Rasyonele döneceksek

Suat BOZKUŞ yazdı —

  • Ekonomide rasyonele dönmek mümkün mü değil mi göreceğiz. Ama mümkün olsa bile tek başına yeterli değildir. Çünkü rayından çıkan sadece ekonomi değil, özel savaşa bağlı olarak tüm sistemdir.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, "Türkiye'nin rasyonel bir zemine döneceği" yönündeki açıklaması ile yeni bir devir açılmıştır.

Erdoğan, daha önce görevden uzaklaştırdığı Mehmet Şimşek’i yalvar yakar tekrar geri getirdikten sonra, onun önerdiği Hafize Gaye Erkan’ı da Merkez Bankası başkanlığına getirdi.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Erkan, daha sonra Princeton Üniversitesi'nde Finansal Mühendislik alanında doktora derecesi aldı. Erkan, ABD merkezli finans kurumlarında üst düzey pozisyonlarda yer almıştı. 

Defalarca ekonomi yönetimini ve Merkez Bankası başkanını değiştiren ve en son “Ben ekonomistim. Ekonominin sorumlusu benim, ben” diye babalanırken, “Ben olduğum sürece faizler yükselmeyecek, “Nass var nass” diye bağıran “dünya lideri” alaylı ekonomistimiz şimdi süt dökmüş kedi gibi bir kenara pısmış bulunuyor.

Seçimlerden sonra “Nass” değişmiş olmalı ki Mehmet Şimşek’in rasyonele dönme kararı her gün yeni bir aşamada kanıtlanmaktadır.

Erdoğan dünya lideri babalanmasıyla havaya girip o kadar çok ahkam kesti ki şimdi o lafların altında ezilmektedir.

Demek ki, nass diye irrasyonel yani akıl dışı işler yapılıyormuş. Mehmet Şimşek ekibinin yönetiminde devlet, Erdoğan devrinin biriktirdiği yanlışları temizleyip uluslar arası hukukun ve kuralların gerektirdiğini yapmaya yönelecek gibi görünüyor.

Mehmet Şimşek ve ekibinin izleyeceği politika eleştirilse de bugünkü konjonktürde zorunlu olan tek yol gibi görünüyor. Mehmet Şimşek de, Düyunu Umumiye, Özal ve Kemal Derviş gibi “dış güçlerin” emriyle, dağılmış olan ekonomiyi zapt-u rapt altına almakla görevlidir. Artık Erdoğan’ın buna itiraz edecek bir gücü de yoktur. Seçim zaferinin üzerinden daha üç gün geçmeden Erdoğan bütün dediklerini unutup havlu atmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Mehmet Şimşek devir teslim töreninde sert mesajlar vererek, Türkiye'nin rasyonel zemine dönme dışında seçeneği kalmadığını belirtmiştir. Şimşek "Uluslararası normlara uygunluk temel ilkemiz olacaktır" demiştir. Böylece kendisinden önce ekonominin rasyonel zeminden çıktığını ve uluslar arası normlara uymadığını da itiraf ve ilan etmiştir.

Ekonomide rasyonele dönmek mümkün mü değil mi göreceğiz. Ama mümkün olsa bile tek başına yeterli değildir. Çünkü rayından çıkan sadece ekonomi değil, özel savaşa bağlı olarak tüm sistemdir.

Örneğin hukuk sisteminde de rasyonele dönülecek mi? Erdoğan ve Bahçeli’den sonra neredeyse kaymakamların bile fırça çektiği ve takmadığı bir Anayasa Mahkemesi ile herkese güven veren bir hukuk sistemi kurulabilir mi?

Cumartesi Anneleri lehine Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı uygulamayan bir kaymakamlık-valilik olabilir mi?

Erdoğan’ın şahsi kin ve intikam davası haline gelen HDP ve Demirtaş davaları, Kobenê davası, Kavala davası sürerken buna bağımsız yargı denir mi?

Belediye eşbaşkanları seçilir seçilmez hapse atılırsa bu sisteme kim güvenir?

Her şeyden önemlisi Mehmet Şimşek ve ekibi ne yaparsa yapsın bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alınmayacaklarının bir garantisi var mı?

Zindanlarda otuz yıl yatan tutsakların tahliyeleri keyfi kararlarla sık sık engellenecek midir?

Üniversite özerkliği olmadan üniversiteler Erdoğan’ın çiftliği olmaya devam mı edecektir? Bu keyfiyete karşı çıkan üniversiteler Boğaziçi Üniversitesi gibi aforoz mu edilecektir?

Okullara tayin edilmeyen öğretmenler beklerken onların yerine imamlar mı tayin edilecektir?

Görülüyor ki rasyonele dönmek o kadar basit bir konu değildir.

İrrasyonel kirli savaş aynen sürdürülecekse ekonomide rasyonele dönülebilir mi? İkisinin de aynı anda sürdürülmesi mümkün müdür?

Hepsinden önemlisi, sonuçta hepsini de belirleyen Kürt sorunu ve savaş politikasında da rasyonele dönülecek mi? Yoksa inkar-imha ve kör savaş politikasında inat mı edilecektir?

Örneğin Öcalan üzerindeki hukuk dışı, insanlık dışı tecrit aynen sürdürülecek midir?

Görüldüğü gibi taksit taksit ve parça başı değil, kökten ve her alanda rasyonele dönmek gerekiyor.

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2023 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.