacı zorunlu din dersleri, kültür merkezleri değildir.
    Alevilerin en temel talebi; doğal ve demokratik inançlarını eşit yurttaşlık hukuku ile özgürce yaşama talebidir.

Cemevlerine ibadet statüsü vereceğine, kültür merkezi yapma isteklerini dile getiren Erdoğan ve AKP yöneticilerinin asıl amaçlarını sorgulamak ve deşifre etmek gerekiyor.

Alevi inancı mekanlara sığmaz!

Her şeyden önce Alevi inancının, ibadethanesinin dört duvar arası olmadığını bilmeleri gerekiyor. Alevi inancı dört duvar arasına sıkıştırılmayacak kadar evrensel, hümanist ve ekolojist olan bir inançtır.

Bu nedenle Aleviler, egemenler tarafından sınırları çizilmiş mekanlar yerine, tarihi boyunca birinci doğanın kutsal mekanlarında, inançlarını ve ibadetlerini yerine getirmişlerdir.

Ulus devletin oluşum sürecinden bu yana, devletin ocaxlara müdahalesi, ekonomik gelişmeler ve sanayileşme neticesinde Aleviler, coğrafyalarından, kutsal mekanlarından kopartılıp metropollere göçertilince, yeni inanç mekânlarına ihtiyaç duyar oldular.

Alevi inancı devlet ve iktidar dışı doğal ve demokratik bir inanç olduğundan, kutsallıklarından uzaklaştırılınca uzun bir süre bocalama durumu yaşadılar.

Bocalama süreci sonunda devlet ve iktidar sahiplerine sığınmak yerine, kendi dayanışmacı kültürlerini harekete geçirme iradesi geliştirdi, Aleviler.

İnançlarının binlerce yıllık geçmişinde olduğu gibi dayanışarak, paylaşarak ve de ortaklaşarak iki bine yakın cemevi inşa ettiler.

Kendi boğazlarından keserek, rızalık ile verdikleri lokmaları sayesinde cemevlerini ibadethaneye çevirdiler. Metropollerde inşa ettikleri bu mekanlarda inançlarının itikatını, ibadetini ve inanç erkanlarını yerine getiriyorlar diye çoğu zaman kriminilaze edildiler, cemevleri ve evleri işaretlendi, saldırıya uğradılar ve ölümle tehdit edildiler.

Onlar yine de inandıkları hakikat Yol’ undan ayrılmadan, inandıkları hak mücadelelerine devam etmeye baktılar.

Osmanlıdan bu yana devletli sistem, Alevilerden topladığı vergilerle camiler, mescitler yapıyor, Kur’an kursu açıyor, Diyanete bağlı yüzbinlerce çalışanın maaşını veriyor.

Ancak vergi topladığında var olan Alevileri, hak talep ettiklerinde hem yok sayıyordu, hem de katliam ve asimilasyona tabi tutuyordu.

Zorunlu din dersleri ile Alevi çocuklarına Türkçü-sünni islam’ı dayatıyor, AHİM’in zorunlu din dersleri kaldırılmalı kararını uygulamıyor.

Aleviler devletten medet beklemiyor!

2005 yılından beri onlarca kez Alevi Çalıştayı yapan AKP
iktidarı, Alevilerin temel taleplerini bilmiyor olabilir mi?

Geçenlerde Erdoğan “58 ilde 1585 cemevine bürokratlarımı gönderip ihtiyaçları tespit ettik” dedi.

Cemevlerinin ihtiyacı kum ve çakıl değildir. Alevilerin ihtiyacı zorunlu din dersleri, kültür merkezleri değildir.

Alevilerin en temel talebi; doğal ve demokratik inançlarını eşit yurttaşlık hukuku ile özgürce yaşama talebidir.

İnancın Yol önderi Pîrler, ne cami imamları gibi maaş, ne de rızasız lokmalardan pay istiyorlar. Pirler, iktidar sahiplerine ve egemenlere kulluk yapmayı ve biat etmeyi kendileri için zül sayarlar.

Hak mücadelesinde derisi yüzüleni, başı vurulanı, idam sehpalarında asılanı, ölüm kuyularına atılanları kendilerine Yol önderi gören Pîrler, zalimin sofrasını oturmayı düşkünlük, mazlumun rızalık lokmasını kutsal sayarlar.

İnsaf beklemek Yerine, Hesap sorulmalı!

AKP ve Erdoğan, yaklaşan seçimlerde biz Alevilerin aklını çelmeye çalışıyor. Onlarca çalıştaydan sonuç çıkarmayan, “cemevi cümbüş evi” diyen, AHİM kararını uygulamayan, Koçgiri, Dersim, Maraş, Sivas, Çorum ve Gazi başta olmak üzere, Alevi katliamları ve soykırımı ile yüzleşmeyen devletin tekçi zihniyeti ile halklar ve inançlar soykırımına niyetlenen iktidardan çözüm beklenemez.

Onlar olsa olsa, farklı olan halkları ve inançları inkâr etme, katliam ve soykırımdan geçirmeyi isterler.

Aleviler, AKP ve MHP faşist zihniyetinin insafına sığınmak ve ondan medet dilemekle değil, hesap sorarak kendi hak ve hakikatini özgürce yaşayabilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.