Bir Aydın göçtü…

Ahmet TURHALLI yazdı —

  • Aydın arkadaş Kürdistan mücadelesinde bir kardeşini şehit vermişti.
  • Büyük oğlu Mazlum küçük yaşlarında Kürt davasından dolayı Almanya’da hapse girmişti.
  • Küçük oğlu Azad ise, Almanya’da doğduğu halde, kutsal Kürdistan dağlarına yönünü çevirmiş ve 2015 yılında Gever’de zalim ve zorba olan devlete karşı savaşırken toprağa düşmüş ve şehit olmuştu.

Kasım’ın üçünde Fransa’nın Paris kentinden bir arkadaşımız beni aradı ve Aydın hevalimiz’in beyin kanaması geçirerek hayata gözlerini kapadığını söyledi.

Aydın arkadaş 01.01.1962 de Kürdistan’ın Adilcevaz ilçesinde dünyaya gözlerini açmış. Aydın arkadaş her Kürt gibi kutsal kitap Tevratta Aden -cennet- olarak geçen, Kur’an da kutsal dağ olarak zikir edilen, Cudi’nin ve coğrafyasında birçok kutsal mekanı barındıran Kürdistan’da çocukluğunun belli bir kesitini geçirmiştir.

Kürdistan coğrafyası birçok kültüre sahiplik yapmış ve insanlık bu coğrafyada değer kazanmıştır. Bu coğrafya da insanlık gelişim sağlamış, birçok din ve düşünce bu topraklarda doğmuş ve dünyaya yayılmıştır.

Aydın arkadaş, kutsal Kürdistan’ın nadide şehirlerinden olan Van’ın temiz havasını solumuş özgürlüğün tadını bu topraklarda yaşamıştır.

Dünyanın en verimli topraklarında gözlerini hayata açan Aydın arkadaş, bu topraklarda yaşayan kadim milletin açlık ve sefalet içerisinde zorba ve sömürgecilerin eli ile aç bırakıldığını görmüş ve yaşamıştır. Bundan dolayı 1980 ler de işçi olarak Almanya da çalışan emekçi babasının yanına gelmiştir.

Çocuk yaşta emek işçisi olarak Almanya ya gelen Aydın arkadaş, zihinsel olarak arayış içine girmiştir. Kafasındaki soru işaretlerine cevap bulmak için sürekli okumalar yapmış ve beynindeki sorulara doğru cevap bulmak için arayışını süreklileştirmiştir.

İran İslam devrimine genç yaşta merak salan Aydın arkadaş, bu konu ile ilgili hem zihinsel hem de inançsal olarak kendini geliştirmiştir. Aydın arkadaş İslam inancı ile ilgili yoğun okumalar yaptıktan sonra, İran’ın da İslamı iktidar için istismar ettiğini fark etmiş ve bu kulvardan uzaklaşarak arayışını sürdürmüştür.

Arayış sonucu zihnindeki sorular gittikçe fazlalaşmış, İslamın devletler ve iktidarların eli ile kirletildiğini, bu çarpıtmaların en fazla Müslüman Kürtleri aldatma amaçlı olduğunu gözlemlemiştir.

1990’larda Kürtlerin mücadelesi ile tanışan Aydın arkadaş, Kürtlerin de millet olmaktan kaynaklı İslami ve insani haklarının gasp edildiğini fark etmiş ve bu haksızlığın İslam adına yapılmasına şiddetle karşı çıkmıştır.

Zihinsel ve İnançsal olarak Kürt Müslümanların da kendilerini cemaatleştirerek haklarına kavuşabileceklerine inanmış ve bu doğrultuda Kürdistan dindarlar birliğinin kurucu üyeleri arasında yerini almıştır.

Her kesimin ‘terörist’ dediği Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesini tanıdıktan sonra, hem dini hem de milli kimliğini korkusuz ve kaygısız bir biçimde savunmuştur. Bütün zorluklara rağmen, bir an bile tereddüt etmeden haklı mücadelesini omuzlamaktan geri durmamıştır.

Bizim Aydın arkadaşla tanışmamız, 1996 yılında Kürdistan İslam Hareketi içerisinde olmuştu. Son derece inançlı ve dürüst olan Aydın arkadaş, Ebu Zer Gaffari gibi inancını ve mücadelesini bir lokma ve bir hırka ile sürdürüyordu.

Herkes Avrupaya gelmek için can atarken, Aydın arkadaş kutsal toprak olan Kürdistana dönmek için can atıyordu. O ancak özgür ve bağımsız bir Kürdistan da inancını yaşayabileceğini söylüyordu. Onun için özgürlük, İslam inancının olmaz ise olmazlarından idi.

Gece gündüz, kar kış demeden Almanya‘nın bütün şehirlerini, köylerini dolaşıyor, nerde bir Kürt müslümanı varsa onun kapısını çalıyor ve ona Kur’an ın İslamını ve Kürt milletinin hak ve hukukunu tebliğ ediyordu.

Aydın arkadaş Kürdistan mücadelesinde bir kardeşini şehit vermişti. Ailesi ile birlikte Muhammedi İslamın ve Kürdistan davasının sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıyordu.

Büyük oğlu Mazlum küçük yaşlarında Kürt davasından dolayı Almanya’da hapse girmişti.

Küçük oğlu Azad ise, Almanya’da doğduğu halde, kutsal Kürdistan dağlarına yönünü çevirmiş ve 2015 yılında Gever’de zalim ve zorba olan devlete karşı savaşırken toprağa düşmüş ve şehit olmuştu.

Aydın arkadaş, 50 milyon Kürt’ün ve dürüst Müslümanların derdini kendine dert edinmiş, vicdanını rehber edinmiş bir arkadaş idi. 30 yılını aralıksız bir biçimde milletine ve hakka adamış bir aydındı.

Sakin ve sabırlı bir duruş ile korkusuzca mücadelesini ara vermeden yürüttü. Aydın arkadaş, Ebu Zer Gaffari gibi yalnız başına ıssız bir çölde şehit olmadı ama, ona göre kapitalizmin tavan yaptığı, mal ve mülk’ün bir din haline geldiği, vicdanların nasır bağladığı Avrupa’da insanlık adına 30 yıl aralıksız ve karşılıksız çalışmak ta dönemin Ebu Zer’i olmaktı ve İnsanlığın çoraklaştığı avrupada, Ebu Zer gibi şehit oldu, Aydın arkadaş.

Allah, insanlar arasında derecelendirme yaparken şöyle der: Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturup kalanlar, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmekte olanlara eşit olamazlar. Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. (Nisa 95)

Aydın arkadaş, bu ayette geçen değerlere ve karektere sahip bir arkadaştı. O, canı, ailesi ve malı ile şehit olup ölene kadar mücadele etti. Maddi varlığı elinin tersi ile iterek, Avrupa’da dervişçe yaşadı, Ebu Zer’ce de öldü. Bir Aydın ardında ışıklar, ahlak, salih amel ve özgürlük tutkusu bırakarak göçtü…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.