33 düş yolcusunu anmak

Ziya ULUSOY yazdı —

18 Temmuz 2020 Cumartesi - 12:58

Bu 20 Temmuz Suruç katliamının 5. yıldönümü.

Erdoğan faşizmi, Suruç katliamıyla 33. düş yolcusunu aramızdan aldı. Çok sayıda yoldaşı da yaraladı.

Katliamı Saray diktatörlüğünün MİT aracılığıyla doğrudan planlayarak, ideolojik kardeşi ve kullandığı celladı IŞİD (DAİŞ) katillerine yaptırdığından hiçbir kuşku yok. Deyr el Zor’da sağ ele geçirilen Türk IŞİD emiri İlyas Aydın (Ebu Ubeyde) ifadesiyle bu gerçeği bir kez daha kanıtladı:

“Suruç patlaması içtihattır; denildi. …Onu halife emretmedi ve cemaatin bilgisi yok”, “Patlamayı yapan Abdurrahman Alagöz, bir gece öncesinden istihbarat otelde onu yakalıyor. Ama bir şey yapmıyor”.(Y.Özgür Politika, Beritan Sarya, Röportaj, 06/07/2019)

10 Ekim katliamıyla ilgili de ayrıntılı açıklama yaparak, Suruç ve 10 Ekim katliamlarını Saray diktatörlüğünün MİT eliyle doğrudan yaptırdığı gerçeğini kendi ağzından da teyid etti.

Erdoğan faşizmi, HDP Amed mitingi, Suruç, 10 Ekim, Cizre-Sur katliamlarıyla yeni biçimiyle faşizminin korku ve dehşetini saçan, bu yolla teslimiyet yaratmayı amaçlayan bir süreç başlattı.

Gezi’den 7 Haziran’a uzanan süreci tersine çevirerek faşizmi kalıcı kılmayı amaçladı.

Bu uğursuz amaç için Kobanê’ye “Birlikte savunduk birikte inşa edeceğiz” şiarıyla giden sosyalist gençlerimizi ve yoldaşlarını acımasız bir katliamla vurdu.

Sosyalist gençlik, faşizmin amaçladığına boyun eğmedi, meydan okudu. Gençliğin devrimci mücadelesinde kararlılıkla yeralmaya devam ettiği gibi, Suruç’un katillerine karşı adalet kampanyası başlattı ve ısrarla yürütmeye devam ediyor. Faşizme karşı adalet mücadelesini genişletmeye omuz veriyor.

Suruç’ta canlarını yitiren aileler adalet mücadelesinin ön safında yürüyor, acıyı güce dönüştürmeye çalışıyor.

Gençliğin devrimci örgütleri “Suruç için adalet, herkes için adalet”e omuz vererek faşizme karşı mücadeledele birliğini geliştirmeye çalışıyor.

Faşist şeflik rejiminin bir amacı teslim almak idiyse, diğer amacı da Rojava devrimini birleşik bölge devriminin öncüsü gören, devrimin Türkiye’ye köprüsü olmaya çalışan komünist gençliği mücadelede ezmek ve tasfiye etmekti.

Sosyalist ve devrimci gençler, Rojava devrimine akarak da, Gezi isyanı ruhunu devrimci tarzda yaşatmaya ve büyütmeye çalıştı. Birleşik ve bölge devriminin Türkiye’yle köprüsü olmaya çalıştı. Faşist şeflik rejiminin uğursuz amacının gerçekleşmesine devrimci hücum barikatı oldu.

Suruç’tan bugüne Rojava devrimine enternasyonalist katılım ve dayanışma güçlü olduysa bunda Suruç’ta canlarını yitiren sosyalist gençler ve yoldaşlarının katkısı değerlidir.

Bugün 5. yıldönümünde adalet mücadelesini büyütmek, Suruç’un katili faşist diktatör ve suç ortaklarından hesap sormayı ve gençliğin faşizme karşı mücadelesini güçlendirmek demektir. Güçlenecek anti-faşist mücadele faşizmin yıkılmasını yakınlaştıracak, işçi sınıfı ve halklarımızın devrim ve sosyalizm mücadelesine harç olacaktır.

Bu nedenle sosyalist gençler ve yoldaşları, “Suruç için adalet herkes için adalet“ mücadelesini sürekli kılacak ve genişletecek. Faşizmin bütün katliamlarına, zindan saldırısına karşı mücadele olarak da yaygınlaştıracak.

Sosyalist gençler, aynı zamanda gençliğin devrimci mücadelesini büyüterek, işçi sınıfı ve ezilenlerin faşizme karşı direniş ve mücadelesine omuz vererek, faşizmi yıkacak devrimi inşanın en önündeki gençlik cephesini büyüterek, katliamların hesabını soracak.

Büyüyecek mücadele Erdoğan faşizminden ve katillerinden 33 düş yolcusu ve canlarını yitiren devrim şehitlerinin hesabını mutlaka soracak. Her somut durumda nasıl soracağını belirleyecektir.

Sosyalist gençlerin, komünist öncünün, devrimci ve anti-faşist direnişin, birleşik ve ayni yöndeki mücadelesinin nabzı, bugün Suruç’ta 33 düş yolcusunun anısına adalet mücadelesini büyütmede atmalı. Onların bitimsiz aşkla bağlandıkları özgürlük ve sosyalizm amacı yönünde faşizme karşı mücadeleyi büyütmelidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.