Dehşet dengesi

Suat BOZKUŞ yazdı —

4 Mart 2022 Cuma - 23:30

  • Erdoğan siyaseti tam bir tıkanma ve iflas durumunu yaşarken yeniden “Allah’ın lütfuna” kavuşmuş gibidir. Savaşın emekçi halklara maliyeti şimdiden her yeri yaksa da, Erdoğan bu krizi de fırsata çevirmek, can derdine düşmüş olan insanların korkularını ranta çevirmek gayreti içindedir.

Ukrayna’da başlayan savaş, Antik Yunan yazarı Aiskhylos’un  “Savaşın ilk zayiatı gerçeklerdir” sözünü bir kez daha doğruluyor.
Yani savaşta önce gerçekler ölür. Sonrası psikolojik savaşın-propaganda savaşının sürdürülmesinden ibarettir. Söylenenlerin içinden doğruları bulmak-ayıklamak herkesin harcı değildir. İşte bu kargaşa içinde Üçüncü Dünya Savaşı dehşet içinde devam ediyor.

İki kutuplu dünyada taraflar bir uzlaşma sağlarsa geçici de olsa bir denge kuruluyor ve bunun gölgesinde bir “barış” mümkün oluyordu. Bütün sorunlarına rağmen İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşından sonra 1990’lara kadar “dehşet dengesi” denen bu dönem sürdü diyebiliriz. Ama Sovyetlerin çökmesiyle birlikte oluşan çok kutuplu dünyada, amiyane tabirle ‘at izi it izine karıştı’. İki blokun elindeki nükleer silah tekeli kırıldı. Birçok ülke nükleer silaha sahip oldu. Daha doğrusu kimi tahminler yapılsa da, kimde ne kadar nükleer silah var tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle dehşet dengesi yerini dengesizliğin dehşetine bıraktı. Üstüne emperyalist devletlerarası paylaşım savaşı da kızışınca, artık savaşsız gün geçmez oldu. Daha önce başka ülkelerde sürdürülen vekalet savaşları yerine doğrudan savaşlar gündeme geldi. Ukrayna’da başlayan savaş bunun ilk örneği oluyor. Her ne kadar NATO ve Batı Ukrayna aracılığıyla Rusya’ya karşı saldırıya geçmiş olsa da, ABD sözcüsü, Rusya ile savaşmaya niyeti olmadığını açıklamıştır.

Ukrayna ve Rusya arasında görüşmeler sürerken kısa sürede bir sonuç alınması zor gibi görünüyor. Tam da bu sırada “Ruslar Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırdı dünya diken üstünde! Patlarsa Avrupa’nın sonu olur” gibi haberler çıkıyor. Bu haberlerin doğruluğunu teyit etmek de çok kolay değil. Savaş sürdükçe, gerçeklerle yalanlar iyice birbirine karışacak ve gerçeklere ulaşmak daha da zorlaşacaktır. Propaganda savaşıyla bulandırılan suda herkes kendi hesabına avlanacaktır.

Erdoğan siyaseti tam bir tıkanma ve iflas durumunu yaşarken yeniden “Allah’ın lütfuna” kavuşmuş gibidir. Savaşın emekçi halklara maliyeti şimdiden her yeri yaksa da, Erdoğan bu krizi de fırsata çevirmek, can derdine düşmüş olan insanların korkularını ranta çevirmek gayreti içindedir.

Her ne kadar savaş Erdoğan rejiminin ayaklarının yere değmesine yol açmışsa da, yeni hayallere sarılmasını da birlikte getirmiştir.
Erdoğan, tarih danışmanı Kadir Mısırlıoğlu’nun aklına uyup kendisinden önceki geleneksel dış politikayı korkak ve teslimiyetçi bularak eleştiriyordu. Ama savaş onu da geleneksel dış politikaya sarılmaya zorladı. Erdoğan yeniden NATO ve AB’ye sarılmaya çalışıyor.
Açık ki, Erdoğan dış şartlar elverdiği takdirde muhalefeti ezmek ve bölgede yeni işgallerle egemenlik alanını genişletmek istemektedir. Erdoğan’ın iktidarını korumak endişesi ile geleneksel devlet güçlerinin yayılmacı politikaları çakışmaktadır. Bütün bunlar yarım kalmış olsa da hala vazgeçilmemiş olan Yeni Osmanlı rüyalarını canlandırma fırsatı yaratabilir. Sonu kanlı bir macera da olsa, bozgun da olsa, Erdoğan böyle bir fırsatı kaçırmayacaktır.

Tabii ki, egemen siyasetçiler her istediğini yapabilecek güçte de değildir.
Rusya da bile savaş muhalifi olan halk kitleleri Putin’in başını ağrıtmaktadır.

Daha şimdiden kan ağlayan halkına karşı, Erdoğan egemenliğini nereye kadar ve ne kadar sürdürebilir?
Bu kadar kargaşa içinde Erdoğan-Bahçeli diktası bir baskın seçimle iktidarda kalmaya çalışabilir. Erdoğan savaşı da, salgını da, krizi de kendi lehine çevirebilmek için her şeyi yapacaktır. Ama bütün bunlar kendi sonunu hızlandırmaktan başka bir sonuç vermez. Yeter ki halk muhalefeti doğru yönetilip yönlendirilsin. Bu noktada HDP ve Üçüncü Yol ittifakı belirleyici olacaktır.
 
suatbozkus@gmail.com
twitter.com/suatbozkus

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.