Yalancı çoban ve avanesi!

Suat BOZKUŞ yazdı —

27 Kasım 2020 Cuma - 23:00

  • Hepsinin üstüne bir de korona krizi geldi. Erdoğan-Bahçeli diktası bu konuda da bütün ihanetini gösterdi. Baştan önemsemediler. Koronavirüs Çin’den İran’a ve oradan da Avrupa’ya ve Amerika’ya kadar her yeri sararken dalga geçtiler.

Yalancı çoban ve avanesi gene adalet-demokrasi havariliğine dönüş yaptı. Tam bir kara mizah örneği. Gerçi Türkiye’de bunun da rekoru çok kırıldı ya…

Erdoğan’ın DAİŞ ile işbirliği içinde girdiği işgal ve savaş politikaları batağa saplandı. Yeni Osmanlı diyerek Rusya ile ittifak halinde bütün halklara karşı savaş açtılar. Kürdistan’da barışçı ve siyasi çözüm yerine yakın tarihin en büyük işgal ve yıkım savaşına giriştiler. Sonunda Halep, Şam, Kerkük ve Musul fatihi olacaklardı. Yeni Osmanlı’nın yükselme devrine geçeceklerdi. Bütün TV dizilerinde başlayan yalan-yanlış Osmanlı tarihi furyası bunun içindi. Aç, işsiz, umutsuz ve uykusuz milyonlar bütün dünyaya egemen olmanın, “kahraman ecdadımız”ın hayalleriyle uyutulup oyalanıyordu. Libya’dan Rojava’ya, Güney Kürdistan’a ve en son Karabağ’a kadar birçok yere asker gönderildi. Akdeniz’de askeri maceralara girildi. Bütün bunlarla halk hala oyalanıyor, uyutuluyor ve kışkırtılıyor.

Hepsinin üstüne bir de korona krizi geldi. Erdoğan-Bahçeli diktası bu konuda da bütün ihanetini gösterdi. Baştan önemsemediler. Koronavirüs Çin’den İran’a ve oradan da Avrupa’ya ve Amerika’ya kadar her yeri sararken dalga geçtiler. “Virüs niçin bizi etkilemiyor” diye saçma sapan tahliller yaptılar. Hatta “Biz Müslümanız. Zaten beş vakit abdest alıyoruz, çok temiziz” gibi saçmalıklar bile yazıldı. Bütün dünyaya tıbbi malzeme gönderiyor, dünyanın ölüme terk ettiği hastaları her yerden uçakla getiriyorlardı. Bu palavralarla halk oyalanırken virüs hızla yayıldı. Umre’den dönen ilk kafile inceleme bile yapılmadan evlerine gönderildi. Toplu karşılama ve mevlidlerle her köye virüs yayıldı. Suudi Arabistan hac seferlerini yasakladıktan sonra gelen kafileleri kontrol etmeye ve göstermelik karantinaya başladılar.

Bu arada Tabip Odaları, sağlık çalışanlarının sendikaları halkı ve hükümeti çok uyardılar. Ancak Bahçeli gibi hayatında hiçbir parmağa işemeyen birisi tarafından hainlikle suçlandılar. Tabip Odalarının ve bilim insanlarının sesini bastırdılar. Tabip Odaları pandemiyle mücadele için yapılan toplantılara bile alınmadı. Bu toplantılara polis şefleri, istihbaratçılar ve boş teneke misali birçok siyasetçi katıldı, kararlar aldı. Ama pandemiyle mücadelede bire bir yer alan, birçok meslektaşını kaybeden sağlık çalışanları alınmadı. Onların sesleri de bastırıldı. İnadına, propagandadan başka amacı olmayan Ayasofya’nın açılışı ve Erdoğan’ın keyif çayı partileri yapıldı.

Tabip Odaları sürekli açıklama yaparak Sağlık Bakanlığının verdiği rakamlara itiraz ederken onları hain ilan edenlerin şimdi yalan balonlarıyla birlikte pandemi rakamları da patladı, panik başladı.

Ekonomide baş sorumlu olan Damat Paşa çaresiz kalınca kaçtı. Ölü mü diri mi hala belli değil. Basına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın Varlık Fonu’ndaki görevinden de ‘affını istediği’ bildirildi. Albayrak nerede, affını ne zaman nasıl istemiş, haberi kim bildirmiş belli değil. Tam bir muamma ve bilmece.

Tam da bu sırada yeniden AB, reformlar, adalet, hukuk lafları ortaya atılmaz mı… Gel de yalancı çobanı hatırlama... Bakalım hala inanan olacak mı?

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün yapacağı reform görüşmelerinin ilkinin yarın Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ile (TÜSİAD) olacağı açıklanmış. Sanki onlarla görüşmedikleri gün varmış gibi. Bir kere de işçi sendikalarıyla, demokratik örgütlerle ve halkla konuşun bakalım.

Maden işçileri seslerini duyurabilmek için Ankara’ya yürüyüşe çıktı. Fazla ve yeni bir şey istemiyorlar. Zaten hakkettikleri alacaklarını istiyorlar. Ama Erdoğan Bahçeli diktası “İşçiler Ankara’ya gelirlerse kazmayı temelimize indirirler diye korkuyor“ ki her yerde onları durdurmak için saldırıyor. Haksız da sayılmazlar. Sonuçta er ya da geç olacağı o zaten! Yalancı çoban ve avanesine inananlar hızla azalıyor. O da damadı gibi bir mesaj yazıp kaybolsun. Nasıl olsa birisi sosyal medyada yayınlar.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.