Mart ve bayramlar

Ahmet TURHALLI yazdı —

  • İki bayramı birden özgürlüğümüzü ve kazanımlarımızı büyüterek kutlayacağız. Hem Ramazan hem de Newroz, mutlaka gerçek anlamda bayram olarak kutlanacaklardır.

Bu yıl, iki bayram bir gün arayla kutlanacak. Bayramlar, sevinç ve başarıyı paylaşma günleridir. Mart, aynı zamanda baharın başlangıcı ve tabiatın uykudan uyanmasıdır.

Ramazan, İslam‘ın yegane ve tek kaynağı Kur’an esas alınarak değerlendirildiğinde, o çağda yaşayan Arap birey ve toplumundaki hızlı değişim ve yeni bir toplumun inşasındaki yeri çok belirgin bir şekilde görülecektir. Ramazan, Araplarda bir ayın adıdır. Onu diğer aylardan ayıran bazı özellikler vardır ve Kur’an bundan bahseder. Pagan inancıyla yaşamlarını sürdüren, maddi kazanç olarak da bu inancın Hac dönemlerindeki panayır ve açık hava ticareti ile kazanç sağlayan bir toplumdaki değişimin ve dönüşümün miladı olarak anlatılır. Aşırı dindar ve muhafazakar olan Mekke toplumundaki çürüme ve yanlışlara karşı arayış içerisine giren Abdullah oğlu Muhammed, Ramazan ayının Kadir gecesi olarak adlandırılan bir gecede vahiyle müşerref olup Kur’an ın ilk doğumu gerçekleşti. Kur’an bu aydaki geceyi bin aylık bir hayat diliminden daha hayırlı olduğunu belirtir. Bu geceyi idrak edip hayatlarını bu inanç üzerinden şekillendirenlerin bin aylık bir hayat diliminden daha faziletli bir yaşam elde edeceklerini ekler.

Din adına bir delaleti yaşayan Arap toplumunun, İslam'la tanışmasıyla maddi ve manevi doğrultuya ulaştıkları müjdesi verilir. Karanlıktan aydınlığa, bilgisizlikten hikmete ve doğru bilgiye ulaştıkları için bir teşekkür biçimi olarak ibadete, yani yaratıcı ile doğru biçimde ilişkilenmeyi sağlamaya çağırır. Abdullah oğlu bir öksüz olarak Mekke'de yaşamını sürdüren Muhammed, bu ayda ve Kadir gecesindeki vahiyden sonra, Allah Resulü olarak hayatını sürdürdü.

Başarının sevinci

Her tarafta zulüm, sömürü, aldatma, korku ve muktedirlere teslim olma dışında çareleri olamayan; maddi ve manevi olarak kuşatılan Mekkeli toplum bu gecedeki ışıkla yeni ve doğru yolu buldu. Ramazan'daki çağrı ile özgürlük, izzet ve şeref bahşedilen köleler ve toplumun alt tabakası, büyük bir değişim yaşadı, maddi ve manevi olarak bir başarı elde etti.

Şahıs ve toplumda, yardımlaşma, dürüstlük ve eşitlik geliştiği ve manevi temizlenme gerçekleştiği için Ramazan ayı kutsaldır. Bu nedenle Ramazan ayının tamamlanmasında, maddi ve manevi başarının karşılığı olarak, bireysel ve toplumsal kutlama yapılıyor. Maddi ve manevi olarak toplumla paylaşılan bu sevincin adı Ramazan Bayramı'dır.

Biz Müslümanlar başta kendi nefsimiz olmak üzere, zararlı olan alışkanlık ve özelliklere karşı başarı elde ettiğimiz için bayram kutlarız. Kısacası bayram manevi ve maddi olarak elde edilen başarının sevinç ve kutlamasıdır. Yüce bir ahlakla ahlaklanmayı başaran şahıs ve toplumlar, elbette bayram kutlamayı da hak eder. 1400 yıldan fazla bir süreden beri kutlanan bu bayram, bu yıl Mart'ın 20. gününe denk geliyor.

Direnişin sevinci

Yine 2600 yıldan fazla bir zamandır kutladığımız başka bir bayram ise milli bayramımız Newroz'dur. Bu bayram ise başta Kürt milleti olmak üzere, Ortadoğu ve Kafkas milletlerinde farklı biçimlerde kutlanıyor. Son 100 yıldır bu bayram Kürtlere yasaklıydı. Bir de İslam dini istismar edilerek İslam ve din karşıtı bir bayram olarak gösterilmek istendi. Newroz için başta Türk devletinin paralı ve maaşlı müftü, imam, şeyh ve siyasal İslamcıları olmak üzere, sahaya din adına sürüldü ve Newroz'un bir ateşperestlik, gelenek ve bayram olduğu mimberlerden ve birçok medya organları tarafından anlatıldı. Bu anlatımlardan dolayı binlerce Kürt katledildi, on binlercesi zindanlara atıldı. Saddam'ın, 16 Mart'taki Halepçe katliamı da Kur’an ayet ve sureleri kullanılarak gerçekleştirildi. Kısacası Kürdistan‘ı sömüren devlet ve onların destekçileri, özgürlük ve yaşam bayramı olan Newroz'un kutlanmasını din karşıtlığı olarak anlatarak, bir hakikati öldürmeye çalıştı.

Bu hakikati sahiplenen ve bu uğurda canlarını feda eden kahraman şehitlerimizin mücadeleleri karşısında yenilmeye mahkum olan bu devletler, sonra bu bayramı çalmak için strateji oluşturdu. Küfür olarak analatılan Newroz, daha sonra bir 'Türk bayramı' olarak anlatılmaya başlandı, yumurta tokuşturularak kutlanmaya çalışıldı.

Şimdi ise Suriye dahil her tarafta Newroz devletlerin bayramı olarak isimlendirilmeye çalışılıyor. Efrîn'i işgal edenler önce Kawa‘nın heykelini yıkarak kendini tatmin etmişti. Buna rağmen Newroz kendi hakikatinden uzaklaştırılamadı, tam tersine her geçen gün bu hakikat büyümekte ve zafere ulaşmak için gün saymaktadır.

Newroz Bayramı da mazlumların, zalimlerden kurtulduğu gün olduğu için kutlanıyor. Zalim iktidarlara karşı mücadele ederek başarıya ulaşan milletimiz, özgürlüğünü elde etttiği için bu bayramı kutluyor. Bu bayramın bir kurtuluş bayramı ve özgürleşme bayramı olduğu şuuruna vardıkça milletimiz Newroz‘a daha fazla katılacaktır.

Bu yıl iki bayramı birden, özgürlüğümüz ve elde ettiğimiz kazanımlarımızı büyüterek kutlayacağız. Hem Ramazan hem de Newroz, kişi ve toplumların maddi ve manevi alanda başarı elde ettiklerinde, gerçek anlamda bayram olarak kutlanacaklardır.

Önümüzdeki yılı milletimizin ve onlarla beraber yaşayan diğer milletlerin kurtuluş, özgürlük ve huzura kavuştukları bir yıl olması dileğiyle…

Hepinizin Ramazan ve Newroz bayramları kutlu olsun.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.