Ramazan ve aydınlanma

Ahmet TURHALLI yazdı —

  • Bir Ramazan ayını daha ihya etmekteyiz. 1457 yıldır Ramazanlar gelip geçiyor. Kur’an’ın anlatımıyla Ramazan; aydınlanma, bilinçlenme ve insanın kendisini yeniden inşa etme dönemidir.

HAFIZ AHMET TURHALLI

Bir şuurlanma ayı olarak tarif edilen Ramazan'ın, Bakara Suresi'nin şu ayetiyle imanî ve yaşamsal hedefleri izah edilmektedir. “O, doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’an’ın indirildiği Ramazan ayıdır. Artık içinizden kim bu aya erişirse onu oruçlu geçirsin.” (Bakara 185)

Zihinsel ve vicdani olgunlaşma

Kur’an, bu ayı insanlık için genel anlamda ve ona inananlar için özel anlamda bir aydınlanmanın başlangıcı olarak ele almakta ve önemine binaen maddileşen insana, oruçla kendini ıslah edebilecek perspektifler sunmaktadır. Kur’an’ın ilk sözcüğü “oku”dur! ve Peygamber şahsında emir kipi olarak kullanılmaktadır. Büyük çoğunluğu okur-yazar olmayan bir topluma “oku” emriyle bir başlangıç yapmaktadır. Bu başlangıcın Ramazan ayında olduğu ve bundan dolayı Ramazan ayının her yıl yeniden bu değerlerle buluşma ayı olarak karşılanması istenmektedir. Her işin bir mukaddimesi vardır: Kur’an’ın mukaddimesi ise zihinsel ve vicdani olgunlaşmadır. Kişinin yaratıcı ile olan zihni dünyasını oluşturması, içinde yaşamış olduğu sosyal yapının yanlışlarını anlaması ve kendisini yeniden sorgulamasıyla başlar.

Yanlış olana karşı mücadele

Ramazan'da Kur’an vahyine mazhar olan Peygamber, Hira mağarasında inzivaya çekilip yaradılış ve toplumsal şekillenme üzerine düşünürken, Abdullah oğlu Muhammed olmaktan çıkıp risalet yükünü yüklenmiş, insanlık ailesi içerisinde aktif iyinin rehberi olmuştur. Kur’an’ın deyimiyle doğru ve yanlışın ayırt edilebilmesi için vahyin yardımıyla yanlış olana karşı mücadele başlatmıştır. Peygamber, Kur’an ayetleri ile eğitilerek desteklenmiş ve bütün zorluklara karşı irade sahibi olmuştur. “Ey örtüsüne bürünen! Geceleyin birazı dışında namaza kalk! Gecenin yarısında bu vakti biraz öne veya biraz ileri de alabilirsin. Kur’anı tane tane, hakkını vererek oku." (Muzemmil1-4)

Bilinçle ve şuurla eğitilen Peygamberin, Mekke muktedirlerinin din ve Allah adına oluşturmuş oldukları dogmaları, aldatmaları teşhir etme ve onların yerine doğru olanı inşa etme vazifesinin başlangıcıdır Ramazan. Din adına oluşturulmuş olan, toplumu sömüren, köleleştiren, korkulara haps eden, kökleşmiş bir düzenin yıkılmasını hedefleyen Peygambere, ilk ışık Ramazan'da görünmüştür. Kur’an, bunu doğru yola koyulmak, hidayete ulaşmak, hakkı batıldan ayırmak ve doğru ile yanlış arasında bir farkındalık oluşturmak olarak formüle etmektedir. Ramazan'da peygambere gösterilen o nur, 23 yıl aralıksız aydınlatmayı sürdürmüştür. Kur’an’ın deyimi ile o yeryüzünün ve gökyüzünün ışığıdır, insanoğlunun kendi elleri ile icat ettiği karanlığın aydınlanma feneridir.

Karanlıkta saltanat sürenler

Bu karanlığa Kur’an nurunun ilk ışınları vurduğunda, önce karanlıkta saltanat süren yarasalar harekete geçmiştir. "Muhammed (SAV) yeni bir din icat etmiştir, delirmiştir, bir kahin, şair ve yalancıdır" suçlamalarıyla karanlığa gömülmek istenmiştir. Ramazan'da başlayan bu serüven, aralıksız ve nefes nefese bir mücadeleye girişerek yoluna devam etmiştir. Allah’ın kızları diye Kabe’nin etrafına yerleştirilen putlara adaklar adamadan, onları yüceltmeden Allah’a ulaşmanın mümkün olamayacağını söyleyen Müşriklere, Ramazan'da startı verilen Kur’an 'Allah birdir kimsenin tekelinde değildir ve her insana şah damarından daha yakındır' diyerek, onların sahte ve sömürüye dayanan inancını yerle bir etmiştir.

Bu inançta olanlar

Müşriklerin, yani Pagan inancının müminleri olan dincilerin karşısına aydınlık, iknaya dayalı herkesin ve bütün varlıkların Rabbi olan Yaratıcıyı koymuştur. Bu inançta öldürme değil, yaşatma vardır. Bu inançta aldatma ve ihanet değil, sadakat ve dürüstlük vardır. Bu inançta yalan değil, doğruluk vardır. Bu inançta cahillik değil, öğrenme vardır. Bu inançta mal toplama değil, paylaşmak vardır. Bu inançta aşırı kâr hırsı ve faiz değil, borç verme, zekat/sadaka ve paylaşmak vardır. Bu inançta güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durmak vardır. Bu inançta kendi aleyhine bile olsa doğru durmak, doğru konuşmak ve doğru tutum sahibi olmak vardır. Bu inançta dincilik, ailecilik, aşiretçilik, ırkçılık ve tarafgirlik değil, mazlumun, ezilmişin ve kimsesizin kimsesi olmak vardır. Bu inançta her tür uyuşturucunun, fahşanın ve ahlak dışılığın karşısında, maddi ve manevi olarak sorumluluk almak, bireyleri ve toplumu kötülükler karşısında korumaya çalışmak vardır. Bu inançta köleleştirmeye, zelil etmeye, bağımlı kılmaya değil, özgürlüğe, felaha ve aziz olmaya çağrı vardır. Bu inançta zalime, zulme ve zorbalığa değil, adalete, eşitliğe ve birlikte barış içerisinde yaşamaya nida vardır.

Hangi Ramazan'ı karşılıyorlar?

Ramazan, bu bilinçlenmeyi başlatan ay olduğu için onu oruçla, ibadetle, merhametle kendini yenileme ve yeniden inşa etme ayı olarak karşılanmalıdır. Kendini bu değerlerle inşa edemeyenler, hangi Ramazan'ı karşılamaktalar? Peygambere karşı savaşanlar ve onun aracılık ettiği ışığı söndürmeye çalışanlar, namaz kılıyorlardı, oruç tutuyorlardı ve Hac ise zaten onların idaresinde yapılmaktaydı. “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kalan sadece açlıktır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, kıyamından kendisine kalan sadece uykusuzluktur.” (ibni mace sıyam 21 Nesai süneni kübra savm)

Ramazan, müminlerin yukarıda zikredilen değerler etrafında kendisini yeniden inşa etmedir. Gerisi, yemek öğünlerinin yer değiştirmesidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.