HDP’yi savunmak

Cafer TAR yazdı —

8 Haziran 2020 Pazartesi - 12:20

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panaguotopoulos “Bir provokasyon olması halinde Türkiye’ye karşı askeri bir müdahale de dahil olmak üzere ülkesinin egemenlik haklarını korumak için her şeye hazır olduklarını” ifade etti.

İşledikleri suçlar nedeniyle iktidara muhtaç Erdoğan ve çevresi, iktidarlarının bekası uğruna her türlü çılgınlığı yapabilirler. Uluslararası gerilimleri içerde kolaylıkla oya dönüştürebildiklerinden sürekli komşularla gerilim siyaseti sürdürüyorlar.

Mümkünse küçük çaplı askeri zaferler de seçim kazanmakta çok iş görebilir; Bunu Suriye’de birden çok kere denediler; hatta bir kaç sahte zaferle de seçimlere gidip sonuç almaya çalıştılar. Fakat artık Suriye’de işlerin rengi değişti.

Erdoğan-AKP rejimi Suriye’de bundan daha fazla yol alamaz; bir süre sonra işgal ettiği Kürt ve Arap topraklarını terk etmek zorunda kalacak. Suriye’de Erdoğan’a oy olarak yazılabilecek hiç bir askeri zafer kazanılamadığı gibi, aksine gelen her asker cenazesi Erdoğan’a oy kaybettirecek.

Erdoğan’a kolay hedef veya yenilgi ile sonuçlanmayacak uluslararası bir gerilim lazım. Libya iç savaşı bir yere kadar; fakat Yunanistan ile gerilim veya küçük çaplı bir çatışma ülkede yaşanan yoksulluğu ve her gün şiddetini arttırarak gelen ekonomik krizi unutturma potansiyeli taşıyor. Erdoğan-AKP rejimi, Yunanistan’la yaşanan tarihi ve Kıbrıs işgali vb. sorunlardan dolayı, gerilim politikasından daha fazla nemalanacağını düşünüyor. Bundan dolayı da Erdoğan/Bahçeli (AKP-MHP) ikilisi Ege Denizi’nde neye mal olursa olsun bir sahte “Kardak Provokasyonu” peşinde; Yunanistan Savunma Bakanı Panaguotopoulos’un açıklamalarını bu yönde okumak gerekiyor.

Rejim uluslararası sistemin dağınıklığını hem içerde hem de dışarıda bir fırsata dönüştürmek istiyor. Kuzeyde Putin Rusya’sı, güneyde iradesiz bir Suriye, güney doğuda kendi derdine düşmüş Kürt yönetimi ve Irak merkezi hükümeti, yine ambargolarla başa çıkmaya çalışan İran…

Batı’da bir türlü iç pazarını oturtamayan, para birliği konusunda hala istediği yerde olmayan; siyaseten dağınık bir türlü gerçek anlamda birlik görüntüsü veremeyen Avrupa Birliği ve bunları tamamlayan Trump iktidarının dünyadan izole ettiği bir ABD…

Erdoğan rejimi bütün bunların kendisine hem içerde hem de dışarıda muazzam bir alan açtığını düşünmekte ve bunu fırsata dönüştürmeye çalışmaktadır.

Dışarıda yapılan provokasyonlarlar neye hizmet ediyorsa; içerde HDP üzerinden dolaylı Kürt halkını ve onun önderliğini hedef alan provokasyonlar da aynı amaca hizmet etmektedir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Kürt sorununu Ermeni sorununa benzetmeme” iradesi bugün her zamankinden daha fazla geçerlidir.

Erdoğan iki HDP’li bir CHP’li milletvekilinin dokunulmazlıklarını aynı anda kaldırarak; bir provokasyonla Türkiye’de artık kırıntısı kalmış olan demokrasi ve dolayısıyla halka gidip seçilip geri gelme zorunluluğunu ortadan kaldırmak istiyor.

Kürtlerin sabrını zorlayıp onları legal sahanın dışına itip oluşturdukları uluslararası meşruiyeti ortadan kaldırmak ve yüzyıldır hiç kesintiye uğramadan sürdürülen kültürel soykırımı; yeniden Dersim’de Zilan’da olduğu gibi fiziki soykırıma dönüştürmek istiyor…

Bunun de için öncelikle HDP’nin tasfiyesi gerekmektedir; HDP’nin siyasal alanın dışına itilmesi Kürtlere yönelik fiziki soykırımını işaret fişeği olarak anlaşılmalıdır. Tıpkı 24 Nisan 1915 yılında yüzlerce Ermeni aydınının İstanbul’da tutuklanarak Ermeni Soykırımının başlatılması gibi…

HDP halkların boğazlaşmasının baraj kapağıdır; patlarsa arkasından uzun yıllara yaygın bir çatışma ve soykırım denemesi gelir. HDP artık sadece sıradan bir siyasal parti değildir; HDP bu coğrafyada halklar boğalaşmasının önündeki en güçlü engeldir.

Kimi zaman hepimiz HDP’yi eleştirdik; fakat günümüz Türkiye’sinde HDP faaliyeti sürdüren arkadaşlarımızın her biri birer Kürdistan ve demokrasi kahramanıdır. Şimdi her şeyden bağımsız HDP’ye sahip çıkma zamandır.

24 Nisan’da Ermeni aydınlarının tutuklanıp öldürülmesine karşı çıkmayan bunu engellemeyen o zamanın Osmanlı toplumunun bakiyesi olan; Ermeni, Türk, Kürt, Arap halklar hala bunun bedelini ödemektedirler.

Aynı şeyin bir kez daha olmasına izin vermemeliyiz; HDP’ye sahip çıkmalıyız.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.