Kürt birliğinin farzı

Ahmet TURHALLI yazdı —

  • Rojava, Kürtlerin birliğinin zeminini oluşturdu. Bu farz (Farz-ı Kifaye), her Kürt bireyine yüklendi. Birliği yaralayıcı ve dağıtıcı olanlar, ya Kürt düşmanıdır ya da akli melekelerden yoksundur.

HAFIZ AHMET TURHALLI

Bireylerin, ailelerin, taifelerin ve milletlerin öylesine tarihi anları ve momentleri var ki; o momentlerde gerekli rol ve misyonlar oynanmaz ve yerine getirilmez ise sadece kazanımları yok olmakla kalmaz, elde edilmiş kazanımlar gerekçe yapılarak fiziki varlığı dahi ortadan kaldırılır. Bizler millet olarak böylesi bir anı yaşıyoruz. Ortaya çıkan hakikatler ve sahada gerçekleşen uygulamalar, bu realiteyi doğruluyor. Kutsal topraklarımızın en küçük parçasında son dönemde cereyan eden vahşet, herkesin malumudur.

DAİŞ adıyla organize edilen ve Kürt milletinin yeryüzünden silinmesi için palazlandırılan yapı, Şengal'den başlayarak Kobanê'de sonuç alma planları için sahaya sürülmüştü. DAİŞ, Kobanê'de milletimizin ve dostlarının karşı direnişiyle ilk mağlubiyetini aldı; Baxoz'daki son toprak parçasını da yitirerek egemenliği sona erdi. İdlib'de DAİŞ'le tek yumurta ikizi olan HTŞ hazırlandı. Rusya da dahil herkese bir rol biçilerek Suriye'de yeni bir süreç başlatıldı.Bu süreç içerisinde gelgitler olsa da netice itibarıyla muktedirler, ortak bir planlama geliştirdi ve herkes üstüne düşen rolü layıkıyla oynadı.

Türk devlet aklının ebedi Kürt düşmanlığı da eski refleksleri aşan bir evreye taşındı. 'Kürtler hak sahibi olmasın ne olacaksa olsun' yaklaşımı ile devletin bütün enerjisi, Kürtleri yok etmek üzere harekete geçirildi. Rojava'da Kürtleri soykırımdan geçirme ve Başûr'u yutma üzerine kurulan bu strateji, uluslararası güçlerden de cesaret aldı. Erdoğan, Colani, Suud, Katar ve Barrack’ın bu planı hızlıca ve sonuç alıcı şekilde sahaya yansıdı. Çeteler, Türk devletinin aktif katılımıyla vahşi bir saldırı başlattı. Yüz binlerce Kürt, yerinden edildi, binlercesi katledildi. Birliğimizin sembolü olan Kobanê ise kuşatmaya alınarak yarım milyon insana teslimiyet ya da ölüm dayatıldı.

Kürtlerin mücadelesi durdurdu

Bu durumu büyük bir tehlike olarak gören milletimiz, her sınıf ve yaştan tufan gibi alanlara aktı. Rojava etrafında birlik oluşturan halkımız, bütün dünyaya 'ben buradayım, beni yok edemezsiniz' mesajını ulaştırdı. Bu birlik, dost çevrelere cesaret kazandırırken, uluslararası kamu vicdanını da harekete geçirdi. Kürtlerin bu asil mücadelesi, Colani ve arkasında saf tutanlara geri adım attırdı.

Farz-ı Kifaye ve Kürt birliği

Birlik, artık Kürt'e ekmek ve sudan daha farzdır. Arapçada İslam hukukunun terim olarak kullandığı 'farz', Fıkıh alimleri tarafından ikiye ayrılıyor;

* Farz-ı Ayn, yani şahsın yapması zorunlu olandır. Müminlerin temel farzı, zorba yöneticilere karşı sürekli mücadele etmektir. Kur’an, buna 'Maruf' der. Her türlü zorbalık ve zulmü bertaraf etmek için sürekli uyanık ve hareket halinde olma, adaletin tesisi için kesintisiz çaba harcama ve etik olamayanı geriletme olarak tanımlanır. Bu iyi inşanın gerçekleşmesi için şahsın bireysel ritüellerini de içtenlikle ve karşılık beklemeden yerine getirmesini de şart koşar. Namaz, oruç, zekat ve hac gibi bireysel farzlardır.

* Farz-ı Kifaye ise bazı Müslümanların yerine getirmesiyle diğerlerinin üzerinden sorumluluğun kalktığı ibadet veya görevlerdir. Eğer bu görevi hiç kimse yapmazsa o toplumdaki tüm Müslümanlar sorumlu ve günahkar sayılır. Misafir ağırlama, vefat etmiş birine karşı sorumlulukları yerine getirme, ilim tahsil etme ve kötülüktan sakındırmak gibi görevler. Toplumdan bazıları bunları yerine getirerek, toplumu günahlardan kurtarır, hayır ve sevabı da yerine getirenler kazanmış olur. Farz, bu anlamda insanın hayati olan bireysel ve toplumsal sorumlulukları yerine getirmesi demektir.

Rojava denilen vatanımızın en küçük parçası, Kürtlerin birliği olan bu farzın (Farz-ı Kifaye) zeminini oluşturdu. Şimdi her Kürt'e farz olan bu birliği sağlamlaştırma ve geliştirmedir.

Dinin istismar edilmesi

Kur’an-ı Kerim, birlik anlamında zulme uğrayanlar ve parçalanmış olan topluluklara şöyle sesleniyor: “Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız zaman direniniz ve Allah'ı çokça anınız ki zafer sizin olsun. Allah'a ve Resulüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Direnin, kuşkusuz Allah direnenlerle beraberdir.” (Enfal 45/46)

Bu ayetler, bizlerin fermanına alet edilmek istenen Enfal Suresi'ndedir. Ezilenler ve haksızlığa uğrayanların nasıl davranmaları gerektiğini vurgulayan bu ayetler, Peygamber ve Kur’an düşmanları tarafından zayıf ve hakları ellerinden zorla alınmış halkımıza karşı kullanılıyor.

Her Kürt için farzdır

Zirvede direniş gösteren bir milletin temel sorunu, birlik sorunudur. Şimdi direniş ve birlik gerçekleşti fakat birlik henüz kalıcı bir hale getirilemedi. Her Kürt bireyinin üzerine bu birliği oluşturma farzı yüklendi. Birliği yaralayıcı ve dağıtıcı olanlar, ya Kürt düşmanıdır ya da akli melekelerden yoksundur.

Rojava'nın ortaya çıkardığı bu enerji ve sinerjiyi, kötü ve art niyetli değerlendirmelerle Kürtlerin partilerini, rêberlerini ve değerlerini karalamaya ve hakaret etmeye çalışmak, Kürtleri tekrar statüsüz bırakmak ve Kürdistan'ı ilelebet sömürge olarak tutmak anlamındadır.

Kürt milletinin birliğini bozmak, onları birbirine düşürmek, Kürt yurtseverliği olmadığı gibi, Kürt'ü açıktan hançerlemektir. Kürt'ün birliğinin güçlenmesi ve kalıcılaştırılması için ciddi ve itidalli çalışma yürütmek, her Kürt'e farzdır. Kürtler, moral bozucu ve birliği dağıtıcı her söze ve amele, şiddetle karşı çıkmalıdır. Kürt ve Kürdistan zamanıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.