Gaspa ve savaşa karşı birleşik mücadele

Ziya ULUSOY yazdı —

  • Erdoğan-Bahçeli çetesinin her gaspına karşı geliştirilecek eylemler, Kurdistan’da halkın mücadeleci özgüvenini geliştirecek, Türkiye cephesinde ise demokratik güçlerin Kürt halkıyla birleşik mücadelesi ilerletilecek.

“Kayyum” belediyelerin gaspı/sömürgeci yağmacı memurun atamanın yumuşatılmış adı. Erdoğan-Bahçeli çetesi, faşizmin zulmü altında Kürt halkının seçerek iradesini gösterdiği belediyeleri yeniden gaspediyor. Sömürge memuru atıyor. OHAL ilan eden sömürge valilerini sömürge memuru tamamlıyor.

Erdoğan-Bahçeli çetesi, Kobanî Davası’nı yüzlerce yıllık ağır cezalarla sonuçlandırıyor. Hakkari belediye başkanına, 20 yıla yakın ceza veriyor.

Erdoğan-Bahçeli çetesi belediye gaspını ve tutuklamaları devam ettireceğini savuruyor.

Medya Savunma Alanları ve Rojava’ya savaşı yoğunlaştıracağını höykürüyor.

Elinde devasa militarist baskı ve savaş makinası olan bu faşist çetenin ağzından savaş kudurganlığı ve zindan tehditi dışında söz çıkmıyor. Kara mizah tarzı ikiyüzlülükle “yumuşama” ve “hukuk”tan çetenin başı Erdoğan söz edebiliyor.

Desteği gerilemiş ve daha da gerileyecek olan bu faşist çete, çözümü Kürt ve devrimci düşmanlığını, savaş şovenizmini yükseltmede arıyor. Hem faşist niteliğinin işlevi olarak hem de gerileyen kitle desteğini yenilemenin aracı olarak faşist baskı ve savaşı tırmandırıyor. Sanılanın tersine siyonizmin Filistinlilere soykırımı ve artan savaşlar, Erdoğan’ın gözünde kendi işgalci savaşlarına elverişli koşullar yaratıyor.

Erdoğan, burjuva muhalefetin uzattığı uzlaşma elini de güçsüzleştiği bu momentte oyalama fırsatı görüyor ve kullanıyor.

Faşist çetenin saldırganlık ve savaş kudurganlığına karşı aslolan nasıl mücadele edilebileceğidir.

Wan halkının öncülüğünde başlatılan mücadele faşist çeteyi frenledi ama durdurmaya yetmedi. Yine de Wan halkının açtığı yol, Colemêrg halkına örnek oldu. Colemêrg halkı ilan edilen adı “eylem yasağı” konan OHAL’i fiili eylemliliğiyle etkisiz hale getirdi.

Kurdistan’ın bütün kentlerinde dar kitlesellikle de olsa demokratik, devrimci ve yurtsever güçler alanlara çıktı.

Türkiye kentlerinde demokratik, devrimci güçler alanlarda tepkilerini gösterdi.

Böylece 2015 sonrası vekillikler ve belediyelerin faşist gaspı karşısındaki eylemsiz tutum şimdi bir yana bırakıldı. O dönemde Cizre-Sur vahşeti ve Suruç-Ankara Gar katliamlarının şok yaratıcı etkisiyle birlikte gasp saldırısı vardı. Şimdi faşist çete 2015 sürecindeki gibi kitlesel katliamları yapabilecek durumda değil. Kullanacağı baskıyı ve savaş şovenizmini püskürtebilecek koşullar var.

Erdoğan-Bahçeli çetesinin her gaspına karşı geliştirilecek eylemler, Kurdistan’da halkın mücadeleci özgüvenini geliştirecek, Türkiye cephesinde ise demokratik güçlerin Kürt halkıyla birleşik mücadelesi ilerletilecek.

Faşist çetenin sömürgeci ve kirli savaşı yoğunlaştırmasında, militarist savaşçılığına güç aldığı kaynaklarından biri, Türk halkında yeniden yeniden tırmandırabildiği şovenizmdir. Kurdistan’da belediye ve muhtemel vekillik gaspına karşı Türkiye cephesinde devamla süreklileştirildiği ve geliştirilebildiği ölçüde, şovenist desteği kırmanın çabası olacak. Faşist çetenin gerileyen desteğini yeniden şovenizmle onarmasını engelleyecek.

Burjuva muhalefetin Erdoğan-Bahçeli çetesine oyalama imkanı veren uzlaşmasına da darbe indirecektir. Son 9 yıldır antifaşist kitlenin bağlandığı seçimde burjuva muhalefeti güçlendirerek faşizmden kurtulma yanılgısından kitleleri kurtarmanın ve faşizme karşı mücadeleye çekmenin kanallarından biri bu mücadele olacaktır.

Ya sömürgeci vahşetin ve savaş kudurganlığının  tırmandıracağı barbarlık ya da birleşik demokratik devrimci mücadelenin faşizmden kurtuluş mücadelesi!

Colemêrg belediye gaspının bir kez daha kanıtladığı yol ayrımı budur. Yarından önce Rojava ve Medya Savunma Alanları’na Erdoğan-Bahçeli çetesinin yoğunlaştıracağı savaş, yol ayrımını daha keskinleştirecek, sömürgeci ve faşist barbarlık, linççi saldırganlık, gasp ve faşist baskının mı, demokratik devrimci bir geleceğin mi kazanacağının belirtisini gösterecektir.

Devrimci ve demokratik güçler, sömürgeci faşist barbarlığa karşı halkları mücadeleye çekebildiği, işçi sınıfı ve ezilenlerin güncel yakıcı sorunları üzerinden kitlesel eylemlere seferber edebildiği ölçüde aydınlık seçenecek kazanacak, faşist barbarlığın yıkılışı hızlandırılacak.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.