Telefon diplomasisi/savaş

Selim FERAT yazdı —

30 Haziran 2020 Salı - 13:48

Trump kendisinin eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton’un “Olayın Olduğu Oda” kitabını “yalanlar silsilesi ve uydurulmuş hikayeler” olarak tanımladı.

Ancak kitap, gizli kalması gereken bilgileri kamuoyuna sızdırdığı için, Trump açısından “yasadışı” sayılıyor. Olayların geçtiği mekan: “Oral Ofis”!

Bir zamanlar Obama’nın, Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesi esnasında, Beyzbol sopasıyla poz verdiği o mekan.

Bolton’un kitabının Türkiye ilgili bazı bölümleri, özellikle de Erdoğan-Trump’ın 14 Aralık 2019 tarihli görüşmeleri etrafındaki gelişmeleri içeren kesimleri, “kitap yayımlanmadan önce” Türkiye’deki bir siteye yansıdı.

Nereden bakarsanız bakın, Bolton’un aktardıkları, bize postmodern, popülist global kudreti kanıksatıyor: “…Cumhurbaşkanı İngilizce konuşmuş;

Trump, Türkiye IŞİD’in geri kalanını halletmeyi kabul ederse Suriye’den çekilmeye hazır olduğunu söyledi;

Erdoğan uzun uzun Kürtler’i sevdiğini ancak, YPG-PYD-PKK’nin Kürtler’i manipüle ettiğini ve onaları temsil etmediğini dile getirdi;

Erdoğan PKK derken, genel olarak Kürt savaşçılarından bahsediyordu vs.vs.”

Telefon görüşmeleriyle Suriye’nin, Kürtler’in kaderiyle ilgili kararlar alınıyor gibi bir tabloyu kanıksayan toplulukların, kendi kaderlerini belirleme hakları da ellerinden alınmış olunuyor.

Ancak, ortada bir ABD planı ve bir de Türkiye’nin planı var.

Erdoğan Rojava planını cazibeli hale getirmek için, Trump‘a “Kürtler’in ona karşı özel bir sempati beslediğini ve Kürt bölgelerinde büyük mitinler düzenleyebilen tek lider olduğunu” söylemiş.

Bolton, bu görüşmeden sonra, “Trump’ın Kürtler konusunda bir tuzağa çekildiğini” anlamaya başlamış.

Koronavirüsünün başlama arifesinde yapılan bu bu telefon görüşmesinden altı ay sonra, Türk devletinin Güney, Kuzey Kürdistan ve özellikle de Rojava (Kobanê)‘ye açtığı özel savaş, Bolton’a göre “Türkiye’nin güvenilir bir NATO müttefiki olarak görülüyor” olmasıyla da alakalı değil mi?

Bolton gerçekten tüm gizli bilgileri bu kitabına yansıttı mı?

Bolton ve Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Ocak 2020’de Türk basınına yansıyan “Kürtler’in katledilmesine izin vermeyeceğiz!” sözlerine aynı dönemde Erdoğan’dan yanıt gelmiş: “Terörist ise gereğini yaparız, John Bolton çok büyük bir yanlış yapmıştır… Suriye’de terör koridoru içerisinde yer alanlar gerekli dersi alacaklardır.”

Konuyla ilgili önemli açıklamalardan biri Trump’tan gelmişti, bu bilgiyi Bolton da aktarıyor:

“Biz bu savaşa dahil olmak istemiyoruz. Onlar doğal düşman. Türkler ve Kürtler yıllardır savaşıyor. İç savaşa girmiyoruz ama IŞİD’i bitiriyoruz.”

Trump/ABD’nin iç savaşa girmemesi ve bunu tarafsızmış gibi göstermesi, Türkiye’ye doğrudan destek vermesi olarak algılanmalıdır. Savaş uçakları bulunan Türkiye’nin Kandil, Mexmûr, Rojava’dan başlattığı hava saldırısının, silah eşitliği ilkesine aykırı ve katliam amaçlı olduğunu, aynı yöntemlere başvuran ABD bilmiyor mu?

Erdoğan’ın “Türkiye’de kötüye giden ekonomisi, belki de kendi iç siyasi sıkıntıları nedeniyle olan kavgacılığı”nın kontrol altına alınmadığından bahsediyor, Bolton.

Bolton, Dunford’dan “Türkiye’nin hiçbir askerinin sınırın güneyinde olmamasını belirteceği” sözünü almış.

Türkiye, Rusya ila anlaşarak, askerlerini, devlet sınırlarını çiğneyerek, sınırın güneyine geçirdi… ABD bunu engelleyemedi.

Sonuçta orataya çıkan tablo: Suriye’de batılı “müttefik güçler” var; ABD’nin Türkiye ve Güney Kürdistan’ı satranç kerelerine yerleştirdiği ve bazı atılımlarda, İran’ı Kürdistan konusunda harekete dahil ettiği, başka bir oyun masası da var.

Rojava’da ise Türkiye ve İran dışında, bölgede bulunan müttefik güçlerle diplomatik temasları olan siyasi ve askeri bir güç var.

Büyük bir karmaşa gibi görünen bu tablonun içinde, sade olan başka bir tablo da var:

Kendi kaderlerini birlikte belirlemek için mücadele eden, tecrübeleri olan, iradeleri ve şuurlarıyla hareket eden, Kürt, Arap, Ermeni, Çeçen ve Türkmen’lerden oluşan bir halk hareketi.

Barışçıl bir çözüm bu harekete dayanıyor, karmaşanın büyüklüğü de bundan!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.