Garibe Gezer ve refah toplumu

Cafer TAR yazdı —

12 Aralık 2021 Pazar - 23:30

  • Garibe Gezer'in katledilmesini görmemezlikten gelen bir toplum başta yoksulluk olmak üzere hiçbir sorununu çözemez. Cezaevinde katledilmiş bir kadının cenazesine araç vermeyen belediyeye yeterince güçlü tepki vermeyen bir sendikacılık bu ülkede işçilerin ücretleri de dahil, hiç bir sorununu çözemez.

“Rabbimiz ‘Sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınarız’ buyurmaktadır.”

Bakara Suresi'nden bir ayet bu. Bu ayeti topluma; kendisi ve ailesi oldukça mütevazi yaşayan, Allah'ın olası bir sınamasında açlık çekerek, kendisi veya ailesinden birilerinin canından olması muhtemel olan bir insan hatırlatmıyor.

Aksine bunu dünyanın en büyük saraylarından birinde yaşayan; birden çok makam uçağı, sayısız lüks aracı olan, yaşadığı sarayda ejder meyveli smoothiler içen; kendisi ve ailesi yüzlerce insan tarafından korunan Recep Tayyip Erdoğan söylüyor.

Eskiden bütün bunları tutarsız bulur ayıplardık; şimdi ise sadece tiksiniyoruz.

Tam da artan döviz fiyatları ve ard arda gelen zamlarla derin bir çaresizlik hissine kapılan Türkiye toplumuna “itibardan tasarruf olmaz!” diyen birinin bu ayeti hatırlatması yakın dönemin en büyük trajedilerden birisi olmuştur.

Yirmi yıldır iktidarda olan bir Cumhurbaşkanı'nın hiç sıkılmadan o ülkenin yoksul insanlarına Bakara Suresi'ni hatırlatması; hem toplumun aklıyla alay etme hem de çok açık bir başarısızlık itirafıdır.

Türkiye'nin kuruluşundan beri asıl gündemi başta Kürtler olmak üzere diğer mazlum halkların temel haklarının baskı altına alınması olmuştur.

Yoksulluk, gelir dağılımında adaletsizlik, cinsiyet eşitsizliği, çevre sorunları gibi Türkiye toplumunun bir türlü çözemediği sorunlar, devletin inkar siyasetinden bir türlü vaz geçmemesinden kaynaklanmaktadır.

Biliyorum kimileri bu iddiayı fazla abartılı bulacak; ancak ben ise aksini düşünüyorum. Biz tezimizi ortaya koyarken oldukça mütevazi davranıyoruz; halbuki daha iddalı olmalıyız. Hem Türkiye coğrafyasının önemli bir bölümüne; hem de nüfus olarak neredeyse yarısına denk gelen bir sorunu yok sayarak bir ülkede; ekonomik refah ve demokrasinin gelişiminde mesafe alınamaz.

Neredeyse dünyanın bütün önemli iktisatçıların üzerinde mutabık kaldığı temel yaklaşım: “ekonominin sadece ekonomi olmadığı, ekonomik performansın temel dinamiğinin demokrasi ve özgürlükler olduğudur!”

Türkiye yeniden neredeyse toplumun yarısını ilgilendiren asgari ücreti konuşuyor. Dövizde yaşanan sert dalgalanmalar ve ardından gelen fiyat artışları ile sarsılan insanlar asgari ücrette yaşanacak güçlü bir artışla kayıplarının giderilebileceğini umuyorlar.

Halbuki bu yaklaşımın hiçbir sorunu çözemediğini kerelerce yaşayarak öğrendik. Sadece ücret pazarlığına yönelmiş sendikal faaliyet işçiler dahil, hiç kimseye uzun vadede bir şey kazandırmamaktadır.

Bir ülkede toplumsal örgütlülük düzeyi zayıfsa; daha yüksek ücret talebi aynı zamanda demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi talebi ile birleştirilmemişse, bu gün kaşık ile verilen yarın kepçe ile geri alınır.

Özellikle enflasyonist dönemlerde insanca yaşamak için toplumsal dayanışma şarttır. Başta yoksulluk olmak üzere hiç bir sorun toplumun belirli bir kesiminin sadece kendi günlük çıkarlarına odaklanması ile çözülemez.

Garibe Gezer'in katledilmesini görmemezlikten gelen bir toplum başta yoksulluk olmak üzere hiçbir sorununu çözemez. Cezaevinde katledilmiş bir kadının cenazesine araç vermeyen belediyeye yeterince güçlü tepki vermeyen bir sendikacılık bu ülkede işçilerin ücretleri de dahil, hiç bir sorununu çözemez.

Sarı sendikacılığı sınıf mücadelesi olarak gören çevreler bir süredir papatya falı açarcasına asgari ücret tahminleri yapıyorlar. Halbuki ücret mücadelesini demokrasi mücadelesi ile birleştirmeyen bir yaklaşım işçilerin yoksulluk sorunu da dahil, hiçbir sorunu çözemez.

Demokrasi ve özgürlüklerimizi güvenceye almadan; refahımızı da güvenceye alamayız. Yoksulluk ancak insanın üretici etkinliği özgür bir ortamda açığa çıkarılabilinirse çözülür. Garibe Gezer'leri cezaevinde öldürtmeyen bir toplum hem özgürlüğünü hem de refahını güvenceye alır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.