• Onlar, aileyi bitirmek istedi; biz kocaman bir Kürdistan ailesi olduk. Kahramanlarımız Kürdistan’ın her tarafında şehit edildi ama Kürt milleti olarak köklerimizi dünyanın derinliklerine saldık.

HAFIZ AHMET TURHALLI

'Seydalık', Kürdistan’da özgün bir kurumdur. Kürdistan medreselerinin meşhurluğu, İslam alemi tarafından tescillidir. Medreselerde tahsil görenler, İslam alemine ilmi manada çok büyük katkılar sundu. Medresede en üst merci 'Seydalık'tır. Kürt toplumunun bütünü, bu müessesenin kadrini ve kıymetini biliyor. Seyda, içinde yaşadığı toplumun vicdanı, ilmi ve irfanıdır. Seyda’nın özel olarak eğittiği feqîler (talebeler), Kürdistan’ın her tarafına dağılır, toplumun ilmi, hukuki ve toplumsal sorunlarının çözüm anahtarları olur. Seyda Hafız Sıddık Turhallı da bu değerli seydalardan biriydi. Yüzlerce feqîsi oldu ve onlar, Kürdistan’ın hatta Türkiye’nin birçok tarafına dağıldı. Fenni bilimleri de okuyup mezun olan yüzlerce öğretmen, doktor, mühendis ve hukukçu da Seyda'ya feqîlik yapmıştı.

Seydam, seni bizden almalarının üzerinden tam 34 yıl geçti ve senden sonra çok şey kaybettik. Seni en son kütüphane olarak kullandığın evin odasından siyasi şube komiseri ve birkaç özel tim alıp götürmüştü. İşkenceli gözaltından sonra sana "Biz artık Turhallıları gözaltına almayacağız, hepsini katledeceğiz" demişlerdi.

* Seninle başladılar bizleri sokak ortalarında, dağlarda katletmeye.

* Avukat ve doktor kardeşlerin mücadeleye katıldı, diğer üç erkek kardeşin yıllarca zindanlarda kaldı.

* Bir oğlun şehit edildi, diğer oğlun yaralı olarak onların eline düştü ve yıllarca zindanda kaldı.

* Diğer iki çocuğun da sokak ortasında kurşunlanmaktan korunmak için hicrete çıkmak zorunda bırakıldı.

* Geri kalan yetim ve ufak çocuklar, annem ile birlikte Amed’de bir yıl içinde onlarca ev değiştirmek zorunda bırakıldılar. Evlerimize ve işyerlerimize adeta karakollar kurdular. Öksüz ve kimsesiz kalan çocuklara cehennemi yaşattılar.

* Kız kardeşin Saliha’nın oğlu Said’i dükkanlarımızı çalıştırıyor diye senden birkaç gün sonra sokak ortasında kurşunladılar, kurşunlar kafasını sıyırmış ve Allah onu bizlere bağışlamıştı.

* Saliha halamın diğer oğlu Mamoste Muhittin ile Emrullah dağlarda şehit oldular.

* Onların kız kardeşi Kurdê zindanda şehit düştü.

* Damatları Kamil ve onun kuzeni Kadri’yi Amed ve Lice’de gözaltına aldılar, sonra katledip cesetlerini dağlara attılar.

* Eşi Xalê Bahri ve tek kalan kızları Gulê'yi, bir de torun Eminhat'ı zindanlara koydular.

* Halam Asiye’nin tek oğlu olan Dr. Aziz ve onun kız kardeşi Ayfer’i de şehit ettiler.

* Diğer üç kızı ise mücadeleye katıldı.

* Evde sadece yaşı küçük olan kızı kaldı, halam Asiye’yi de karakol ve emniyetlerde dolaştırdılar.

* Amcazadelerinden Hayri, Heybet, Mesut, Nezir ve Memyan şehit oldu.

* Ali ve Fatih ise cezaevine konuldular.

* Dayılarının çocuklarından Halil, Dêrsim'de;

* Remzi, zindanda;

* Yaşar, Çermik'te;

* Teyzenin oğlu Hamdullah ise yaralı olarak esir düştü ve zindanda şehit oldular.

* Zeki, Ceylan ve Celal saflara katıldılar.

* Yakın akraban olan Ali’yi köyde katlettiler; Ali'nin oğlu Mehmet ve kardeşi Yakup şehit düştüler.

* Hecî Remezan’ın oğlu Mehmet, yeğeni Yasemin, Ramazan, Gülbahar, Süleyman ile amcazadeleri Mahsun şehit edildiler.

* Kamil, Davut ve Uğur saflardalar.

* Talip, Orhan ve Yalçın hâlâ cezaevindeler.

* Riz ve çevre köylerden olan birçok köylülerimizi açıktan katlettiler ve çevremizdeki bütün köyleri yakıp yıktılar. Ailemizle bağı olanların hepsine zarar verdiler.

* Senin Seyda olan arkadaşlarından da şehit edilenler oldu.

Senin aile ve yakın çevreni adeta kırımdan geçirdiler. Yeryüzünde bizlere kıyameti yaşattılar. Çocuklarımızın kemiklerini alamadık ve onların bir mezar taşı dahi yok.

Geride kalan öksüzler ve sonradan doğan çocuklarımız da hem devletin baskısı hem de ekonomik olarak çökertilmiş oldukları halde yaşamak için mücadele ettiler.

O öksüz çocuklar da size layık olmak için kimseye muhtaç olmadı. Okudular, şimdi birçoğu doktor, ekonomist, mühendis, hukukçu, biyolog, öğretmen ve yazılımcıdırlar.

Senin adını alan torunun ise Almanya’nın (Forbes 30 under 30) en akıllı 30 kişisi arasında yer aldı.

Onlar, aileyi bitirmek istedi; biz kocaman bir Kürdistan ailesi olduk. Kahramanlarımız Efrîn’de, Dêrsim'de, Karadeniz'de, Başûr'da ve Kürdistan’ın her tarafında şehit edildi. Bizler ise Kürt milleti olarak köklerimizi dünyanın derinliklerine saldık.

Öldürülmekle biz bitmedik, onlar da bitmedi. Şimdi yeni bir mücadele biçimi ile sizlerin amacını gerçekleştirmek üzere milyonlar çalışıyor. Kürdistan toprakları kana doydu ve Kürtler, sizlerin emeğiyle dünyada tanınır oldu.

Son günlerde savaşın zorluklarından kaynaklı açıklanmayan yüzlerce şehit için taziyeler kuruluyor ve Kürdistan’ın her köşesine şehit haberleri veriliyor. Kan ve gözyaşı yeterince aktı.

Bazıları ise hâlâ savaşın sürmesini istiyor ve barışı bozmaya çalışıyor. Kürt milleti, yeterince fedakarlık yaptı; şimdi daha fazla mücadeleyi şiddetsiz bir biçimde verme stratejisini oluşturuyor. Sürecin bir daha silahlı savaşa evrilmemesi için bu süreci desteklemeliyiz.

Bizler acı çeken aileler olarak, barış sürecini sahiplenmeli ve kanın bir daha akmaması için siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel mücadelemizi yükseltmeliyiz.

Onurlu bir barış için hep birlikte çalışmalıyız. Şimdi imkanlarımız daha fazladır. Doğru bir biçimde imkanlarımızı ele alıp değerlendirirsek bu süreci kansız bir biçimde nihayete erdirebiliriz.

Şehit Seydam, senin ve son günlerde toplu olarak ilanları verilen şehitlerimiz şahsında, bütün Kürdistan şehitlerini anıyor acılı ailelerimize sabırlar temenni ediyorum.