Öcalan’a özgürlük!

Suat BOZKUŞ yazdı —

9 Ekim 2020 Cuma - 22:17

  • Bu süreç Öcalan’ın kaçırılıp esir alınmasıyla başlamıştır. O zaman Öcalan’ın özgürleşmesiyle son bulacaktır.
    “Tecride, faşizme, işgale son! Özgürlüğü kazanma zamanı!” sloganı yeni dönemin özetidir.

Türkiye’nin gündemi çok zengin. Bu gündem zenginliği içinde bazen ana halka kayboluyor. İktidardaki faşist çete korku içinde saldırıyor. İçeride ve dışarıda saldırgan, işgalci ve zalim bir politika izliyor. İktidarın saldırıları karşısında bazen muhalif kesimlerde yanlış bir tepki görüyoruz. “Gündemi saptırmak istiyorlar” deniyor.
 
Evet, yıkılma korkusu içindeki AKP-MHP çetesi diktatörlüğünü sürdürmek için her yola başvuracak ve gündeme gelen her konuyu maniple edecektir. Ama bunların hepsine de gündem saptırma dersek o zaman “Gerçek gündem ne?” sorusuna cevap vermek gerekir.
 
HDP kapatılacak mı?
Son HDP operasyonlarının tamamen keyfi, hukuk dışı ve zorbaca yapılması akılları zorluyor.
Sorun sadece Erdoğan'ın kin ve intikam duygularından öte yeni dönemin şifresini de veriyor.
HDP resmen kapatılmasa bile fiilen felç edilmek isteniyor.
Diğer muhalif kişi ve partilerin hala ciddi olarak HDP'nin yanında yer almadığını görüyoruz. HDP kapatılırsa bize ne düşer diye bekleşenler sonuçta avucunu yalayacak ama olan ezilen halklara olacak.
Operasyonların daha da önemli yanı Azerbaycan-Ermenistan savaşına denk düşmesi (ya da düşürülmesi) dir.
İktidar da, sözde muhalefet de bu savaşı "Allah'ın bir lütfu" olarak havada kapmış ve hücuma geçmiştir.
Kars'ta belediyede bir tek HDP'li bırakmayacak şekildeki bir tasfiyenin amacı nedir?
Daha önce Kars, Ağrı ve Iğdır'da HDP'nin kazanması üzerine Bahçeli kudurmuştu. "Ermenistan sınırına dayandılar. Ermenistan ile birleşecekler" diyen Bahçeli bunun durdurulmasını istemişti.
Son operasyonlar Suriye savaşında, Rojava devriminin ezilmesi için Urfa-Antep-Hatay hattının DAİŞ çetelerine teslim edilmesi gibi şimdi de Kars'tan başlayıp Erzurum-Ağrı hattının da DAİŞ kontrolüne verilmesini amaçlıyor. Böylece bölgede yapılan savaş öncesi bir saha temizliği gibidir.
AKP-MHP çetesini ayakta tutabilmek için HDP ve tüm muhalefet ezilmek isteniyor. Erdoğan diktasına karşı olanlar buna seyirci kalırsa, diktatörlüğün destekçisi ve suç ortağı olacaklardır. Ya HDP ile birlikte faşist çeteye karşı birlikte olunacak ya da faşist çetenin emrinde savaş cephesine gönüllü yazılacaklar. Bunun ortası kalmadı. Artık istedikleri kadar allayıp pullasalar da gerçekleri örtemezler.
Amaç sadece HDP’nin tasfiyesi değildir. HDP’nin tasfiyesiyle birlikte ülkedeki ve bölgedeki tüm muhalefeti parçalamanın ve ezmenin önü de açılacaktır.
Erdoğan-Bahçeli diktasının içerideki ve dışarıdaki saldırganlıkları bir bütün halinde her türlü muhalefeti ve direnişi ezmeyi amaçlamaktadır. Kürtleri helikopterden atan çete, meydanlarda işçileri, kadınları, gençleri dövmektedir.
Aynı zihniyet Rojava’yı işgal etmekte, Güney Kürdistan’ı, Yunanistan’ı, Ermenistan’ı işgalle tehdit etmektedir.
 
Komplo, Şam’dan Kobani’ye ve Kars’a kadar her yerde sürmekte.
Şam’da başlayıp Kenya’daki korsan kaçırma olayıyla biten uluslar arası komplo halkların hiç durmayan direnişiyle tam amacına ulaşamamıştır ama bitmiş de değildir.
Her aşamada ana hedef halkların özgürlük yürüyüşünün durdurulmasıdır. Bunu yapabilmek için de halkları örgütsüz, önderliksiz, şaşkın ve dağınık bırakmak esas olmuştur.
İşte Erdoğan-Bahçeli çetesinin 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra başlattığı saldırı, işgal ve katliam sürecinin amacı da budur:
Halkların birliğini, dayanışmasını ortadan kaldırmak ve ortak direnişini ezmek. Bu amaçla halkların önderi Öcalan üzerinde hukuk ve insanlık dışı, acımasız bir tecrit süreci uygulanmaktadır. Halka yönelik işkence, işgal, inkar ve imha gibi her türlü saldırı da sürekli olarak gündemdedir.
Bu süreç Öcalan’ın kaçırılıp esir alınmasıyla başlamıştır. O zaman Öcalan’ın özgürleşmesiyle son bulacaktır.
“Tecride, faşizme, işgale son! Özgürlüğü kazanma zamanı!” sloganı yeni dönemin özetidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.