Ana dilde eğitim talebi ve hazırlık
Veysi SARISÖZEN yazdı —
- Kürt dilini öldürmeye kalkmak, Kürt ulusunu soykırımla öldürmekten çok daha etkili ve sonuç alıcı bir katliamdır. Türk devleti, bunun için ana dilde eğitim yasağından vazgeçmez.
Ana dilde eğitim meselesi, yılda bir kere akla gelebilecek bir mesele değil. Dil uzmanı filan değilim. Bildiğim şu: Kürt dilini öldürmeye kalkmak, Kürt ulusunu soykırımla öldürmekten çok daha etkili ve sonuç alıcı bir katliamdır. O nedenle Türk devleti soykırımdan vazgeçer ama ana dilde eğitim yasağından vazgeçmez. Hiçbir katliam bir ulusu toptan yok edemez Ama bir dili öldürmek, tüm ulusu yok eder.
Ana dilde eğitim yasak olduğu halde, bir çok azınlık ulus; Çerkesler, Boşnaklar, Pomaklar ve Lazlar hemen hemen örgütlü uluslar olmaktan çıkmış ve büyük ölçüde Türkleşmişken Kürt ulusu yüzyıldır nasıl oldu da hala yaşıyor? Bunun sırrı, bir ölçüde Medreselerde Arapçanın yanında Kürtçenin yaşatılmasında ama esas olarak da PKK’nin 50 yıllık, yalnız silahlı savaşla değil, giriştiği Kültür devrimiyle başardığı “diriliş” sürecindedir.
Ana dilin diğer dillerin düzeyinde gelişmesi “devletsiz” ya da statüsüz bir ulus için mümkün olamaz Ama bu “kanun” 50 yıllık mücadelenin sonucunda boşa çıkmıştır. Kürt dili, bilimsel ve felsefi modern bir yazılı dil düzeyine yükselmiştir. Kürt filologları, yazarları, müzisyenleri, sanatçıları bu mücadelede gerilla gibi, serhildancı kadınlar ve erkekler gibi büyük bir rol oynamışlardır. Bugün önümüzde bir Kürtçe literatür bulunuyor. Kürt dilinin kelime haznesi hemen hemen bütün bilimsel ve kültürel alanlarda zenginleşiyor. Yine de bu niteliksel kültür devrimi, asimilasyon süreçlerini durdurmaya yetmez. Ana dil, eğitim düzeyinde alınmadıkça, doktor olmayı, mühendis olmayı, avukat olmayı hedefleyen Kürt gençliği geleceğini Kürtçede değil, Türkçede aramak zorunluluğundan kurtulamaz.
Kurtulma imkanını kazanıyor. Türkiye’de ana dilde eğitim yasağı sürerken, Başûrê Kurdistan’da ve Rojavayê Kurdistan’da bütün meslek alanlarında ana dil eğitimi, ilkokuldan üniversitelere kadar yapılıyor. Türk devleti dil yasağını sürdürme imkanını, eğer Bakur Kürtlüğü ana dilde eğitim hakkını çok daha büyük bir iradeyle savunursa, adım adım kaybedecek. Aklıma ana dilde eğitim hakkının elde edildiği döneme mücadelenin yanında nasıl bir filolojik hazırlık yapılabilir sorusu geliyor.
Kürt gençliği Rojava’da ve Başûr’da, bir yıl sonra Almanya’da var olan üniversitelere nasıl hazırlanabilir?
Ana dilde eğitim yasak olsa da üniversite hazırlık kurslarında Kürt dilinde verilecek derslerle hazırlık bu yasağı kırabilir. Bir üniversiteye hazırlık dershanesi çok dilli olarak eğitim verebilir. Bu eğitimden de önce, Kürt diline hakim tıp bilimcileri, kimyagerleri, matematikçileri, biyologları, fizikçileri bu alanlarda “Kürtçe üniversiteye hazırlık” amaçlı yayınlar yapabilirler. Apocu akademi çalışanları bu alanda işlev görebilirler. Bir an için Kürtçe-Türkçe, Kürtçe-Arapça, Kürtçe-İngilizce Kimya, fizik, matematik, tıp, hukuk, felsefe terimleri sözlüklerinin rafları süslediğini düşünelim. Sadece Abdullah Öcalan’ın kitaplarındaki Türkçe tüm terimlerin Kürtçe sözlüğünü bile yapmak ana dilde eğitim öncesine büyük bir hazırlık olacaktır.
Konuya yabancı bir insan olarak yazdıklarım, konunun içinde olan Kürt aydınlarına fazla bir şey anlatamaz. Bu yazıda onlara akıl vermek gibi bir amacım da olamaz. Vurgulamak istediğim, ana dilde eğitim hakkını talep etmekle yetinmemek, şimdiden ana dilde eğitime Kürt gençliğini hazırlamak gerektiğidir.
Kürt anne ve babalarına, çocuklarınızın doktor-mühendis olması için artık Türkçe yüksek eğitimine mecbur değilsiniz mesajını da böylece vermiş oluyorum.
Bir de dört parçadan Kürt gençlerinin Rojava ve Başûr’da Kürt üniversitelerinde okumalarının Kürt ulusal birliğine katkısını düşünüyorum. Yani 50 yıllık mücadelenin sonunda asimilasyon sürecinde henüz güvenceye alınmamış olmakla birlikte yarıklar açılmıştır, demek istiyorum.
Devlet “ölürüm de ana dilde yasağı kaldırmam” dese bile, durum umutsuz değildir. Yeter ki elde edilen kazanımları savunmak mümkün olsun.
Siz yukarıda önerdiklerime değil, şu son yazdıklarıma bakınız.
