Boğaziçi direnişi ve yeni anayasa

Suat BOZKUŞ yazdı —

5 Şubat 2021 Cuma - 22:30

  • Açık ki, bu faşist nizamname bir anayasa değildir ve özgürlük isteyen halklarımız bu kalıba sokulamaz. Boğaziçi gençliği direnişiyle halkların özgürlük istemlerinin sözcüsü olmuştur.

Lise ile üniversitenin, üniversite ile SSK’nın, rektör ile genel müdürün farkını bilmeyenler KHK’dan başka bir şey de bilmiyorlar. AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nden de haberleri yok.

Anayasaya zaten hiç uymadıkları için anayasayı kendilerine uydurmak istiyorlar.

Her darbeci diktatörlük gibi kışla nizamnamesi kıvamında yeni bir yeni anayasa yapmak istiyorlar.

Dertleri demokratik bir anayasa yapmak değil. Tam tersine önceden kalan kırıntıları da temizleyip kendi keyfi diktatörlüklerini, zorbalıklarını anayasal kılıfa kavuşturmak.

İşte Boğaziçi gençliğinin direniş eylemleri bu diktatörlüğü suçüstü halinde yakalamış oldu. Bu kadar kinle saldırmaları bundandır. Son derece meşru-haklı gerekçelerle sivil itaatsizlik eylemi yapan, isteklerini dile getiren öğrencilere karşı AKP-MHP çetesinin bütün güçleri birleşip saldırıya geçmiştir.

Resmi-sivil bütün silahlı-silahsız güçleri, medyası öğrencilere saldırmaktadır. Spor şubesi bile herhalde spor olsun diye saldırılarda en öndedir.
Anayasayı, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımadıklarını defalarca ilan etmiş olan, alenen çiğneyen bir çetenin yeni bir anayasa diye toplumu oyalama ve kandırma gayretkeşliğine girmesi utanç vericidir. Açıkça ilan etmişler:

“Yeni sistemde pürüz yaratmaya devam eden yönler yenilenecek.”

Yani diktatörlüğün her yaptığı yasa sayılacak. Kenan Evren de “Mevcut yasalar-anayasa ile MGK kararları arasında farklılık olursa MGK kararları geçerlidir” diyerek ağızlarından çıkan her şeyin kanun sayılacağını ilan etmişti.

Evet, yeni anayasa çok lazım ama önce birinci maddesinde anlaşalım:

Eski anayasa çiğnene çiğnene paspasa döndü ve eskiyip gitti:

Yeni anayasada hangi maddelere ve hangi yargı kararlarına, kimlerin ne zaman uyacağı -ne zaman uymayacağı-uymayabileceği sarih(açık-seçik) olarak belirtilmelidir. Böylece anayasa hiçbir surette ihlal edilemeyeceğinden, anayasayı ihlal tartışmaları da olmaz, anayasa asla “çiğnene bilemez.” Uzun süre bu anayasa ile idare ederiz.

“Yok, buna da uymayız” diyen çıkarsa, anayasaya hiç gerek yok demektir.

Hukukun ruhuna açıkça el Fatiha deyip mutlak monarşi ilan edilir, olur biter. Monarşiden cumhuriyete geçen çok ülke var ama cumhuriyetten monarşiye geçen ilk ve tek ülke de biz oluruz. Alın size bir birincilik daha…

Varlığı zaten şaibeli olan halk düşmanı bir çete yeni bir anayasa yapamaz. Zaten niyetleri de yeni oyalamalarla gündemi değiştirmek ve kendi yasadışı diktalarını güvenceye almaktır.

Erdoğan-Bahçeli diktasının hukuka, insan haklarına biraz saygısı kaldıysa, ülkenin geleceğine dair biraz sorumluluk duyuyorlarsa yapacakları ilk iş acilen pılıyı pırtıyı toplayıp, atadıkları kayyımları da alıp gitmeleridir.

Ondan sonra derhal erken seçime gidilmeli ve seçilecek meclis bir kurucu meclis olarak çalışmaya başlamalı, halkın değişik kesimlerinin görüş ve önerilerini de alarak yeni bir anayasa yapıp halkın onayına sunmalıdır.

Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenleri kendi önerilerini ortaya koydular. Eylemlerin yaygınlaşması ve halkın desteğini almaları ne kadar haklı olduklarını gösterdi. Halkın diğer kesimleri de her fırsatta kendi görüşlerini ve istemlerini ortaya koyuyor.

Açık ki, bu faşist nizamname bir anayasa değildir ve özgürlük isteyen halklarımız bu kalıba sokulamaz. Boğaziçi gençliği direnişiyle halkların özgürlük istemlerinin sözcüsü olmuştur. Bu kadar ağır, insafsız, vicdansız ve hukuk dışı saldırılara uğramalarının nedeni de, halktan bu kadar destek görmesinin nedeni de budur.

“Yeni bir gezi mi?” diye korkan çeteler daha çoook korkacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.