Mazlumun ahı, indirir şahı!

Suat BOZKUŞ yazdı —

15 Ekim 2021 Cuma - 23:00

  • Erdoğan’ın sınır ötesi harekat girişimlerine karşı muhalefetin net bir eylem planı oluşturması, Erdoğan’ın bu oyunlarına karşı çıkarak savaş karşıtı bir barış ve demokrasi cephesini oluşturması, Erdoğan sonrası için önerdikleri güçlü parlamenter sistemin ana özelliklerini halka açıklamaları gerekiyor.


Erdoğan diktası sallanıyor ve sallandıkça dengesini kaybediyor. Erdoğan patates-soğan teröristlerinin peşine düşerken, dostu Bahçeli de kebapçı teröristlere kılıç sallıyor.

Anketler iktidar çetesinin oylarının iyice düştüğüne işaret ederken, ekonomide gidişat bataklığa doğru sürükleniyor. Faizleri düşük tutmak isterken, doların inanılmaz yükselişi sürüyor.

Erdoğan siyasette de, ekonomide de 70 sene geriye dönerek ayakta kalmaya çalışıyor. Siyasette tek adam-tek parti diktasını yeniden kurdu. Tek fark eskiden ulu önder-milli şef vardı. Şimdi mafyavari keyfi yönetimiyle “racon kesen Reis” devri açıldı. 

“İleri demokrasi” dediler ama tam bir dikta rejimi kurdular. Bu hukuk dışı rejim ne içte, ne de dışta kimseye güven veriyor.

Ekonomide ise serbest piyasa yerine, her şeyi tek adamın belirlediği bir merkezi planlama egemen durumda.

Bütün büyük ihaleleri beş büyük firma alıyor. Aşağı doğru gittikçe gene iktidar yanlısı vakıf-tarikatların talanı başlıyor. 

Uluslar arası skandallarla, Sedat Peker’in ifşaatlarıyla ve açılan pandora kutularıyla birçok soygun da açıklığa kavuşacak. 

Büyük kıyamet de o zaman kopacak.

Kırk sene sonra döviz yeniden devletin kontrolüne alınıyor. Bu gidişle döviz kurlarını da Erdoğan belirleyecek, döviz alışverişinde kimlik tespit edilecek.

Yandaş-yalaka medyada bir süredir açığa çıkan homurdanmalar AKP içindeki memnuniyetsizlikleri ve korkuları da gösteriyor. 

Bazıları son bir umutla “reis”i uyarıp partiyi kurtarmaya çalışırken, bazıları da batan gemiyi görüp terk etmeye çalışıyor.

Bu şartlarda geminin kaptanı da durumun vahametini görüyor. 

Bu nedenle her ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmanın yolunu arıyor.

Erdoğan diktası 7 Haziran 2015 seçimlerini kaybetti ve bitti. Bir daha seçimle gelmesi olanaksız olduğu için, Bahçeli ile birlikte bir dikta rejimi kurdu. 15 Temmuz çakma darbesini gerçek bir darbeye çevirip tek adam diktasını hukuki kılıfa soktu.

O günden beri de hukuk dışı, keyfi bir dikta rejimine dönüşen sistemini ayakta tutmaya çalışıyor.

Ama içteki ve dıştaki bütün göstergeler Erdoğan için denizin bittiğini gösteriyor. Erdoğan, siyasi ömrünü biraz uzatabilmek için çırpınıyor, debeleniyor.

Muhaliflere her türlü saldırı, tehdit, hakaret ve şantaj reva görülüyor.

Amacı iktidara gelmek olan muhalefeti tehdit ederek “Ülke yönetimine talip olmaktan vazgeçmelerinin kendileri için daha iyi olacağını hatırlatmak istiyoruz” diyor.

Siyasilere, medya mensuplarına yönelik saldırılardan sonra siyasi cinayetler korkusu artıyor.

Erdoğan, içeride rakiplerine karşı tehditlerini arttırırken, dışarıda da yeni işgal ve katliam hazırlığı içinde olduğunu ilan ediyor.
Tek amacı iktidarını sürdürebilmek olan bir diktatör, bu amacına ulaşabilmek hayaliyle vatana ve millete her türlü kötülüğü yapmaktan kaçınmaz.

Bu durumda diktatörlüğe karşı olan bütün muhalefetin mücadelenin bütün alanlarında şimdiden birleşmesi şarttır. 

Ancak bu başarılırsa Erdoğan’ın tehditleri boşa çıkarılır ve seçim güvenliği sağlanabilir.

Erdoğan seçimleri biraz erteleyemezse de, bir savaş havasında ve zafer kazanacak komutan edasıyla seçime gitmek, bütün muhalifleri hainlikle suçlamak istiyor.
Son günlerde yapılan hazırlıklar Afrin’den sonra Rojava’ya yönelik yeni saldırı ve işgal hazırlıklarının tamamlanmakta olduğunu gösteriyor.

Erdoğan’ın sınır ötesi harekat girişimlerine karşı muhalefetin net bir eylem planı oluşturması, Erdoğan’ın bu oyunlarına karşı çıkarak savaş karşıtı bir barış ve demokrasi cephesini oluşturması, Erdoğan sonrası için önerdikleri güçlü parlamenter sistemin ana özelliklerini halka açıklamaları gerekiyor.

AKP içindekiler bile Erdoğan sonrası için hazırlanırken, muhalefetin hazırlıksız olması düşünülemez.

Artık muhalefet yapmak yetmez. Bu diktatörlüğe son vermek için, her alanda gerekenler yapılmalıdır.

“Erdoğan seçimleri yaptırmaz,  sonuçları gene tanımaz” diyen bozguncu görüşlere karşı, iktidarın nasıl alınacağı da hesaplanmalıdır.

Mazlumun ahı, indirir şahı!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.