- Ferman'ın 12. yılında Êzîdîlerin statü, öz savunma ve öz yönetim kazanımları risk altındadır. Dış dayatmalar kadar iç sorunlar da olumsuz etkiliyor.
- Ortadoğu’nun yeni konjonktürü, olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin Kürt karşıtı politikaları, Şengal için de geçerlidir. Özgünlükleri olsa da Rojava’nın benzer akıbetiyle karşı karşıyadır.
HÜSEYİN GEDİK
74. Ferman'ın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen toplumsal travmaların yanı sıra Şengal için ivedi olan güvenlik ve idari sorunlar halen çözülemedi.
Ferman vahşetiyle dünyanın gündemine giren Êzîdîler, Ortadoğu’nun en kadim halkı olarak yok olmanın kıyısında yaşam savaşı veriyor. DAİŞ’in en acımasız vurduğu Êzîdîler, istenen düzeyde maddi ve manevi destekten yoksun kaldı. Dünya, bu mazlum ve masum halkın yaşadığı katliamı, izlemekle yetindi; yaralar sarılmadı, mağduriyetler giderilmedi.
Şengal halkı, DAİŞ’in dehşet saçtığı dönemde Irak devleti ve KDP güçlerinin koruyamadığı; PKK gerillalarının sağladığı destekle yok olmaktan kurtardığı bir topluluktur. Gerilla birlikleri, daha sonraki süreçte halkın can ve mal güvenliğini sağlayıp Şengal’i yeniden yaşanır hale getirdi; misyonunu tamamlayıp alandan ayrıldı. Êzîdî halkı, kendi imkanlarıyla öz savunmadan öz yönetime kadar ihtiyacı olan kurumsal çalışmalarla otonom bir yapı kurarak kendini yönetmeye çalıştı. Kurdukları meclis ve askeri gücü (YBŞ) ile Irak hükümeti nezdinde resmen muhatap alındı. YBŞ, Bağdat’ta resmi bir ofis kurarak Êzîdîlerin özerk yapısına hukuki meşruiyet kazandırmanın çabasını gösterdi.
Türk devletinin saldırıları
Êzîdîlerin bütün çabalarına rağmen 74. Ferman'ın tahribatları giderilemedi. Şengal, istenen düzeyde normal bir yaşama kavuşamadı. Şengal’in idari, güvenlik ve imar sorunları dışarıdan yapılan müdahalelerle hep sekteye uğratıldı. Savaş halinin devam etmesinde, Türkiye ve KDP iş birliğinin Şengal’e saldırılarının payı belirleyici oldu. Türk devletinin saldırılarında onlarca Êzîdî önder katledildi. Özerk yapısını dağıtmaya, öz savunma güçlerini ortadan kaldırmaya çalışarak Şengal’i istikrarsız hale getirdi.
Fiilî statülerine de müdahale
BM ve birçok Avrupa devleti, Şengal'de yaşananları soykırım olarak kabul etmesine rağmen hukuki yükümlüklerini yerine getirmiyor. DAİŞ’e karşı mücadele sonrasında kazanılan statü bile ellerinden alınmaya çalışılıyor. Irak'ı temsilen askeri yetkililer, DAİŞ’in bölgeye hâkim olduğu dönemde YBŞ’nin kendilerine sağladığı güvenlikle Şengal’de kalıyordu. DAİŞ yenilgisinden sonra Irak devlet gücü alana geri döndüğünde ise Êzîdîlerin kazanımlarını peyderpey ellerinden almaya başladı.
Rojava’nın akıbetine benzer
Ortadoğu’nun yeni konjonktürü, Şengal’in konumunu olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin Kürt karşıtı politikaları, Rojava’nın fiilî statüsünü hedeflerken benzer bir politika Şengal için de geçerlidir. Şengal, özgünlükleri olsa da Rojava’nın benzer akıbetiyle karşı karşıyadır.
ABD-İsrail ile İran savaşının bölgeye etkileri bağlamında Şengal de payına düşeni alıyor. İran eksenli güçlerin, Irak, Suriye ve Lübnan’daki varlıklarına son veriliyor. İran vesayetine karşı devlet dışı silahlı örgütlenmelerin, devlet içine çekilmesi ya da silahsızlandırılması politikasından YBŞ de etkilenecektir.
Siyasi parçalanmışlık sorunu
Dış koşulların olumsuz etkileri kadar, Şengal Êzîdîlerinin siyasi parçalanmışlığı da giderilmesi gereken ciddi bir sorundur. Coğrafik darlığa ve nüfusun azlığına siyasi bölünme de eklenince Êzîdîlerin gücünü alabildiğince zayıflatıyor. Federe Kürdistan'ın siyasi saiklerle Şengal’e yaklaşımı, Êzîdîlerin siyasi birlik oluşturmalarını sekteye uğrattı.
Ferman'ın 12. yılında Êzîdîlerin statü, öz savunma ve öz yönetim kazanımları risk altındadır. Dış dayatmalar kadar iç sorunlar da olumsuz etkiliyor. Fermanın bıraktığı derin yaralar yeterince sarılmadığı gibi gelecek kaygıları da eklenince, Êzîdîleri savunmasız ve tehlikelere açık hale getiriyor.
Türkiye'deki sürecin etkisi
Türkiye’de başlayan çözüm sürecinin Şengal’e yansımaları muhakkak olacaktır. Irak devleti ile Êzîdîler arasındaki sorunların çözümünde emsal teşkil edecek çözüm perspektifinin ortaya çıkması ihtimal dahilindedir. Dış etkenlerden ziyade önemli olan Irak’ın Şengal’e statü vermesi ve çıkaracağı özel yasalarla Êzîdîleri koruma altına almasıdır.
Êzîdîlerin çıkarları etrafında
Bölgenin savaş hali ve oluşturulmakta olan yeni konjonktürde Şengal’in kazanımlarını korumak ve güvenlik sorunlarını gidermek, öncelikli konu başlıklarıdır. Bunun için ivedilikle Êzîdîler arası birliğin sağlanması önemlidir. Partiler arası ayrılıklar bir kenara bırakılarak, Êzîdîlerin genel çıkarları etrafında iş birliğine gitmeleri, büyük önem taşıyor.
74. Fermanı soykırım olarak tanıyan devletler ve BM, yükümlülüklerine bağlı kalmalıdır. Êzîdîlerin öz savunmasını ve öz yönetimini güvence altına almak, Şengal’e özel statü tanımak için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor.
Êzîdîlerin yok olması, Kürtlüğün yok olmasıyla eş değerdir. Êzîdîleri yok olmaktan koruyacak kararlara ve uluslararası dayanışmaya ihtiyaç vardır.